Connect with us

Haberler

Üsküdar’da Yeni NATO Üslerine Reddiye; İran, Küba, Lübnan ve Filistinli Esirlerle Dayanışma Eylemi

Yayınlanma:

-

Eğitim İlke-Sen, Sağlık İlke-Sen, TOKAD ve Özgür Yazarlar Birliği; 12 Nisan 2026 Pazar günü Üsküdar’da “Katil ABD-İsrail, Küba ve İran’dan; Katil NATO, Beykoz ve Adana’dan; Katil İsrail, Filistin ve Lübnan’dan Defol!” başlıklı bir eylem tertip etti.

Beykoz’da NATO üssünün, Adana’da NATO kolordusun kurulmasının protesto edildiği ve Küba, Lübnan ve İran’la dayanışma mesajlarının verildiği eylemde ayrıca Filistinli esirler selamlandı ve İsrail’in Filistinli esirlere dönük idam kararı protesto edildi.

Eylem boyunca, “Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil NATO Adana’dan Defol, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’ya Sığınma İşgale Ortak Olma, Katil ABD Ortadoğu’dan Defol, Katil ABD Küba’dan Defol, Katil ABD İran’dan Defol, Küba Halkı Yalnız Değildir, Yaşasın Küba Direnişimiz, Yaşasın İran Direnişimiz, Şehitlerin Hesabı Sorulacak, İstanbul’dan Tahran’a Direnişe Bin Selam, İşbirlikçi AKP Hesap Verecek, İşbirlikçi Rejimler Hesap Verecek, ABD’nin Değil Direniş’in Dostu Ol, NATO’nun Askeri Olmayacağız, Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil NATO Adana’dan Defol, Bakü-Ceyhan Hattından Akan Petrol Değil Kan, İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet, Katil İsrail Lübnan’dan Defol, Yaşasın Lübnan Direnişimiz, Yaşasın Küresel İntifada, Emperyalistler Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak, Filistinli Esirler Onurumuzdur, Kahrolsun Siyonist İdam Rejimi” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylem, video kaydından takip edilebilir.

Topluluk adına Şilan Deniz’in okuduğu açıklamanın tam metni:

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kıymetli Üsküdar halkı,

Doğrudan söze girelim:

Emperyalizm ve Siyonizm’in İran’a saldırısını fırsata çevirerek Türkiye içindeki gücünü ve etkisini iyice artıran NATO, peşi sıra Türkiye’de yeni üsler ve karargâhlar kurma hazırlığına girişmiştir.

Boğaz’ın kalbinde, hemen az ilerimize, komşu ilçemiz Beykoz’da, Anadolu Kavağı’na emperyalist bir karargâh olarak NATO’nun taşeron komutanlığı kurulacak!

Yani NATO’nun taşeronu olacak bu üs, Karadeniz’i bir savaş denizi yapacak!

Bu komutanlık Ukrayna’yı koruma bahanesiyle kurulan askerî koalisyona bağlı olacak. İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği bu koalisyonun ağırlığını NATO ülkeleri oluşturuyor.

Diğer bir yandan NATO’nun Batı Asya’ya müdahale için hazırlıkları kapsamında Adana’da kolordu kurma hazırlığı içinde olduğunu öğrendik.

Adana İncirlik’teki Amerikan güçlerinin yanı sıra bir NATO kolordusunun kurulması ancak ve ancak Anadolu’nun, Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun tam ve kesin olarak işgalini hedeflemektir!

Yıllardır hazırlığı yapılan NATO kolordusunun, 2023 NATO Güneydoğu Bölgesel Plânı’nda kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Değerli halkımız,

Tavrımızı Üsküdar’dan peşinen ilan edelim:

Beykoz’daki NATO deniz üssünün de Adana’daki NATO kolordusunun da kurulmasına izin vermeyeceğiz; bunun için sonuna kadar direneceğiz!

Bu vesileyle NATO sevdalısı AKP iktidarına sesleniyoruz:

ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan saldırılarında, Gazze soykırımında bu katillere çalışan Kürecik NATO Radarını kapatmadınız, aksine sürekli olarak NATO’ya bağlılık deklare ettiniz!

Kürecik NATO Radarını kapatın, Beykoz ve Adana’da yeni NATO unsurlarının yerleşmesine ön ayak olmayın!

Temmuz ayında Ankara’da toplanmayı plânlayan bu katil ve işgalci sürüsüne ev sahipliği yapmayın! Unutmayın ki tarihe, halklara ve en önemlisi de Allah’a vereceğiniz hesabınız kabarıyor!

Kıymetli dostlar,

Birkaç ay önce yine bu meydanda ABD’nin Venezüella’ya müdahalesini ve Maduro’nun eşiyle birlikte kaçırılmasını protesto etmiştik.

Dünyanın dört bir yanında baskın ve işgallerle sömürü politikalarını derinleştirmek isteyen ABD, şimdilerde Küba’yı ölümcül bir muhasara altında tutmaktadır.

ABD kıyısından yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki Küba, Fidel Castro liderliğinde 1959 yılında gerçekleşen devrimden bu yana Washington için bir endişe kaynağı oldu. Küba, ABD nüfûzunu reddettiği için her zaman hedefteydi.

Trump’ın talebi üzerine, Venezuela’da Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Ocak ayında Küba’ya yönelik hâlihazırda kısıtlanan petrol ihracatını tamamen durdurdu. Ocak ayının sonundan beri de ABD, Karayipler’deki ülkeye giden deniz yollarını bloke ediyor ve Küba’ya sevkiyat plânlayan ülkeleri yaptırımlarla tehdit ediyor.

Küba hükümeti ülkeye üç aydır petrol sevkiyatı yapılmadığını belirtiyor. Yıllardır gerilemekte olan yerli üretim ise 2024 yılında ülkenin petrol ihtiyacının ancak yüzde 30’undan azını karşılayabiliyordu. Elektrik üretimi önemli ölçüde petrol santrallerine bağlı olan Küba’da son dönemde sıklaşan elektrik kesintileri de doğrudan bununla bağlantılı.

Biz buradan, İstanbul’dan sesleniyor ve ABD kuşatmasına direnen Küba halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu gururla haykırıyoruz!

Büyük şeytan Amerika ve emperyalizmin şefi Trump’ın baskı ve tehditlerine karşı Küba halkının yanındayız. Dünyanın pek çok yerinden Küba’ya insani yardım seferberliği başlatan herkesi selamlıyor ve onlarla birlikte olduğumuzu ilan ediyoruz!

Direniş dostları,

Büyük şeytan Amerika ve emperyalizmin ileri karakolu İsrail’in İran’a saldırarak başlattıkları amansız 40 günlük savaş; Allah’ın izniyle İran’ın zaferi, ABD ve İsrail’in kibrinin yerlere serilmesiyle neticelendi. Bu zafer için Allah’a şükrediyor, şehitleri ve bombalara göğüslerini siper ederek sabahlara kadar meydanları dolduran, canlı kalkan olan kahraman İran halkını tebrik ediyoruz.

Soykırımcı Epstein koalisyonunun 170 kız evladımızı okullarında vurarak katletmesiyle başlayan savaş, nasıl bir küresel canavarlık rejimiyle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha göstermiştir!

Uzun süredir mahzun olan İslam ümmeti ve bütün mazlum halklar, İran’ın ABD ve İsrail haydutluğuna karşı gösterdiği olağanüstü direnişle tekrar büyük cesaret ve özgüven kazanmış; emperyalizme ve Siyonizm’e karşı mücadele azim ve kararlılığını tekrar kuşanmıştır.

Şunu da ayrıca belirtmeliyiz ki ateşkes müzakerelerinde ABD ve İsrail tarafının hiçbir sözüne güvenilemez, bunu daha önce pek çok defa gördük. Bize düşen sorumluluk bellidir: Bütün bölge ülkeleri, halklar, müslümanlar olarak yekvücut hâlinde bu emperyalist-Siyonist saldırganlığın karşısına dikilerek zafere kadar mücadele etmek! Tek seçenek budur ve bu seçenekte sebat etmektir.

Arkadaşlar;

Bu süreçte İslam dünyasının içinde bulunduğu acziyet bir kez daha yüreğimizi yakmıştır. İşbirlikçi bölge rejimleri ABD’ye açtıkları üslerle İran karşıtı cephede yer almışlar, İsrail karşısında dut yemiş bülbüle dönmüşler, üstüne bir de İran’ı suçlamışlardır.

Diğer yandan savaş boyunca AKP hükümeti sadece İsrail’i suçlayıp durmuş, asıl fâil ABD ve Trump hakkında tek bir eleştiri ve kınama sarf etmemiştir. Bu suskunluğu not ediyoruz. İslam coğrafyasına, mazlum halklara, kardeşlerimize yapılan saldırılar karşısında susmak zulmü onaylamak değil de nedir!

Herkes bilip duysun ki bu işbirlikçilik ve ihanetlere karşı meydanlarda hakikati haykırmaya devam edeceğiz!

İntifada yârenleri,

Gazze’de ateşkes sürecine rağmen katliamlar sürmekte, Filistin halkı açlık ve sürgünle mücadele etmektedir.

Bir yandan da gâsıp ve işgalci Siyonist rejim, direnişi bastıramadığı için Filistin halkını idamlarla tehdit etmekte ve bu istikamette yasalar çıkarmaktadır.  Siyonistler, sayısız evladı özgürlük mücadelesinde şehit olmuş Filistin halkını idamlarla korkutabileceklerini sanmaktadır.

Filistinli esirlerin, Filistin direnişinin idamla tehdit edilmesi karşısında Direniş ve dayanışmayı yükseltmekten başka seçeneğimiz yoktur! İsrail’i besleyen can damarları hâlâ faaliyettedir ve İsrail bundan güç almaktadır. Siyonistlere BTC boru hattından petrol sevkiyatı sürmekte; türlü kılıflarla her geçen gün ciro artışı yaşanan ticaret büyümektedir.

Yılmadan, usanmadan bu işbirlikçilik ve ihanet sarmalına karşı çıkmaya devam etmeliyiz!

Direnişin dostları,

Biliyorsunuz, katil İsrail, bütün gücüyle Lübnan’a saldırmakta, Hizbullah’ın direnişini yok etmeye çalışmakta, katliamlarına yenilerini eklemekte, bu süreçte yüz binlerce insanı yerinden etmektedir.

Lübnan’da Hizbullah tarafından sayısız kere mağlubiyetlere uğratılan korkak Siyonistler, karadan ilerleme sağlayamadıkça hava bombardımanlarıyla sivillerin hayatına kastetmekte, Lübnan için de Gazze senaryosunu hayata geçirmek istemektedir.

Ancak yağma yok! Siyonizm’e geçit yok!

Bütün dünya görüp duydu ki artık çanlar Siyonizm için çalmaktadır!

Artık çanlar emperyalizm için çalmaktadır!

Artık çanlar işbirlikçiler için çalmaktadır!

Aksâ Tûfânı’ndan bugüne yeryüzünde bambaşka bir hareketlenme vardır. İnsanlık boğucu şeytanî düzenlere karşı ayağa kalkmış, İNTİFADA ateşiyle yeni ve bambaşka bir ufkun farkına varmıştır!

İşte bu dalga Gazze’yi, Lübnan’ı, bütün bir Batı Asya’yı, zulüm ve sömürü altındaki coğrafyaları özgürleştirecek; İran’da, Küba’da, Venezüella’da emperyalist şeytanların sonunu getirecek ve egemen dünya düzenini alt edecektir!

Yaşasın İran direnişmişiz!

Yaşasın Filistin direnişimiz!

Yaşasın Küba direnişimiz!

Yaşasın Lübnan direnişimiz!

Katil NATO, Beykoz’dan, Adana’dan, İncirlik’ten defol!

Katil ABD, İran’dan, Küba’dan elini çek!

Siyonist idam yasasına hayır!

EYLEM videosu bu linkten takip edilebilir:

Haberler

ÖYB’nin İslam Düşüncesi Atölyesi, el-Efendî’nin “Nasıl Bir Devlet?” Kitabıyla Tamamlandı

Yayınlanma:

-

Özgür Yazarlar Birliği’nin (ÖYB) tertip ettiği “Dr. Ertuğrul Zengin İle İslam Düşüncesi Atölyesi”, V. ve son programla tamamlandı.

Atölyenin beşinci programında Dr. Ertuğrul Zengin, Sûdanlı yazar Abdulvahap el-Efendî’nin “Nasıl Bir Devlet?” adlı kitabını müzakere etti.

Konuşma, video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

Haberler

Tezkere Karşıtı Eylemler Sürüyor: Filistin Dostu Yemen’e Dokunma!

Yayınlanma:

-

Filistin Eylem Komitesi (FEK), Üsküdar’da tertip ettiği bir protesto eylemiyle Mekke Antlaşmasının onaylanması için TBMM’ye sevk edilen tezkerenin reddedilmesini talep eden bir eylem düzenledi.

Eylem boyunca sloganlar atıldı, ajitasyon konuşmaları yapıldı. Eylemde, Arapça ve İngilizcesinin de okunduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

Emperyalizm ve Siyonizm ile Savaşan Filistin Dostu Yemen’e Dokunma!

Türkiye – Suudi Arabistan – Pakistan arasında imzalanan bir antlaşmanın onaylanmasına ilişkin teklif, TBMM Dışişleri Komisyonundan geçti ve önümüzdeki günlerde TBMM’de görüşülecek. Filistin dostu halkın gözünde meşruluk kazandırmak için Müslümanların kutsal kabul ettiği Mekke kentinin adı verilen anlaşma, Suudi Arabistan’ın Yemen halkına karşı sürdürdüğü saldırıda başka ülkelerden destek almasına elverişli koşullar içeriyor. “Mekke Antlaşması”nın ardından, anlaşmaya dayanarak Türkiye’nin de Suudi Arabistan’ın Yemen halkına karşı savaşına doğrudan askeri katılımının önünü açan tezkere de TBMM gündemine gelecek. Mısır parlamentosundan da Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı savaşında destek sunmaya yönelik bir tezkerenin aynı günlerde geçmiş olması herhâlde tesadüf değildir!

Bu gelişmeler, antlaşmayla nihaî amacı hususunda iktidar tarafından yapılan açıklamalarda ne denirse densin,  ABD’nin bölgede doğrudan hayata geçiremediği planların ABD güdümlü bölge politikaları izleyen ülkeler eliyle gerçekleştirilmesinin amaçlandığı yönünde birer göstergedir. Türkiye’nin Yemen’e karşı savaşa katılması bir adım ötemizdedir! Bir ülkeye yapılan saldırının diğer ülkelere de yapılmış sayılacağı bu antlaşma, hâlihazırda Suudi Arabistan’ın saldırılarına karşılık veren Yemen’i, Türkiye’nin askerî düşmanı olarak tanımlamaya açıktır ve böylece Türkiye’yi, Yemen halkına karşı süren saldırıya askerî olarak katılmaya zorlayacak bir araç niteliğindedir.

Son yıllarda Filistin halkının maruz kaldığı soykırım ve şiddetli saldırıların karşısında Filistin direnişine ve halkına önemli destek sağlayan Yemen’e karşı kurulacak bu ittifak, olsa olsa Siyonizme ve emperyalizme hizmet edecektir. Hatırlatılması gerekir ki Yemen direnişi, Filistin halkının maruz kaldığı soykırım yılları boyunca Filistin halkına yönelik saldırganlığı hafifletmek ve Siyonist rejimin soykırımı sürdürmesi için gerekli olan koşulları ortadan kaldırmak maksadıyla ağır bedeller ödeyerek Filistin halkının kalkanı olmak için Lübnan cephesinden sonra ilk hareket eden odaklar arasında olmuştur. Yemen, soykırım süreci boyunca, Babülmendep Boğazı’ndan Siyonist rejime herhangi bir geminin geçmesini engelleyerek ve eylemleriyle işgal devletinin Ben Gurion havaalanının birçok kez çalışmasını durdurmayı başararak İsrail’e karşı denizden ve havadan gerçek bir ambargo uygulanmasını sağlamıştır.

Filistin’e verilen bu destek, bedelsiz kalmamıştır. Soykırım süreci boyunca Siyonist devlet, Yemen’e karşı birçok saldırı düzenlemiş, Yemen halkının canından ve kaynaklarından bedeller ödemesine neden olmuştur. Buna rağmen Filistin’e olan desteğini bir gün bile durdurmayan Yemen, daha sonrasında Mart-2025’te başlayan ve yüzlerce Yemenlinin ölümüne neden olan ABD ve İngiltere’nin 50 günü aşkın süren ortak bir operasyonuna maruz kalmıştır. Yemen’i, Filistin halkını desteklemekten geri durduramayan bu saldırı, başarısızlıkla sonuçlanmış ve ABD’yi Yemen’le anlaşma yapmak zorunda bırakmıştır.

Tüm bu süreçler boyunca Yemen, Suudi Arabistan’ın kuşatması altındaydı ve Filistin’e desteğini zor koşullara rağmen sürdürdü. Geçtiğimiz aylarda kuşatmayı kırmak için harekete geçen Yemen, Suudi Arabistan’ın saldırısına maruz kaldı. Filistin’de soykırım süreci başlamadan önce de Yemen, bu duruşundan dolayı ABD’nin güdümünde hareket eden Suudi Arabistan’ın yoğun saldırganlığına maruz kalmış ve ağır bir kuşatmayla, açlıkla sınanmıştı. Emperyalizmin ve Siyonizm’in bölgedeki plânları ve emellerine karşı temel bir direniş odağı oluşturan ve Filistin halkının gerçek dostu olan Yemen halkını hedef alan süregiden saldırganlık bölgemizde barışa değil Siyonizm’e hizmet etmektedir.

Siyonist rejime karşı Türkiye’nin hamasî söylemlerle dile getirdiği fakat hiçbir zaman uygulamadığı ambargoyu ağır bedellere rağmen uygulayan Yemen halkına karşı kurulan bu ittifak, reddedilmelidir! 2003 yılında ABD’nin Irak’a saldırısında Türkiye topraklarının ve silahlı kuvvetlerinin kullanılmasına yönelik tezkerenin TBMM’de onaylanmasına engel olan toplumsal itiraz, bugün de yükselmektedir! Gündemdeki tezkerenin TBMM’den geçmesi engellenmelidir. Tüm siyasî örgütleri, toplumsal hareket ve güçleri bu anlaşmanın geçmemesi için harekete geçmeye çağırıyoruz. Elimiz, Filistin dostu Yemen halkının kanına bulanmadan harekete geçmeliyiz.

Siyonizm’e ve emperyalizme hizmet eden bu anlaşma durdurulmalıdır!

Halkımızın kalbi, emperyalizm ve Siyonizme direnen bölgemşz halklarının yanındadır.

Siyonizm ve emperyalizmle savaşan Yemen halkının yanındayız!

#TezkereyeHayır

#YaşasınYemenDirenişi

#kahrolsunemperyalizm

#YıkılsınSiyonistİsrailDevleti

Filistin Eylem Komitesi

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

Üsküdar’da Tezkere Eylemi: Suudi Amerika İle İttifakı Savunan Tezkereye Hayır!

Yayınlanma:

-

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x