Connect with us

Haberler

Salgın Süreç Yönetimine Tepkiler Sürüyor

Yayınlanma:

-

İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası (Sağlık İlke-Sen) bir açıklama yayımlayarak koronavirüs salgını sürecinde sorumluluklarını yerine getirmeyen yetkilileri, iktidarı eleştirdi. Sağlık çalışanlarının süreçte sahipsiz bırakıldığı ve emekçi kitlelere zorla çalışmanın dayatıldığı vurgulanan açıklamanın tam metni şu şekilde:

Yetkililer Sorumluluğu 84 Milyona Yıkarak Sorumluluktan Kaçamazlar!

Koronavirüs salgınında ülkedeki durum kötüleşirken sağlık çalışanlarının yükü dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır.

Salgın yönetimi başından bu yana şeffaflıktan uzak, meslek örgütlerini dışlayan bir usulle seyretmiş, her an yeni uyarılar yapan Sağlık Bakanı, “lebâleb” dolu olmasıyla övünülen kongreler için tek kelime edememiş, sorumluluğu 84 milyona yayarak aradan sıyrılmak istemiştir.

Salgın sürecini yönetecek ekonomik yeterlilik, plânlama, şeffaflık ve iradeden yoksun iktidarın, yetkililerin işlerini lâyıkıyla yapamayınca sorumluluğu geniş halk kesimlerine yıkması kabul edilemez bir politikadır.

Bu ülkede milyonlarca emekçiye “lebâleb” dolu merdiven altı atölyelerde, sağlık ve emeklerinin değersizleştirildiği fabrikalarda açlık sınırlarında ücretlerle çalıştırılmaktayken sorumluluk atfedilemez, bu açık bir aymazlıktır! Tümüyle iflasa, çaresizliğe, kredi ve kira borçlarına terk edilip sahipsiz bırakılan esnafa sorumluluk yüklemek sorumsuzluğun en büyük örneğidir.

Sadece çalışmanın serbest olduğu yeni bir “serflik” hâli, tedbirleri sistematik bir halk sağlığı politikası olarak değil aksine sistematik bir baskı aracı olarak araçsallaştırmaktadır.

Salgının başından bu yana tabiri caizse kelle koltukta mücadele veren sağlık çalışanları özlük haklarından çalışma koşullarının iyileştirilmesine kadar herhangi bir olumlu adıma muhatap olmamış, bilakis istifa yasağı, esnek çalışmadan muaf olma, ölümle burun buruna süren çalışma dayatmalarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Personel yetersizliği had safhaya ulaşmıştır. Bütün bu tablo karşısında sağlık emekçilerinin pekişen yorgunlukları artık dirençlerini bitirme noktasına getirmiştir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sorumluluğu egemenlerin, iktidar sahiplerinin omuzlarından alarak geniş emekçi kitlelere yayması salgın sürecinin testten kapanmaya, eğitimden üretime, esnafın/halkın desteklenmesinden aşıya kadar hiçbir alanda başarılı bir yönetime sahip olamadığının açık ilanı ve yakın gelecekteki büyük fiyaskodan kurtuluşun bir manevrasından başka bir şey olmadığı açıktır.

Koronavirüs salgının ortaya çıkardığı olumsuzlukların üzerine kararlılıkla gidilmedikçe sahici bir çözüme ulaşmak mümkün değildir. Şeffaflıktan, farklı toplum kesimleriyle işbirliği ve dayanışmadan uzak politikalardan vazgeçilmedikçe salgın süreci daha büyük toplumsal felaketlere sebebiyet verecektir.

Şu kesindir ki, yetkililer sorumluluğu 84 milyona yıkarak sorumluluktan kaçamazlar!

SAĞLIK İLKE-SEN YÖNETİM KURULU

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Irkçı Saldırı ve Katliamlara Karşı Dayanışma Çağrısı

Yayınlanma:

-

EĞİTİM İLKE-SEN, ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ, TOKAD ve SAĞLIK İLKE-SEN ortak bir açıklama yayımlayarak ırkçı saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulundu.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Irkçı Saldırılara Karşı Dayanışmayı Yükseltelim!

Dün akşam saatlerinde (30.07.2021, 18:00 civarı) Konya Meram’da yaşayan Kürt Dedeoğlu ailesinin 7 ferdi silahlı saldırıya uğradı ve katledildi!

Ülkede günbegün artmakta olan ırkçı nefret dilinin, yalan haber ve dezenformasyonun ve istikrarlı siyasal ve hukuki ayrıştırıcı tutumun toplam bir sonucu olan bu saldırıyı şiddetle kınıyor, failleri lânetliyoruz ancak ırkçılığa ve açıkça katliama dönüşmüş faşizanlığa karşı sadece kınamaların yetersiz olduğu gerçeğinin de gün gibi ortada olduğunun farkındayız.

Kürt halkına yönelik bu ırkçı saldırılara karşı barış, kardeşlik ve adaletten yana olan herkesin dayanışma içinde olması bir zorunluluktur.

Son günlerde özellikle ülkenin yoğun siyasal gündemini depolitize etmek için ortaya saçılan ırkçı nefret söylemlerinin sayısındaki artış hem Kürt halkına, hem de bir başka dezavantajlı grup  olan mültecilere yönelik tehditleri artırmaktadır. Adaleti savunan herkes bu konuda uyanık ve müteyakkız olmalıdır. Kamusal otoriteyi işgal edenlerin sorumsuzluğu ise tehdidin boyutunu daha da artırmaktadır. Bu nefret diline ve şiddete karşı ortak yaşama iradesi ve adalet mücadelesini öne çıkaran herkes birlikte mücadele etmelidir.

Herkes bilmelidir ki arz Allah’ındır, diller ve renkler Allah’ın ayetleridir. Irkçılık ve nefret ise Şeytanın işidir. Şüphesiz ki Allah iyilik ve adaleti emreder, kötülük ve zorbalığı yasaklar.

EĞİTİM İLKE-SEN

ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ

TOKAD

SAĞLIK İLKE-SEN

Devamını Okuyun

Haberler

Kürtlere Yönelik Irkçı Saldırılara Tepkiler Sürüyor

Yayınlanma:

-

Kürtlere yönelik öldürmelere varan linç girişimlerine tepkiler sürüyor. Adıyaman, Dersim, Muş, Ağrı, Diyarbakır, Siirt, Batman, Hakkari, Şanlıurfa, Bingöl, Kars, Şırnak, Bitlis, Mardin ve Van baroları “Kürt kimliği ve Kürtçe diline ilişkin her türlü ırkçı saldırılara zemin hazırlayan ve toplumsal barışı zedeleyen açıklamalardan vazgeçilmesini, saldırılarla ilgili ivedi ve etkin bir şekilde bütün yönleriyle soruşturmanın yürütülmesini” talep eden bir açıklama yayımladı.

İHD Diyarbakır şubesi de ayrımcı ve ötekileştirici dilden vazgeçilmesini talep ederken “cezasızlık sona erdirilmeli” çağrısında bulundu.

TOKAD da yaptığı açıklamada Kürt halkına dönük ırkçı saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulundu.

TOKAD açıklamasının tam metni şu şekilde:

Kürt Halkına Dönük Irkçı Saldırılara Karşı Dayanışmayı Pekiştirelim!

Ülkenin farklı şehir ve bölgelerinde inşaat ya da mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan veya mukim Kürt emekçilere ve ailelere dönük ırkçı saldırılar sürmektedir.

Egemen faşizan siyasal söylemin bu saldırıları motive etmedeki payı büyüktür. Yasalar nezdinde mezkûr saldırganlıkların cezasız kalması da linç kültürüne yol veren önemli bir faktördür.

Kürt halkına dönük bu saldırılara karşı harekete geçmeyen kamu vicdanı ve devlet otoritesine karşı tek yol barış, kardeşlik ve adaletten yana duranların dayanışmayı pekiştirmesidir.

Ortak yaşamı zehirleyen ve ülkeyi yaşanmaz hâle getiren bu şeytani tavırlara karşı herkesi sorumluluk bilincine davet ediyoruz.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve köklü bir sorun olarak vâr olagelen Kürt meselesini adalet temelinde çözmek için adım atmayan siyasal iradenin bu çerçevede ortaya çıkan her türlü kötülükten birinci derecede sorumlu olduğunu tekrar hatırlatıyoruz.

Şüphesiz ki Allah Adaleti emreder, kötülük ve zorbalığı yasaklar.

TOKAD

(Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği)

Devamını Okuyun

Haberler

Sedat Yenigün’ü Katleden Karanlık Derinleşiyor

Yayınlanma:

-

İslami düşünce ve siyasetin her türlü kirlilikten arınması için mücadele eden Sedat Yenigün’ün şehadetinin üzerinden 41 yıl geçti.

O günden bu yana Türkiye’nin fail-i meçhuller karnesi kabarırken Şehit Yenigün’ün kendisine karşı mücadele verdiği siyasal-düşünsel iklim varlığını pekiştirdi.

Bu vesileyle İslami Hareketin öncülerinden şehit Sedat Yenigün’ü rahmetle anıyoruz.

YeniPencere 

Devamını Okuyun

GÜNDEM