Connect with us

Haberler

DTÖ’nün Açlığa Mahkûm Eden Serbest Ticaret Politikalarına Karşı Seferberlik Çağrısı

Yayınlanma:

-

13 – 15 Haziran 2022 tarihleri arasında DTÖ Bakanlar Konferansı Cenevre’de yapıldı. Küresel çiftçi örgütü La Via Campesina (Çiftçi Yolu) üyeleri konferansın yapıldığı tarihlerde bir araya gelerek DTÖ ve Serbest Ticaret Anlaşmalarına karşı Cenevre’de protesto etkinlikleri düzenlediler. La Via Campesina, DTÖ Bakanlar Konferansı öncesi, dünya çapında köylülüğü önemli ölçüde zayıflatan ve çok uluslu şirketlerin kaynakları gaspını amaçlayan neoliberal politikalara ve serbest ticaret dayatmasına karşı aşağıdaki çağrıyı yaptı.

 DTÖ Bakanlar Toplantısına Karşı Seferber Olma Çağrısı

Haziran 2022, Cenevre, İsviçre

Çeviri: İlkay ÖZ

1995 yılında DTÖ’nün kurulmasından bu yana La Via Campesina, köylülüğü yok eden ve dünya çapında yerel gıda sistemlerini istikrarsızlaştıran serbest ticaret politikalarını afişe etmektedir. Seattle’dan (1999) Cancun’a (2003), Hong Kong’dan (2005) Buenos Aires’e kadar (2017), büyük şirketlerin ve milyarderlerin çıkarlarına hizmet eden bir serbest ticaret düzeninin dayatılmasına karşı mücadele ettik. 10 Eylül 2003’te, Meksika’nın Cancun kentindeki DTÖ Bakanlar Toplantısına karşı düzenlenen bir protesto sırasında, Kore Köylüler Birliği’nden bir köylü Lee Kyung-Hae kendini bıçaklayarak hayatını feda etti. Bu trajik olay, DTÖ’nün ve ticaretin serbestleştirilmesinin dünya çapında milyonlarca köylünün yaşamı üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya çıkardı.

Seferberliklerimiz serbest ticaret müzakerelerinin engellenmesini mümkün kıldı. 2005 yılında Hong Kong’da gerçekleştirdiğimiz büyük seferberlikten sonra, 2001 yılında başlatılmış Doha Kalkınma Gündemi askıya alındı ve özellikle tarım alanında yeni bir büyük DTÖ anlaşması kabul edilmedi. Bununla birlikte, DTÖ ülkeleri daima pazarlarını çok uluslu şirketlere açmaya zorlayan ve köylü ekonomisi lehine olacak iddialı kamu politikalarının uygulanmasını engelleyen 1994 yılındaki Marakeş anlaşması temelinde kurulmuştu. Ayrıca ikili ve bölgesel serbest ticaret anlaşmaları çoğalmıştı.

Serbest ticaret politikaları köylülüğü yok ediyor!

Neoliberal politikalar ve serbest ticaret dayatması, dünya çapında köylülüğü önemli ölçüde zayıflattı. Bunlar ülkeleri ihracat ürünlerine öncelik vermeye ve kendi nüfuslarını beslemek için ithalata bağımlı olmaya zorlamaktadır. Köylülerin ve yerel toplulukların zararına olacak şekilde, çok uluslu şirketlerin kaynakları gaspını artırmaktadır. Bunlar monokültür işletmeleri, ormansızlaşmayı, aşırı toprak ve su kullanımını ve biyoçeşitliliğin azalmasını teşvik ederek iklim krizinin alevlenmesine katkıda bulunmaktadır.

Bugün, COVID-19 salgınıyla, küresel ısınmayla bağlantılı ekstrem olaylarla ve Ukrayna’da ve başka yerlerdeki savaşla birlikte, halkların gıda güvencesini uluslararası ticarete ve çok uluslu şirketlere bağımlı hale getirmenin suç olduğu açıktır. Buna son verilmeli. DTÖ tarımı terk etmeli. Gıda egemenliği, her ülkede ve uluslararası düzeyde tarım ve gıda politikalarının temeli olmalıdır.

DTÖ Bakanlar Konferansı 13-15 Haziran 2022 tarihleri ​​arasında Cenevre’de gerçekleştirilecek. DTÖ, eşitsizlik, açlık, aşırı yoksulluk, savaşlar ve benzersiz bir salgınla boğuşan bir dünyada geçerliliğini yeniden kazanmaya çalışıyor.

La Via Campesina, sivil toplumu bu örgütü afişe etmek ve halkların gıda egemenliğini savunmak için seferber olmaya çağırıyor. Kırsal bölgelerin sesini bakanlar toplantısının merkezine taşıyacak bir dizi halk seferberliği organize edebilmek için bu hafta Cenevre’de olacağız.

Gıda; yalnızca parası yetenlerin yiyebileceği, kuralsızlaştırılmış piyasanın kaprislerine ve fantezilerine tâbi olamaz!

La Via Campesina ayrıca tüm üyelerini ve müttefiklerini -10 ila 15 Haziran tarihleri ​​arasında- halka açık toplantılar, konferanslar, gösteriler, fuarlar düzenlemeye, açıklama ve basın bültenleri yayınlamaya ve serbest ticaret anlaşmalarıyla DTÖ politikalarının kent ve kırdaki küçük üreticiler üzerindeki etkisini ortaya koymaya çağırıyor.

Bizler, DTÖ ve Serbest Ticaret Anlaşmalarına Karşı Uluslararası Eylem Günü’nde bizim için yani köylüler, yerli halklar, tarım işçileri, göçmenler, balıkçılar ve çobanlar için tek kalıcı çözümün ve tarihsel olarak savunduğumuz tek çözümün DTÖ ve Serbest Ticaret Anlaşmalarının tarım hakkındaki herhangi bir tartışmanın dışında kalması olduğunu yineledik. Gıda, yalnızca parası yetenlerin yiyebileceği, kuralsızlaştırılmış piyasanın kaprislerine ve fantezilerine tabi olamaz.

BM İnsan Hakları Konseyi de Haziran sonunda Cenevre’de toplanacak. Bu, bütün dünyadaki köylü hareketleri açısından alternatif seçeneğin köylü haklarına dayanması gerektiğini doğrulamak ve Köylüler ve Kırsal Alanda Çalışan Diğer Kişilerin Hakları Bildirgesi’nin (UNDROP) uygulanması için gerekli yasal işlemleri talep etmek adına bir fırsat olacaktır.

Serbest ticaret açlığa mahkûm ediyor! DTÖ, tarlalarımızdan defol!

Kaynak: karasaban.net

Haberler

ÖYB’nin İslam Düşüncesi Atölyesi, el-Efendî’nin “Nasıl Bir Devlet?” Kitabıyla Tamamlandı

Yayınlanma:

-

Özgür Yazarlar Birliği’nin (ÖYB) tertip ettiği “Dr. Ertuğrul Zengin İle İslam Düşüncesi Atölyesi”, V. ve son programla tamamlandı.

Atölyenin beşinci programında Dr. Ertuğrul Zengin, Sûdanlı yazar Abdulvahap el-Efendî’nin “Nasıl Bir Devlet?” adlı kitabını müzakere etti.

Konuşma, video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

Haberler

Tezkere Karşıtı Eylemler Sürüyor: Filistin Dostu Yemen’e Dokunma!

Yayınlanma:

-

Filistin Eylem Komitesi (FEK), Üsküdar’da tertip ettiği bir protesto eylemiyle Mekke Antlaşmasının onaylanması için TBMM’ye sevk edilen tezkerenin reddedilmesini talep eden bir eylem düzenledi.

Eylem boyunca sloganlar atıldı, ajitasyon konuşmaları yapıldı. Eylemde, Arapça ve İngilizcesinin de okunduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

Emperyalizm ve Siyonizm ile Savaşan Filistin Dostu Yemen’e Dokunma!

Türkiye – Suudi Arabistan – Pakistan arasında imzalanan bir antlaşmanın onaylanmasına ilişkin teklif, TBMM Dışişleri Komisyonundan geçti ve önümüzdeki günlerde TBMM’de görüşülecek. Filistin dostu halkın gözünde meşruluk kazandırmak için Müslümanların kutsal kabul ettiği Mekke kentinin adı verilen anlaşma, Suudi Arabistan’ın Yemen halkına karşı sürdürdüğü saldırıda başka ülkelerden destek almasına elverişli koşullar içeriyor. “Mekke Antlaşması”nın ardından, anlaşmaya dayanarak Türkiye’nin de Suudi Arabistan’ın Yemen halkına karşı savaşına doğrudan askeri katılımının önünü açan tezkere de TBMM gündemine gelecek. Mısır parlamentosundan da Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı savaşında destek sunmaya yönelik bir tezkerenin aynı günlerde geçmiş olması herhâlde tesadüf değildir!

Bu gelişmeler, antlaşmayla nihaî amacı hususunda iktidar tarafından yapılan açıklamalarda ne denirse densin,  ABD’nin bölgede doğrudan hayata geçiremediği planların ABD güdümlü bölge politikaları izleyen ülkeler eliyle gerçekleştirilmesinin amaçlandığı yönünde birer göstergedir. Türkiye’nin Yemen’e karşı savaşa katılması bir adım ötemizdedir! Bir ülkeye yapılan saldırının diğer ülkelere de yapılmış sayılacağı bu antlaşma, hâlihazırda Suudi Arabistan’ın saldırılarına karşılık veren Yemen’i, Türkiye’nin askerî düşmanı olarak tanımlamaya açıktır ve böylece Türkiye’yi, Yemen halkına karşı süren saldırıya askerî olarak katılmaya zorlayacak bir araç niteliğindedir.

Son yıllarda Filistin halkının maruz kaldığı soykırım ve şiddetli saldırıların karşısında Filistin direnişine ve halkına önemli destek sağlayan Yemen’e karşı kurulacak bu ittifak, olsa olsa Siyonizme ve emperyalizme hizmet edecektir. Hatırlatılması gerekir ki Yemen direnişi, Filistin halkının maruz kaldığı soykırım yılları boyunca Filistin halkına yönelik saldırganlığı hafifletmek ve Siyonist rejimin soykırımı sürdürmesi için gerekli olan koşulları ortadan kaldırmak maksadıyla ağır bedeller ödeyerek Filistin halkının kalkanı olmak için Lübnan cephesinden sonra ilk hareket eden odaklar arasında olmuştur. Yemen, soykırım süreci boyunca, Babülmendep Boğazı’ndan Siyonist rejime herhangi bir geminin geçmesini engelleyerek ve eylemleriyle işgal devletinin Ben Gurion havaalanının birçok kez çalışmasını durdurmayı başararak İsrail’e karşı denizden ve havadan gerçek bir ambargo uygulanmasını sağlamıştır.

Filistin’e verilen bu destek, bedelsiz kalmamıştır. Soykırım süreci boyunca Siyonist devlet, Yemen’e karşı birçok saldırı düzenlemiş, Yemen halkının canından ve kaynaklarından bedeller ödemesine neden olmuştur. Buna rağmen Filistin’e olan desteğini bir gün bile durdurmayan Yemen, daha sonrasında Mart-2025’te başlayan ve yüzlerce Yemenlinin ölümüne neden olan ABD ve İngiltere’nin 50 günü aşkın süren ortak bir operasyonuna maruz kalmıştır. Yemen’i, Filistin halkını desteklemekten geri durduramayan bu saldırı, başarısızlıkla sonuçlanmış ve ABD’yi Yemen’le anlaşma yapmak zorunda bırakmıştır.

Tüm bu süreçler boyunca Yemen, Suudi Arabistan’ın kuşatması altındaydı ve Filistin’e desteğini zor koşullara rağmen sürdürdü. Geçtiğimiz aylarda kuşatmayı kırmak için harekete geçen Yemen, Suudi Arabistan’ın saldırısına maruz kaldı. Filistin’de soykırım süreci başlamadan önce de Yemen, bu duruşundan dolayı ABD’nin güdümünde hareket eden Suudi Arabistan’ın yoğun saldırganlığına maruz kalmış ve ağır bir kuşatmayla, açlıkla sınanmıştı. Emperyalizmin ve Siyonizm’in bölgedeki plânları ve emellerine karşı temel bir direniş odağı oluşturan ve Filistin halkının gerçek dostu olan Yemen halkını hedef alan süregiden saldırganlık bölgemizde barışa değil Siyonizm’e hizmet etmektedir.

Siyonist rejime karşı Türkiye’nin hamasî söylemlerle dile getirdiği fakat hiçbir zaman uygulamadığı ambargoyu ağır bedellere rağmen uygulayan Yemen halkına karşı kurulan bu ittifak, reddedilmelidir! 2003 yılında ABD’nin Irak’a saldırısında Türkiye topraklarının ve silahlı kuvvetlerinin kullanılmasına yönelik tezkerenin TBMM’de onaylanmasına engel olan toplumsal itiraz, bugün de yükselmektedir! Gündemdeki tezkerenin TBMM’den geçmesi engellenmelidir. Tüm siyasî örgütleri, toplumsal hareket ve güçleri bu anlaşmanın geçmemesi için harekete geçmeye çağırıyoruz. Elimiz, Filistin dostu Yemen halkının kanına bulanmadan harekete geçmeliyiz.

Siyonizm’e ve emperyalizme hizmet eden bu anlaşma durdurulmalıdır!

Halkımızın kalbi, emperyalizm ve Siyonizme direnen bölgemşz halklarının yanındadır.

Siyonizm ve emperyalizmle savaşan Yemen halkının yanındayız!

#TezkereyeHayır

#YaşasınYemenDirenişi

#kahrolsunemperyalizm

#YıkılsınSiyonistİsrailDevleti

Filistin Eylem Komitesi

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

Üsküdar’da Tezkere Eylemi: Suudi Amerika İle İttifakı Savunan Tezkereye Hayır!

Yayınlanma:

-

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x