Connect with us

Haberler

Esnaftan Stopaj ve Kira İtirazı

Yayınlanma:

-

Sarıgüzel Esnaf Dayanışması tarafından yayımlanan açıklamada stopaj soygununun esnafın belini bükmeye devam ettiği dile getirildi.

Açıklamada özellikle salgın gerekçesiyle kimi işyerlerinin kapatıldığı, kiminin kalıcı durgunluğa girdiği, kiminin iflas ettiği pandemi koşullarında stopajda yapılan geçici ve kısmî indirimin bir anlamı olmadığı kaydedildi.

Sarıgüzel Esnaf Dayanışması’nın açıklaması şu şekilde:

STOPAJ SOYGUNUNA HAYIR!

Ekonomik krizle boğuşan esnafımız pandemi koşullarında tümüyle bir çıkmazın içine girmiştir. Bugün esnaf hayata tutunmaya çalışan yoğun bakım hastasına dönmüştür.

Zor günler için hazırlık yapmayan, mevcut stokları tüketen iktidar, esnafı desteksiz bırakmış ve gözden çıkarmış görünmektedir. Bugün birçok esnaf, hesap edilemez zararlarla kepenkleri indirmiş, iflasını ilan etmiştir. Birçok esnaf maalesef son anlarını yaşamaktadır. Varlığını sürdürebilecek birçok işletme ise ancak ağır yaralar ve kalıcı problemlerle yoluna devam edebilecektir.

Bütün bu problemlerin ortasında esnafa ancak kredi desteği sunulmuş, onların da geri ödemeleri yeni bir sorun olarak esnafın korkulu rüyası hâline gelmiştir. Borç üstüne borç binmiş, karamsarlık ve endişe kalıcılaşmıştır.

Zaten açık bir zulüm olan kira ödemelerindeki stopaj oranı 31/07/2020 – 31/12/2020 tarihleri arasında (bu tarihler de dâhil) uygulanmak üzere 2813 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile %20’den %10’a düşürülmüştür.

Stopaj soygununda sadece 5 aylığına 10 puanlık bir indirime gidilmiştir.

Tümden kaldırılması gereken stopajdan geçici uygulamada bile vaz geçilememiş, esnaf, yine soygunla baş başa bırakılmıştır.

Serbest piyasa faşizmi zaten kira dayatması karşısında esnafı korumamakta, yükselen mülkiyetçiliğin üzerine bir de stopaj sosu dökmektedir. Yani soygun üzerine soygun, zulüm üstüne zulüm!

Adaletin, ekonominin dibe vurduğu böyle bir vasatta soygun ve zulüm düzeni iyice açığa çıkmıştır. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, yükselen altın fiyatları ve kalıcı durgunluk karşısında milyonlarca insanın evine ekmek götüremediği, işsizliğin zirve yaptığı bir tablo ile karşı karşıyayız ve bunun elbette sorumluları vardır, olmalıdır!

Sarıgüzel Esnaf Dayanışması olarak talebimiz stopaj soygununun kalıcı olarak sonlandırılması, bu uygulamanın iptal edilmesidir.

Kiralarda istedikleri tasarrufta bulunan ve adaleti değil de piyasa putunu esas alan mülk sahiplerini de vicdanlı olmaya, Allah’tan korkmaya çağırıyoruz. Esnafın batması kimseye hayır getirmeyeceği gibi ülkenin içine sürüklendiği girdaptan mülk sahipleri de kendilerini kurtaramayacak ve bu vebale ortak olacaklardır.

Stopaj soygununa hayır!

Kira zulmüne son!

SARIGÜZEL ESNAF DAYANIŞMASI

Tıklayın, yorumlayın
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Haberler

ÖYB’de “Cezaevinde Yazar Olmak” Programı

Yayınlanma:

-

Özgür Yazarlar Birliği’nin tertip ettiği “Cezaevinde Yazar Olmak” söyleşisi Avukat Mehmet Ali Başaran moderatörlüğünde 14 Şubat 2026 Pazar günü yapıldı.

Programın konukları Nevzat Güngör ve Eyyüp Bozkurt, cezaevi gerçeği çerçevesinde konuştular ve yazarlık tecrübelerinin cezaevi süreçlerinde nasıl şekillendiğini dinleyenlerle paylaştılar.

Mahpusların hem duygu dünyalarının hem de sosyal çevrelerinin uzun yıllar boyunca süren tutukluluktan nasıl etkilendiğinin ve devletin rolünün ve hukuk sisteminin tartışılıp konuşulduğu programı, video kaydından takip edebilirsiniz.

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

M. Ali Başaran ve Ahmet Örs ile Yeni Romanları Hakkında Söyleşi

Yayınlanma:

-

Yeni Pencere yazar ve editörlerinden Mehmet Ali Başaran ve Ahmet Örs, yeni yayımlanan romanları çerçevesinde Özgür Yazarlar Birliği’nde Nazlı Nesibe Kılıçoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı bir söyleşi ve imza programında bir araya geldiler.

Mehmet Ali Başaran, 2025 yılının Kasım ayında yayımlanan “272-Şüpheli Bir Ölüm Üzerine Kovuşturma” adlı romanı; Ahmet Örs ise 2026 Ocak ayında yayımlanan “35C” romanı hakkında Nazlı Nesibe Kılıçoğlu’nun sorularını yanıtlayıp edebiyata yükledikleri anlam çerçevesinde değerlendirmelerde bulundular.

Katılımcıların sorularıyla ilerleyen söyleşinin sonunda yazarlar, kitaplarını imzaladı.

Program, video kaydından takip edilebilir.

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

Sağlık İlke-Sen’den Tuğba Tanık Açıklaması: Sosyal Güvenlik Temel Haktır!

Yayınlanma:

-

İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Çalışanları Dayanışma Sendikası (Sağlık İlke-Sen), nadir görülen bir hastalıkla mücadele eden ve bir kutusu 700 bin liraya yakın olan ancak SGK ödeme listesinden çıkarılan ilacı için verdiği hukuk mücadelesini AYM’ye taşıyan 23 yaşındaki Tuğba Tanık’la ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamanın tam metni şu şekilde: 

Nadir görülen kronik bir hastalık olan “Nörofibromatozis Tip 1”den mustarip 23 yaşındaki Tuğba Tanık’ın bugüne kadar SGK tarafından karşılanan ilacı Koseluga’nın temini, Sağlık Bakanlığı’nın onayına rağmen SGK tarafından reddedilmiştir. Mevcut kapitalist yağma düzeninin bir gereği olarak astronomik fiyattan satışa sunulması sebebiyle, Türkiye’de söz konusu hastalıkla mücadele eden kişilerin bu ilacı kendi imkânlarıyla temin etmesi fiilen olanaksızdır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, özü ve rûhu gereği bu ve benzeri ilaçları ihtiyaç sahibi herkes için erişilebilir kılmak gibi mukaddes bir vazifeyle yükümlüdür. Haddizatında sosyal güvenlik, bir toplum hâlinde yaşayabilmeyi mümkün kılan en önemli unsurlardan biridir. Zira kardeşçe yaşayabilmemiz, aramızdan birinin başına beklenmedik bir musibet geldiğinde hepimizin onu makul şekilde destekleyeceğine dâir inancımızla ilişkilidir.

Buna rağmen neoliberal politikaların etkisiyle SGK’nın gitgide kâr etmesi gereken bir şirket gibi işletildiğine tanık olmanın derin üzüntü ve öfkesiyle doluyuz. EYT’yle ilgili düzenlemeden sonra emekli maaşlarının “emekli harçlıklarına” çevrilmesi sonucunda yüz binlerce ileri yaştaki insanımız, çok ağır imtihanlarla karşı karşıya bırakılmış, adeta kulu kula kul etmenin maddi koşulları inşa edilmiştir.

Buna benzer şekilde sıklıkla daha önce SGK tarafından ödemesi yapılan kritik ilaçların ödenmediğine şahit oluyoruz. Nitekim, bu trend hepimizin ülkenin tüm meydan ve caddelerinde sürekli “ilaç için yardım taleplerine” tanık olmamıza yol açıyor. Bu güvencesizleştirme insanların onur ve haysiyetlerine sistematik bir saldırı niteliği taşıdığı gibi, bu yolla kula kulluğun maddi zeminini de büyütüyor. Tüm bu hengâmede, sosyal güvenlik hakkı târumâr edilirken biraz daha iktisadî imkânı olanlara ise el altından kendi tedbirlerini almaları salık veriliyor. Biraz gelir elde edebilenler, gemilerini kurtarmak için bireysel emeklilik sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortaları gibi kapitalist piyasanın tiksindirici “ürünlerinin” insafına havale ediliyorlar.

Onurlu, eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşam için sosyal güvenlik hakkına yönelik saldırılara hep birlikte göğüs germek mecburiyetindeyiz. Nadir hastalığı için kullandığı ilacı temin edilmeyen Tuğba Tanık, olağan dava yolları sonuçsuz bırakıldığı için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru aracılığıyla bu hakkını aramaktadır. Anayasa Mahkemesi, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Mevcut politik eğilimleri değil, adaletin gereklerini esas almakla mükelleftir. Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kısıtlayıcı uygulamalarından derhâl vazgeçmelidir!

Sağlık İlke-Sen olarak, kimseye el açıp yalvarmadan, birbirimizle onurlu bir dayanışma ilişkisi içinde yaşamamızı sağlayan kapsamlı bir sosyal güvenlik kurumsallaşmasının önemini şiddetle vurguluyor, vurgulamaya gayret ettiğimiz ilkeleri şahsında sembolleştiren Tuğba Tanık kardeşimizle ilgili sürecin takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

SAĞLIK İLKE-SEN YÖNETİM KURULU

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x