Connect with us

Haberler

Mısralara Yaslanan Bir Yol Haritası: Ahmet Örs’ün Şiir Tahlilleri Kitabı Çıktı

Yayınlanma:

-

Sitemiz yazar ve editörlerinden Ahmet Örs’ün “Şairi Devrime Çağırmak-Şiir Tahlilleri” kitabı, Tasfiye Kitaplığı tarafından yayımlandı.

Kitapta tahlilleri yapılan şiirler, şairleriyle birlikte şu şekilde sıralanıyor:

İsmet Özel – “Muş’ta Bir Güz İçin Prelüdler” ve “Aynı Adam”,

Cahit Külebi – “Tokat’a Doğru”,

Ece Ayhan –  “Meçhul Öğrenci Anıtı”,

Erdem Bayazıt – “Sürüp Gelen Çağlardan”,

Ali Emre – “Nuh’un Dağa Çıkan Oğlu İçin Takdir Belgesi”,

Necip Fazıl Kısakürek – “Destan”,

Fazıl Hüsnü Dağlarca – “Siyah ve Karanlık”,

Yahya Kemâl – “Rindlerin Akşamı”,

Metin Önal Mengüşoğlu’nun – “Babam, Köylüler ve Tren”,

Mustafa Celep – “Mecburi İstikamet”,

Yavuz Bülent Bâkiler, “Sivas’ta Yoksul Çocuklar”,

Rıfat Ilgaz – “Alişim”,

Nazım Hikmet – “Kerem Gibi”,

M. Sadi Karademir – “Savaş Uçakları Yuva Yapmazlar”.

Bu şiirlerin tahlillerinin yanı sıra kitapta, iki de şiir eleştirisi var:

“Sosyal Adalet Söyleminin “Erbain”deki Evrimi” ile “Erdem Bayazıt Şiirinde Şehir: Madenî Böğürme”.

Kitabın girişinde ve arka kapağında ise şu kısa izah yer alıyor:

MISRALARA YASLANAN BİR YOL HARİTASI

On dört şairi, hayatı kıskıvrak yakalama niyetindeki şiirleriyle ağırlayan bu kitap; evet, üst başlığı ile kendine devrimci bir alan açmak amacındadır edebiyat âleminde: Bir “Direnen Edebiyat” meydan okumasıdır bu! “Şairi Devrime Çağırmak”, şiir tahlillerini her iki cenâhı da gözeterek yapmak, o maksadı işaret etmektir aynı zamanda!

YeniPencere

Tıklayın, yorumlayın
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Haberler

NATO Zirvesi Öncesi Sansür Dalgası Genişliyor

Yayınlanma:

-

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, başkentteki olağanüstü güvenlik önlemleri dijital alana da sıçradı. Küresel politikaları eleştiren, Filistin direnişine destek veren ve NATO karşıtı yayınlar yapan çok sayıda X (eski Twitter) hesabı, Türkiye’den erişime kapatıldı. Siyasi yelpazenin hem solundan hem de İslami kesiminden muhalif sesleri hedef alan bu sansür dalgası, ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir operasyon olarak değerlendiriliyor.

Farklı Kutuplar, Ortak Hedef: Kapatılan Hesaplar

NATO zirvesine sayılı günler kala devreye sokulan erişim engelleri, ideolojik fark gözetmeksizin emperyalizm ve İsrail karşıtı çizgide duran kişi ve kurumları hedef aldı.

Bu çerçevede sol ve sosyalist hareketten pek çok kurum ve kişinin hesabı Türkiye’de görünmez kılındı. Toplumsal Muhalefet, Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri, Kızıl Parti, Emek Gençliği, SOL Genç ve Birleşik İşçi Hareketi gibi kurumsal hesapların yanı sıra kişisel hesaplar da karartıldı. On binlerce takipçili bu hesaplar, NATO’nun savaş politikalarına karşı örgütlenen protestoların dijital alandaki güçlü sesleri konumundaydı.

Dijital sansürün bir diğer hedefi ise İslami kesimden isimler oldu. NATO karşıtı ve küresel politikaları eleştiren söylemleriyle bilinen Tevhid camiasına bağlı hesaplara kısıtlama getirildi. Halis Bayancuk  gibi isimlerin resmi hesapları ile camiaya ait çeşitli yayın organları X platformu üzerinden Türkiye erişimine kapatıldı.

Direniş çadırının x hesabı da erişime engellendi.

Direniş Çadırı’nın Hesabı da Kapatıldı

Sansür dalgasının en dikkat çekici hedeflerinden biri de Gazze meselesindeki kesintisiz eylemlilikleri ile bilinen Direniş Çadırı oldu. x.com/direniscadiri_ adresinden faaliyetlerine devam eden, İsrail’le ticaretin tamamen kesilmesi ve emperyalist üslerin kapatılması talebiyle meydanlarda olan Direniş Çadırı, özellikle direniscadiri.com/nato.pdf adresi üzerinden yayımladığı “14 Soruda NATO-İsrail İlişkileri” raporuyla ittifakın gerçek yüzünü kamuoyuna sunmuştu. NATO’nun Siyonist rejimle kurduğu istihbarat ağı, lojistik destek ve askeri entegrasyonun tüm çıplaklığıyla deşifre edildiği bu kritik raporun yayılmasının ardından gelen sansür, engellemelerin asıl motivasyonunun suç ortaklıklarını gizlemek olduğunu gösteriyor.

Sol çevreden kapatılan bazı hesaplar

“Milli Güvenlik” Kılıfı ve Tebliğ Edilmeyen Mahkeme Kararları

X (Twitter) yönetimi, söz konusu hesaplara getirdiği kısıtlamaları platformun ve idarelerin can simidi haline gelen “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle açıklıyor. Bu “görünmez kılma” (withheld) yöntemiyle hesaplar dünya genelinde açık kalırken yalnızca Türkiye’den bağlanan kullanıcıların erişimine kapatılıyor.

Diğer taraftan önemli bir hukuksuzluk bu süreçte yaşandı: Hesabı görünmez kılınan kişi ve kurumlara hiçbir mahkeme kararı tebliğ edilmedi. Hangi içeriğin, hangi paylaşımın veya siyasi faaliyetin “kamu düzenini” bozduğuna dair bir bildirim yapılmaksızın gerçekleştirilen bu toptancı sansür, X platformunun idari kurumlardan gelen hukuksuz taleplere hiçbir yargı denetimi aramaksızın boyun eğdiğini kanıtlıyor. Gizli kararlarla veya doğrudan idari talimatlarla yürütülen bu “önleyici sansür” süreci, yargı denetimini tamamen devre dışı bırakarak dijital kamusal alanı küresel ittifakların etki alanında tutmayı amaçlıyor.

Kapatılan bazı hesaplar

2026 Ankara NATO Zirvesi: Güvenlik Çemberi Daralıyor

Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul zirvesinden tam 22 yıl sonra, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da 36. NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Ankara’da düzenlenecek olan ve üye ülkelerin devlet ile hükümet başkanlarını ağırlayacak dev organizasyon, NATO ve ABD açısından hayli kritik.

Ukrayna savaşının sürdüğü, Gazze’deki soykırımın bölgesel bir yangına dönüştüğü ve İran savaşının tamamen sonlanmadığı tarihi bir kırılma anında toplanan bu zirve öncesi Ankara’da geniş çaplı gösteri ve toplantı yasakları devrede. Sokağın ve fiziki mekanların yoğun güvenlik çemberine alındığı bir ortamda, sosyal medyadaki muhalif birikimin de zirve öncesi susturulması, antiemperyalist örgütlenmelerin ve teşhir faaliyetlerinin önüne geçme hamlesi olarak öne çıkıyor.

Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi Susmayacak

Küresel hegemonya krizini savaşlarla, askeri genişlemeyle ve soykırımlara verdiği açık destekle aşmaya çalışan NATO, Ankara’daki kapalı kapılar ardında yeni stratejilerini çizerken dışarıda en ufak bir itiraza dahi tahammül edemiyor. Sokakları polis barikatlarıyla, dijital platformları ise ucu açık “milli güvenlik” algoritmalarıyla kapatarak itirazlar susturulmaya çalışılıyor.

YeniPencere.com

Devamını Okuyun

Haberler

NATO Zirvesini Protesto Eylemleri Sürüyor: NATO Zirvesi İhanettir!

Yayınlanma:

-

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesine ve ABD başkanı Trump’ın zirve nedeniyle Ankara’ya geleceği söylenen Trump’a karşı protestolar devam ediyor.

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği de bu organizasyonlara karşı sürdürdükleri nöbet eylemlerini Üsküdar sahilde, 17 Haziran 2026 çarşamba günü tertip ettikleri bir eylemle devam ettirdiler. Eylemde Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması talep edildi ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılması istendi.

Eylem boyunca, “NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür, Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil Trump Türkiye’den Defol, Katil NATO Türkiye’den Defol, NATO Zirvesi İhanettir”” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemin video kaydı, linkten takip edilebilir.

Devamını Okuyun

Haberler

Üsküdar’da NATO-Trump Eylemi: NATO Zirvesi İhanettir!

Yayınlanma:

-

Üsküdar’da, 10 Haziran 2026 çarşamba günü Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen bir eylemle 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesi ve  zirve nedeniyle Ankara’ya geleceğini söyleyen ABD başkanı Trump’ın protesto edilirken Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması talep edildi ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılması istendi.

Eylem boyunca, “NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemde okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:

NATO ZİRVESİ İHANETTİR!

Değerli arkadaşlar,

Son derece önemli günlerden geçiyoruz.

Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor!

Şimdi, NATO adlı terör, işgal ve katliam şebekesinin ve onun şefi katil ABD’nin Türkiye ile kirli ilişkilerinin nasıl şekillendiğine hep beraber bakalım:

71 sene önce, 15 Şubat 1955’te Büyük Şeytan Amerika İncirlik’e konuşlandı.

Bütün dünyadaki katliam, sömürü ve yağmanın günümüzdeki baş faili ve örgütleyicisi Amerika’nın Anadolu topraklarına yerleşeli tam 71 yıl oldu!

Dünyanın sayısız noktasında halkları köleleştirmek, ülkeleri yağmalamak için dönen emperyalist çark 71 yıl önce hem Anadolu’ya hem de Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya vaziyet etmek için İncirlik işgaline başladı.

Dostlar,

Şimdi hep birlikte son 71 yılın tarihine bakalım:

Türkiye’den tutun da Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun diğer coğrafyalarına kadar Amerikan müdahalelerinin, sömürgeleştirmesinin olmadığı, fitne ve fesadının çıkmadığı herhangi bir yer var mı?

İncirlik’e konuşlanan bu şeytani güç, Batı Asya’daki/Ortadoğu’daki diğer üsleriyle birlikte her yıl, her gün yeni bir kumpasın, yeni bir fitnenin merkezi olmuştur.

Bu üsler; Irak, Libya, Afganistan, Suriye, İran gibi saldırı ve işgallerde doğrudan yer almıştır.

Bu üsler, Siyonist İsrail’e doğrudan destek vermiştir.

Bu üsler İslami direniş hareketlerini ve diğer antiemperyalist oluşumları doğrudan hedef almıştır.

Bu üsler Türkiye başta olmak üzere Batı Asya/Ortadoğu ülkelerinde darbeler tertip etmiş, her tür siyasal müdahalede büyük rol oynamıştır.

Bu üsler küresel kapitalizmin bölge jandarmalığını yapan yeni tür bir polis gücü olmuştur

Şimdi halkımıza soruyoruz:

Bunca fitnenin merkezi olan üslerin Anadolu topraklarında ne işi var?

Bütün dünyayı ateşe veren ve mazlumların baş belası olmayı ısrarla sürdüren Büyük Şeytan, nasıl oluyor da İncirlik beldemizde barınabiliyor?

Her gün bağımsızlık nutukları atan yöneticiler, resmî propagandalar bizim bu hakikati görmediğimizi mi sanıyorlar?

Kan gölüne çevirdikleri Batı Asya/Ortadoğu coğrafyamızdan yükselen çığlık ve feryatların İncirlik’e değmediğini mi sanıyorlar?

Kardeşler,

Bizler 71 yıldır Anadolu’nun bağrına bir hançer gibi saplanan bu üssün bir an önce kapatılması çağrısıyla buradayız!

Ümmetin, halkların tescilli katili emperyalist zalim Amerika’ya karşı coğrafyamızı özgürleştirmek temel şiarımızdır. Bütün Müslümanların, bütün antiemperyalist çevrelerin aynı duyarlıkla ve yoğun olarak bu çağrıyı paylaşmaları, bu isyana katılmaları gerekmektedir!

Hem işgal ve sömürüden, bağımsızlık ve özgürlükten bahsedip hem de 71 yıldır süren doğrudan işgal gerçeğiyle yüzleşmemek kabul edilemez!

90 tane atom bombasının olduğu bir üsse ev sahipliği yapan bir ülkenin bağımsızlığından, onurundan dolayısıyla da herhangi bir İslam kardeşliğinden bahsedilemez!

O hâlde yapılacak şey bellidir:

Büyük Şeytan Amerika bir an önce İncirlik’ten, Türkiye’deki bütün noktalardan defedilmelidir!

Değerli halkımız,

Emperyalist ağlar hayatımızı, coğrafyamızı öylesine kuşatmış ki hangi kötücül gelişmeyi işleyeceğimizi şaşırabiliyoruz!

Şimdi de Türkiye’nin NATO üyeliğinden bahsedelim.

74 sene önce, 18 Şubat 1952’de Türkiye, batı kapitalizminin jandarması olan NATO’ya üye oldu.

İşbirlikçi siyasetler Türkiye’nin emperyalist blok içine çekilmesine onay verdi.

Türkiye tam 74 yıldır bu emperyalist jandarma gücünün içinde yer alıyor.

Soğuk savaş yıllarından bugüne emperyalist efendilerin koçbaşılığını yapıyor.

Küresel zalimlerin İslam dünyasına, Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya vaziyet ettiği bir ileri karakol görevini îfa ediyor.

Arkadaşlar,

Küresel efendilerin yağma ve sömürü örgütü olan emperyalist şebeke NATO’nun ne olduğunu biz Afganistan’dan, Libya’dan, Irak’tan, Suriye’den, Gazze’den ve en son İran’dan çok iyi biliyoruz.

Bugün topraklarımız eli kanlı fesat örgütü NATO’nun üsleriyle dolu.

NATO kara karargâhı biliyorsunuz İzmir’de!

NATO Radar Üssü Malatya-Kürecik’te!

NATO Deniz Unsur Komutanlığı Boğaz’da, Beykoz’a kuruluyor!

NATO Kolordusu ise Adana’da kurulacak!

İrili ufaklı çok sayıda üs de yönünü İslam coğrafyasına, Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya dönmüş durumda!

Bu durumda biz ya doğrudan Büyük Şeytan Amerika’nın ya da onun İngiltere, Fransa gibi müttefikleriyle önderlik yaptığı terör şebekesi NATO’nun saldırı üssüne dönmüş olmuyor muyuz, sorarız size?

Kendi ülkesini özgürleştirmekten aciz bir çaresizliği ancak unutmuş gibi yapıyoruz.

Bu emperyalist ittifaklara ve askerî üslere teslimiyetimizi hatırlamak istemiyoruz.

Bu durumda başta İslami çevrelere seslenmek gerekiyor:

Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun her bir yanına özgürlük götürmede çok istekli olan söylemlerinizde kendi coğrafyanızın fiilî işgaline karşı neden birkaç cümle yer bulamıyor?

Kıymetli halkımız,

Biz, yeryüzünde fitne çıkarıp halkları katleden, coğrafyaları yağmalayan katil şebekelerden ve onlarla iş tutanlardan uzağız.

Türkiye’nin, küresel kapitalizmin, emperyalizmin jandarması NATO’dan bir önce çıkması için elimizden geleni yapmalıyız.

İncirlik başta olmak üzere Büyük Şeytan Amerika’nın Anadolu’daki üslerini söküp atmak öncelikli sorumluluklarımız arasına girmelidir.

Âlemlerin Rabbi olan Allah bizim zalimlere karşı olmamızı, mazlumlardan yana saf tutmamızı istemektedir.

Şüphesiz ki Allah zalim bir topluluğu hidayete erdirmez!

Kıymetli İstanbul halkı,

Az evvel bahsettik, şimdi biraz açalım:

Emperyalizm ve Siyonizm’in İran’a saldırısını fırsata çevirerek Türkiye içindeki gücünü ve etkisini iyice artıran NATO, peşi sıra Türkiye’de yeni üsler ve karargâhlar kurma hazırlığına girişmiştir.

Boğaz’ın kalbinde, hemen az ilerimize, komşu ilçemiz Beykoz’da, Anadolu Kavağı’na emperyalist bir karargâh olarak NATO’nun taşeron komutanlığı kurulacak!

Yani NATO’nun taşeronu olacak bu üs, Karadeniz’i bir savaş denizi yapacak!

Bu komutanlık Ukrayna’yı koruma bahanesiyle kurulan askerî koalisyona bağlı olacak. İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği bu koalisyonun ağırlığını NATO ülkeleri oluşturuyor.

Diğer bir yandan NATO’nun Batı Asya’ya müdahale için hazırlıkları kapsamında Adana’da kolordu kurma hazırlığı içinde olduğunu öğrendik.

Adana İncirlik’teki Amerikan güçlerinin yanı sıra bir NATO kolordusunun kurulması ancak ve ancak Anadolu’nun, Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun tam ve kesin olarak işgalini hedeflemektir!

Yıllardır hazırlığı yapılan NATO kolordusunun, 2023 NATO Güneydoğu Bölgesel Plânı’nda kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Değerli halkımız,

Tavrımızı Üsküdar’dan peşinen ilan edelim:

Beykoz’daki NATO deniz üssünün de Adana’daki NATO kolordusunun da kurulmasına izin vermeyeceğiz; bunun için sonuna kadar direneceğiz!

Bu vesileyle NATO sevdalısı AKP iktidarına sesleniyoruz:

ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan saldırılarında, Gazze soykırımında bu katillere çalışan Kürecik NATO Radarını kapatmadınız, aksine sürekli olarak NATO’ya bağlılık deklare ettiniz!

Kürecik NATO Radarını kapatın, Beykoz ve Adana’da yeni NATO unsurlarının yerleşmesine ön ayak olmayın!

Temmuz ayında Ankara’da toplanmayı plânlayan bu katil ve işgalci sürüsüne ev sahipliği yapmayın! Unutmayın ki tarihe, halklara ve en önemlisi de Allah’a vereceğiniz hesabınız kabarıyor!

Kıymetli halkımız,

NATO, halkın sağlık hizmetlerine de göz dikiyor!

NATO, gerekli gördüğünde, örneğin sivil sağlık hizmetlerinin elindeki kan stoğunu asker personel için kullanabilecektir.

İnsan hayatının merkezinde bulunan sağlık hizmetlerini silah sistemleriyle eşdeğer önemde gören yetkililerce militarize edilen sağlık hizmetleri, NATO üyeliğinin “yük paylaşımı” görevi savaş durumunda hızla ‘kaynak paylaşımına’ dönüştüğünde, kime ne kadar ulaştırılacak?

Şimdi bir ülke düşünelim:

Emperyalist-kapitalist sistemin “üst sıralarında” bulunmasa da iktidarlar tarafından ne pahasına olursa olsun ittifakın içerisinde tutulan, ekonomisi oldukça ‘kırılgan’, sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin zaten ağır aksak yürüdüğü ancak kalabalık bir askerî/sivil nüfusa sahip bir ülke; böyle bir senaryoda kaç yıl değil, kaç ay tutunabilir ve müttefiklerinden hangisi böyle bir enkazın kurtulması için omuz verecek cesarete sahip olabilir?

NATO zirvesi şirktir, ihanettir!

Evet, NATO, bütün boyutlarıyla bir yıkım örgütüdür.

Şimdi bu yıkım örgütü, küresel emperyalist şef Trump’ın da katılımıyla Ankara’da zirve yapacak!

Bu zirvenin ev sahibi ise İslamî kimliği sonuna kadar istismar eden AKP iktidarı olacak!

Aynı anda hem küresel şeytanlara hem Allah’a boyun eğilir mi?

Ya Âlemlerin Rabbi Allah’a teslim olursunuz ya da tâğutlara, küresel şeytanî düzene!

Cenâb-ı Allah, Âl-i İmrân sûresi 160. ayette “Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” buyurmaktadır.

Birtakım vehim ve kaygılarla ABD’nin, NATO’nun yanında durmak dînen merdûddur, haramdır!

Kıymetli dostlar,

İran ve Gazze’deki katliam ve yıkımın baş sorumlusu olan Büyük Şeytan ABD’nin başkanı katil ve sapkın Trump’ın Ankara’ya gelmesi, bütün bir memleket adına utanç vericidir! Halkımız bu utanca karşı ayağa kalkmalıdır!

Biz buradan, Üsküdar’dan bütün halkımıza, iş birlikçi iktidara, dünyanın bütün halklarına sesleniyoruz:

“Katil Trump, defol! Katil NATO, defol!”

EĞİTİM İLKE-SEN

SAĞLIK İLKE-SEN

TOKAD

SAĞLIK İLKE-SEN

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x