Connect with us

Haberler

Çığ, Van’da Can Almaya Devam Ediyor

Yayınlanma:

-

Van Başkale İlçesi Dêrişk köyü yakınlarında öğle saatlerinde çığ düşmesi sonucu 9 kişinin öldüğü bilgisi üzerine o civardaki köylerde yaşayan akrabalarımı aradım. Doğru bir habere ulaşmak kolay olmadı. Van Valiliği olayın duyulması veya İran yetkililerinin uyarısı üzerine o bölgeye AFAD ve UMKE ekiplerini gönderiyor ancak yeterli inceleme yapılmadan geri çekiliyorlar. İran sınır karakolu kendi gözlemleri veya çığı görenlerin haber vermesi üzerine Türk yetkililerine, çığın altında 9 İranlının kaldığını bildirmesi üzerine, bölgede araştırma yapan AFAD ve UMKE ekiplerinin herhangi bir çığ olayına rastlanmadığı için geri çekildiğini valilikçe yapılan açıklamadan öğreniyoruz. Kısa bir süre sonra bir Van milletvekili twitterda o bölgede bir çığ olayının yaşandığını ve 6 İranlının yaşamını yitirdiğini içeren bir mesaj paylaştı.

Aradan bir gün gibi bir zaman geçtikten sonra konuyu araştıran gazeteci Ruşen Takva, çığ olayını doğruladı. AFAD ekipleri de bu bilgiler doğrultusunda yapılan ihbarın ardından, bölgeye giderek geceyi orada geçirmeyi planlamış. Fakat Sualtı mezrasında bulunan karakola bağlı jandarma ekipleri bölgede tarama yaptıklarını, ihbarın asılsız olduğu bilgisini verince AFAD ekipleri çalışma başlatmamış. Geçen yıl Bahçesaray’da art arda yaşanan iki çığın böyle bir çekinceye sebep olduğunu düşünmek de mümkün. Çünkü ikinci çığın çıkmasıyla ilgili ciddi ihmaller olduğu, uyarıların dinlenmediği, helikopter sesiyle çığın düşmesinin mümkün olduğu yolundaki değerlendirmeler ciddi eleştirilere sebep olmuştu.

18 Ocak’ta çığın düştüğü bölgeye gitmek isteyen köylüler de hava şartları nedeniyle engellenmişler. Mezrada bulunan köylüler İran devletine bağlı AFAD ekiplerinin ertesi gün bölgeye gelerek çalışma başlattıklarını söylüyor. Çığın düştüğü belirtilen alana ulaşmak için önce araçla Sualtı köyüne gitmek, ardından 5 kilometrelik yolu yaya olarak geçerek Esenyamaç mezrasına ulaşmak gerekiyor. Bölge, İran-Türkiye sınırının sıfır noktası. Bu sebeple geçimlerini sınırda hamallıkla sağlayan kolberlerin aktif olduğu bir güzergâhtır. Vatandaşların küçük bir araştırmayla öğrendiği, Valiliği’nin asılsız ihbar dediği, jandarmanın tespit etmediği ve üzerinden 24 saat geçmiş olan haberin ardından, çığın hala Türkiye’ye mi, yoksa İran’a mı düştüğü bilinmiyor.

Son yıllarda özellikle Başkale sınırında kolber ve mültecilere yönelik sayısızca olay oldu. Her yıl o dağlarda onlarca mülteci, insan tacirlerinin bilinçli olarak sınıra getirip bırakması dolayısıyla soğuktan donarak ölüyor. Çoğu haber bile olmuyor. Bir kısmının cesetleri karlar eridikten sonra ortaya çıkıyor, çoğu kez kimse duymadan kimsesizler mezarlığına sessiz sedasız gömülüyorlar. Çığ haberi duyulduğunda ilk akla gelen kolber, ya da sınır ticareti yapan sınır köylüleri oluyor. Genellikle her iki ülkenin sınır güvenlik güçleri çoğunlukla uyarı yapmaya ihtiyaç duymadan ateş ediyor. Çığın böyle bir ateş etme dolayısıyla çıkma ihtimali her zaman var. Bunların bu ekonomik krizde hamallık/kolberlik yapan köylüler olacağı gibi çoğunlukla sınırı geçişlerine göz yumulan göçmenler de olabilirdi.

Her ülke, savaş, yoksulluk veya başka sebeplerden dolayı hayallerinin doğrultusunda özellikle Avrupa ülkelerine gitmeye çalışan bu göçmenlere vebalı muamelesi yapıyor. “Yeter ki kurtulayım, kimin başına bela oluyorsa olsun!” der gibiler ve bu tavrın bir örneğini Yunanistan sınırına gönderilen göçmenlerle ilgili politikalarda görmek mümkün.

Haber henüz bütün yönleriyle kesinleşmedi ancak çığdan 4 kişinin kurtulduğu ve 5 kişinin de henüz çığ altında olduğu bilgileri var. Çığ altında kalan 5 kolberin isimleri şöyle; Metin Aslani, Yaver Aslani, Ehed Aslani, Bilen Ahmedi ve Olayi Hudayi. Van, geçen yıl kış ayında Bahçesaray ilçesinde 4 Şubat 2020 Salı günü düşen çığ ile haber olmuştu. Hemen ertesi gün çığın altında kalanları arayan arama-kurtarma ekiplerinin de üzerine de Çarşamba günü çığ düştü. 24 saatten az bir sürede düşen iki çığ nedeniyle 41 kişi hayatını kaybetti, 75 kişi de yaralandı. Bir jandarma astsubay, 10 uzman çavuş, bir Turkcell çalışanı, 3 itfaiye eri, 2 kara yolu çalışanı 2 de sivil vatandaş olmak üzere toplam 24 kişi ilk etapta buradan hastanelere vefat etmiş olarak nakledildi. İlk çığ düşmesinde beş, ikinci çığda ise 33 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmış, çığ altında kalan üç kişi için arama çalışmalarının devam ettiği belirtilmişti. Perşembe sabahı başlayan arama çalışmalarında çığ altında kalmış olan son üç kişinin cesedine ulaşılmıştı.

Bahçesaray daha önceleri 7 ay dünyaya kapalı olmakla ün salmıştı. Aslında orada yaşayanların birçoğu çığ noktalarını biliyor. 5-6 nokta çığ riski altında. Birkaç kar tüneli ile yolun kışın da açık tutulmasına çalışılacağı haberleri vardı. Bir kar tüneli en sonunda tamamlandı. Kar tünelleri haberi daha sonra bazı internet haber kanallarında “kar tünelleri çalındı” diye düştü. 3 noktaya neredeyse her yıl çığ düşüyor. Dört kar tüneli bütçesinin geldiği ancak bunun yerine bir kar tünelinin yapıldığı ve bunun da çığ tehlikesi olmayan Kirapet tepesine yapıldığı söyleniyor. Çığın düşmesinin ardından yapılan açıklamalarda ise yol güzergâhının değiştirileceği ve en yakın noktadan açılacak tünel ile Bahçesaray’ın Van’ın Gavaş ilçesinden geçişinin sağlanacağı açıklandı.

Yakup Aslan – Van

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Üsküdar’da Eylem: İsrail’i Tanıma, Tam Ambargo Uygula!

Yayınlanma:

-

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Özgür Yazarlar Birliği ve Sağlık İlke-Sen, 01 Nisan 2025-Ramazan Bayramının üçüncü gününde Üsküdar’da, “Bizde Bayram, Gazze’de Katliam Var! Katil İsrail’e Tam Ambargo!” temalı bir eylem düzenledi.

Eylemde, Türkiye’nin İsrail’le süren ticareti ve yine Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından İsrail’e petrol sevk edilmesi protesto edildi ve İsrail’e “tam ambargo” çağrısında bulunuldu. Ayrıca İsrail’i koruyan İncirlik-Kürecik üslerinin kapatılması talebi yinelendi.

Eylemde ayrıca Filistin’e özgürlük mücadelesi veren Rümeysa Öztürk’ün ABD’de tutuklanması da protesto edilerek Türkiye’deki hükümet yetkililerinin bu olayı kınarken kendilerinin Filistin eylemleri yapanları işkenceyle göz altına alıp hapis istemleriyle yargılamaları eleştirildi.

Üsküdar sahilde yapılan eylem boyunca “Katil İsrail, Filistin’den Defol, İşbirlikçi Hainler Hesap Verecek, Bakü-Ceyhan Hattından Akan Petrol Değil Kan, Vanaları Kapat Petrolü Kes, İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Ya Teslimiyet Ya Direniş, Zalimlerin Dostu Olmayacağız, Gazze’de Çocuklar Açlıktan Ölüyor, İhtirası Bırak Direniş’e Destek Ol, İsrail’i Tanıma Tam Ambargo Uygula, Hamaseti Bırak Tam Ambargo Uygula, Rümeysa Öztürk Onurumuzdur, Filistin Davası Yargılanamaz, Yaşasın Filistin Direnişimiz, Yaşasın Gazze Direnişimiz” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemde Meryem Karayıl ve Ahmet Orhan’ın okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

BİZDE BAYRAM, GAZZE’DE KATLİAM VAR! KATİL İSRAİL’E TAM AMBARGO!

Bismillâhirrahmânirrahîm

Gazze’de Siyonist soykırım savaşı tüm hızıyla devam ediyor!

İsrail’in, Batı Şeria’daki mülteci kamplarına, köylere, mahallelere yaptığı baskın ve kuşatmalar sürüyor; işgal devleti zaten yetersiz olan alt yapıyı tahrip ediyor, kardeşlerimizi katlediyor!

Ateşkesi bozan katil İsrail, Ramazan ve bayram içerisinde yine binlerce Filistinliyi katletti!

Gazze’de Ramazan; açlık, susuzluk, ölüm ve sürgün ikliminde geçti.

Oruçlar bombayla, kan ve göz yaşıyla açıldı!

Bayramda Filistinli çocuklar sevinç ve mutlulukla koşup oynamak yerine ölüm kıskacına, çaresizlik girdabına mahkûm edildi!

Koca bir yalan ve iki yüzlülük sûretindeki İslam âlemi, bütün bunları görmemek için olan bitene gözlerini kapattı; işbirlikçilik ve ihanet utancı kara bulut gibi coğrafyalarımıza ve gönüllerimize çöküverdi!

 

İstanbul halkı!

Gazze’de katliamlar 18 aydır devam ediyor.

Tarihin hiçbir evresinde böyle bir katliam silsilesi görülmedi!

Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok yerinde sokağa çıkan milyonlar, İsrail’e verilen destekleri durdurmaya çalıştı.

Biz de elimizden geldiğince bunun için mücadele ettik.

İsrail’i, bu mel’ûn Siyonist soykırım makinesini besleyen kaynakları kurutmak için çağrılarda bulunduk!

“İsrail’e akan petrolü kesin!” diye haykırdık!

“Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından akarak İsrail’e ulaşan Azerbaycan petrolü, Siyonistlerin tank ve uçaklarını çalıştırıyor ve ölüm olarak Filistinli kardeşlerimizin üzerine yağıyor!” dedik.

Ama Türkiye’yi yönetenler vanaları kapatıp petrolü kesmediler!

Aynı uyarıyı, çağrıyı yineliyoruz:

Derhâl vanaları kapatın, petrolü kesin!

Mazlumların dostları!

Yine yıllarca “İsrail’le ticareti kesin!” diye haykırdık.

Aksâ Tûfânı’ndan sonra da “İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet” sloganını ülkenin dört bir yanında dillendirdik.

Ancak, Türkiye’yi yönetenler, İsrail’i besleyen diğer bütün kalemleri, bütün bir lojistiği kâğıt üzerindeki birtakım numaralarla gizlemeye çalıştılar.

Tekrar uyarıyoruz, tekrar haykırıyoruz:

Ticareti kesin, limanları Siyonist gemilere kapatın!

İşte bu meydanlar, bu Üsküdar iskelesi, karşıdaki Eminönü meydanı ve daha nice sokak ve meydanlar da şahittir ki yine yıllarca “İsrail’i koruyan Kürecik NATO radarını sökün, İncirlik ABD üssünü kapatın!” diye sayısız eylem yaptık.

Ancak, Kürecik NATO radarı kendi döneminde açılan AKP iktidarı bu çağrılara da kulak asmadı.

Evet, bunların hiçbirini yapmadılar ama yine de Filistin’i çok sevmeye devam ettiler!

Kırmızı çizgi hamaseti yapıp durdular!

Peki, soruyoruz bu iktidar sahiplerine:

Neyi bekliyorsunuz? Filistin halkının tümüyle yok edilmesini mi!

Kıymetli halkımız,

Katil ve işgalci ABD ile katil ve işgalci İsrail, Ortadoğu’yu/Batı Asya’yı dizayn etmek için katliamlarına, savaş ve işgallerine hız vermiş durumdadır.

Suriye’de mevzi kazanan bu güçler; Lübnan, Filistin ve Yemen’de direnişi boğmak için 18 aydır amansız bir saldırı dalgası vâr ettiler.

İran’ı kuşatma plânlarının son aşamasına geldiklerini dost-düşman herkes bilmektedir.

Tarihin kritik bir evresindeyiz.

Türkiye, bu kritik eşikte nerede duracaktır? Buna iyi karar vermek zorundadır.

Egemen dünya düzeninden yana saf tutup mazlum ve mustazaf halklarımızın, coğrafyalarımızın karşısına mı dikilecektir yoksa yoksul Yemen halkı gibi şeref ve haysiyeti tercih edip ABD ve İsrail’i bölgeden kazımak isteyenlerle mi birlikte olacaktır?

İşte karşı karşıya kaldığımız/kalacağımız kritik seçim budur; tablo, bu kadar açık ve nettir.

Direnişin dostları,

Gazzeli çocukların, Gazzeli annelerin yürek parçalayan görüntüleri bizi, insanlığımızdan utanma aşamasına getirmedi mi?

Şu mübarek günlerde bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekeri, lokumu kursağımızdan geçirebiliyor muyuz?

Kerbela ıssızlığına, ölüm ve çaresizliğe sürgün edilen yavrularımız rüyalarımıza girmiyor mu?

Bugün vicdanlı insanlar için insanlık tümüyle ölmüştür.

Bizdeki iktidar sahipleri ise birtakım alicengiz oyunları marifetiyle iktidarlarını daha çok pekiştirmek ve uzatmak derdine düşmüşlerdir.

Sahte Filistin duyarlılıkları bir kez daha ortaya çıkmış, son günlerdeki protesto eylemlerinde tutabildikleri gençleri hapsederek asıl gündem ve niyetlerini açık etmişlerdir.

Ey iktidar sahipleri!

Bu ucuz numaraları bırakın!

Açlık ve yoksullukla boğuşan halkımızın gerçek gündemine yoğunlaşın.

Adaletsizlik ve hukuksuzluklardan vazgeçin!

Hemen yanı başınızda bir halk günde yüzlercesiyle katledilirken birazcık olsun utanın!

Neyle meşgulsünüz?

İktidarınız, o çok övündüğünüz hassasiyetleriniz, İHA ve SİHA’larınız neye yarıyor?

İmkânlarınızı mazlumların kurtuluşu için kullanmayacaksanız da ne için kullanacaksınız?

İsrail’i tanımaktan vaz geçin!

İsrail’i koruyan Kürecik NATO Radarını ve İncirlik ABD üssünü kapatın!

İsrail’e hilesiz hurdasız TAM AMBARGO uygulayın!

Biz sizin hamasetinizden bıkıp usandık; ya bunları hemen, derhâl yapın ya da artık susun, gölge etmeyin!

Kardeşler!

Filistin halkının özgürlüğü için mücadele eden Rümeysa Öztürk kardeşimizi haydut ABD gözaltına aldı.

Kardeşimizi hemen serbest bırakın!

Rümeysa Öztürk kardeşimiz de Rachel ve Ayşenur gibi size asla boyun eğmeyecektir!

Tutuklamalarla intifada yârenlerini yıldıramazsınız.

Bu hususta bir sözümüz de Rümeysa Öztürk’ü tutuklayan ABD’yi kınayan hükümet yetkililerinedir:

Siz ne yüzle böyle bir açıklama yapıyorsunuz?

“Gemileri durdurun, İsrail’le ticareti kesin!” diyen kardeşlerimizi işkenceyle göz altın alıp hapis istemleriyle yargılayan siz değil misiniz?

Bu iki yüzlülüğünüzü tarih affetmeyecektir!

Filistin dostları!

Allah’ın izniyle egemen dünya düzenine, emperyalizme, Siyonizm’e, işbirlikçilik ve ihanete karşı mücadelemiz sürecektir!

Şu şehir, şu deniz, şu gök yüzü, şu insanlar şahit olsun ki mazlumların yanında saf tutmaktan geri durmayacağız!

Herkesi bu cephede toplanmaya çağırıyoruz!

Allah’ın izniyle emperyalistler, Siyonistler yenilecekler ve cehenneme sürüleceklerdir.

Yeter ki biz doğru cephede saf tutalım!

EĞİTİM İLKE-SEN, SAĞLIK İLKE-SEN

TOKAD, ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ

Devamını Okuyun

Haberler

ABD’de Tutuklanan Rümeysa Öztürk Kimdir?

Yayınlanma:

-

Tufts Üniversitesinde doktora öğrencisi olan Türk vatandaşı Rumeysa Öztürk, 26 Mart’ta Massachusetts eyaletinin Somerville kentinde sivil göçmenlik memurları tarafından tutuklandı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Öztürk’ün Hamas’ı destekleyen faaliyetlerde bulunduğunu ve bu nedenle vizesinin iptal edildiğini iddia etse de herhangi bir suçlamada bulunulmadı

Tufts Üniversitesinde doktora öğrencisi olan Türk vatandaşı Rumeysa Öztürk, Salı günü Massachusetts eyaletinin Somerville kentindeki kampüs dışındaki konutunun yakınlarında federal göçmenlik memurları tarafından “pusuya düşürüldü”.

Olay, hukuk uzmanları, üniversite yetkilileri ve sivil haklar savunucuları arasında gözaltına alınma koşulları ve tutuklanmasının yasal dayanağı konusunda endişelere yol açtı.

Müslüman bir öğrenci olan Öztürk’ün Ramazan orucunu açmak üzere bir iftar davetine gittiği sırada İç Güvenlik Bakanlığı’na (DHS) bağlı sivil polisler tarafından yolunun kesildiği bildirildi.

Avukatı Mahsa Khanbabai’ye göre Öztürk, gözaltına alındığı sırada geçerli bir öğrenci vizesine sahipti. Buna rağmen fiziksel olarak kısıtlanmış, kelepçelenmiş ve derhal bir açıklama yapılmadan gözaltına alınmıştır.

Tutuklama videosu tartışmalara yol açtı                                       

Öztürk’ün tutuklanmasına kadar geçen anlar mahalledeki güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Videoda, gündelik kıyafetler giymiş bir adam, uzaklaşmasını engellemek için yoluna çıkmadan önce ona el sallıyor.

Rümeysa Öztürk, adamın etrafında manevra yapmaya çalıştığında adam onu tekrar engelliyor ve aniden ellerini tutmadan önce kısa bir tartışmaya giriyor. İrkilen kadın bir çığlık atarak “Neler oluyor?” diye sorarken diğer ajanlar onu zapt etmek için harekete geçiyor.

Bir memurun “Biz polisiz, sakin ol!” dediği, diğerinin ise “Tamam, sorun yok!” diye güvence verdiği duyuluyor.

Hepsi sivil giyimli olan polisler, Öztürk’ü plâkasız bir cipe bindirip uzaklaşmadan önce yüzlerini bez maskeler ve güneş gözlükleriyle kapattılar. Video, o zamandan beri viral hale geldi ve tutuklamanın yapılış biçimine yönelik yaygın eleştirilere yol açtı.

Kaynak: firstpost.com

Devamını Okuyun

Haberler

17. Dünya Vicdan Haftası Panel & Forumu – 2. Oturum

Yayınlanma:

-

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim  ve Dayanışma Derneği) tarafından düzenlenen 17. Dünya Vicdan Haftası münasebetiyle “Ayşenur Ezgi Eygi ve Aaron Bushnell”e ithaf ettiği Ortadoğu merkezli gelişmelerin tartışıldığı iki oturumlu panel ve forum düzenlendi.

Panel-forumun Ahmet Örs başkanlığında yapılan ikinci oturumunda Muammer Bilgiç ile Ahmet Kaya konuşmacı olarak yer aldı.

Muammer Bilgiç, “Ortadoğu’da Şekillenen Yeni Eksenler” başlıklı konuşmasında emperyalizmin farklı araç ve imkânlarıyla özelde Ortadoğu’da, genelde bütün dünyada hegemonyasını nasıl kurduğunu tartıştı, direnişin yol ve yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.

İkinci konuşmacı olarak söz alan Ahmet Kaya ise “Kürt Meselesindeki Yeni Sürecin Etkileşime Gireceği Dinamikler” başlıklı sunumunda Kürt meselesi bağlamında aktörleri, süreci, risk ve imkânları değerlendirdi.

Konuşmaların devamında katılımcıların soru ve değerlendirmeleri ile etkinliğin birinci bölümü sona erdi.

Konuşmalar video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

GÜNDEM