Connect with us

Haberler

Aaron Bushnell, Ankara’da Anıldı

Yayınlanma:

-

Gazze’deki katliam ve soykırımı protesto etmek için siyonist rejimin Washington büyükelçiliği önünde kendini ateşe veren ABD Hava Kuvvetleri personeli Aaron Bushnell için ABD Ankara büyükelçiliği önünde NOW OVER hareketi tarafından 05 Mart 2024 günü bir anma programı gerçekleştirildi.

Etkinlikte okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:

Herkese hayırlı günler diliyoruz. Direnen Gazze’ye ve güzel insan Aaron’a selam olsun!

Aaron’un yaktığı ateş, başta Amerikan’da olmak üzere bütün dünyada bahar rüzgârları estirmiştir.

25 Şubat 2024 tarihinde “Artık soykırıma iştirak etmeyeceğim!” diyerek kendisini ateşe veren Aaron Bushnell, sadece Gazze için değil, Siyonist kuşatma altında olan Amerikan halkı için de özgürlük ateşini yakmıştır.

Yaptığı eylemi ve canıyla ödediği bedeliyle “Filistinlilerin, işgalcilerin elinde yaşadıkları karşısında benim eylemim çok da büyük bir şey değil!” diyerek suç ortağı olan Amerikan yönetimi başta olmak üzere bütün dünyaya güçlü bir mesaj vermiştir.

Bugün burada, Aaron Bushnell’i anarak onun benzersiz mesajını yaymak ve dünya halklarının bütün tepkilerine rağmen artarak devam eden Gazze’deki soykırımı protesto etmek için bulunuyoruz.

Her ne kadar “iyi polis” rolünü oynayıp ateşkes sürecini işletiyor gözükse de, aklımızla ve onurumuzla alay edercesine uçaktan yardım kolileri fırlatsa da, İsrail’in uyguladığı bu bariz soykırımın bir numaralı suç ortağı Amerika’dır! İki numaralı suç ortağı olan Avrupalı emperyalistleri de hatırlatmadan geçmemeliyiz tabii.

Bütün dünyanın gözlerine baka baka BM’de ateşkes kararlarını veto eden Amerika Birleşik Devletleri’nin, bir an önce siyonist lobinin talimatlarıyla hareket etmeyi terk edip İsrail devletinden askeri/ekonomik/siyasi her türlü desteğini çekmesini ve bu soykırıma hizmet etmeyi bırakmasını istiyoruz.

Aaron Bushnell, fiili mesajıyla herkesin bildiği ve Gazze soykırımıyla aşikâr olan gerçeği, zihni ve gönlü açık olan herkese güçlü bir şekilde tekrardan iletmiştir. Batı devletlerinin ikiyüzlülüklerini, siyonist lobinin dünyayı nasıl esir aldığını, İslam toplumları yöneticilerin zavallılıklarını ifşa etmiştir. Halklar, çaresizlik içinde çırpınarak esaretlerinin farkına varmıştır. Biliyoruz ki Gazze’nin ve Aaron’un yaktığı ateş bütün dünyayı aydınlatacaktır!

İsrail, tarihî derin ilişkileri olan Amerika’yla birlikte her gün yeni bir katliam yapmakta, burada saymakla bitiremeyeceğimiz soykırım tanımı içerisindeki bütün aşamaları uygulamaktadırlar. Halkların iradelerinin aksine, birbirlerini besleyip dünyada terör estirmektedirler. Amerikan halkının geleceğini gasp edip yöneticilerini peşine takmış olan Siyonizm, yüz yıllardır dünyayı kıyamete sürüklemektedir. Güçlü devletleri kontrol ederek diğer devlet ve kurumları da esir almış bu illet, özgür dünyanın önündeki bir numaralı engeldir.

Beş aydır dünyanın her yerinde, her gün gösterilen tepkiler ortadadır. Tepkileri arttırmakla birlikte, Aaron’un gönderdiği mesajı alıp özgürleşme yolunda ilerlemek için çağrıda bulunuyoruz. 25 yaşındaki bu Amerikalı genç, başta kendi halkı için, sonra da bizler için özgürlük kapısını aralamıştır. Elbette cesareti olan kitleler bu kapıdan girip özgürleşecektir, buna inanıyoruz!

Bu özgürlük ihtiyacı aslında kendimiz içindir; Gazze’de olanlar ve Aaron bizleri özgürleştirmeyecekse asıl o vakit ödenen bedeller boşa gidecektir. Bizleri çepeçevre sarmış olan dünyalıklara, alıştırıldığımız konfor alanlarımıza, siyonizme ve küresel hegemonyaya karşı özgürlüğümüzü ilan edelim. Bu sayede hem Gazze, hem de insanlık kazanmış olacaktır.

Onurlu halkların tepkileriyle yarın, hep beraber insanca yaşayacağımız huzurlu/güvenli/aydınlık sabahlara uyanmak dileğiyle…

İnşallah Özgür Filistin, özgür dünyayı yeşertecektir!

Haberler

NATO Zirvesine Karşı Beşiktaş Nöbeti: NATO’nun Askeri Olmayacağız

Yayınlanma:

-

Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesine ve zirve nedeniyle Ankara’ya geleceği söylenen Trump’a karşı protestolar devam ediyor.

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği de 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan söz konusu organizasyona karşı sürdürdükleri nöbetlerinin dördüncüsünü 01 Temmuz 2026 Çarşamba günü Beşiktaş İskele (Barbaros) Meydanında yaptılar. Eylemde, Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması, NATO zirvesinin iptal edilmesi talep edildi ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılması istendi. Ayrıca Beykoz’a kurulacak NATO Deniz Unsurları Komutanlığı ile Adana’da konuşlandırılacak NATO kolordusu protesto edildi, bu üslerin işgali pekiştirdiği savunuldu.

İran ve Gazze’deki katliam ve yıkımın baş sorumlusu olan Büyük Şeytan ABD’nin başkanı katil ve sapkın Trump’ın Ankara’ya gelmesinin bütün bir memleket adına utanç verici olduğu dile getirilen açıklamada halkın bu utanca karşı ayağa kalkması istendi ve NATO zirvesi nedeniyle Ankara’nın yasaklarla bir hayalet kente çevrildiği kınandı.

Eylemde okunan açıklamada NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltı ve tutuklamalara da değinildi ve şu sözlere yer verildi:

“Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da, sabah erken saatlerde çok sayıda eve baskın düzenlendi.

Ankara Valiliğinin zirve kapsamında aldığı yasak kararlarının ardından yapılan operasyonlarda NATO protestoları örgütleyeceği düşünülen 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

Yine geçtiğimiz gün Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katıldığı NATO Parlamenter Zirvesi’ni protesto eden en az 100 NATO karşıtı, göz altına alındı.

Açıkça ifade etmek gerekir ki bu baskınlar, NATO’ya dikensiz bir gül bahçesi sağlama operasyonudur!

İnsanlığa ölüm, yıkım ve savaş dışında hiçbir şey vaat etmeyen NATO’ya karşı çıkanları susturmak istiyorlar. Efendilerine tek bir ses dahî yükselmesin diye ve halkların katillerini kırmızı halılarla karşılayıp rahatça ağırlayabilmek için baskı ve gözaltılarla ön almaya çalışıyorlar.

Ancak bilmeleri gereken bir şey var: Görülmemiş güvenlik tedbirleriyle, gözaltılarla, baskı ve operasyonlarla NATO karşıtı mücadeleyi durduramayacaklar.

Mazlum ve mustazaf halkların kanı üzerinden kurulan savaş politikalarına karşı mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. NATO’ya da onun işbirlikçilerine geçit vermeyeceğiz!”

Eylem boyunca, “NATO’cu AKP Hesap Verecek, Bu zirve yapılmayacak/ TRUMP-NATO defolacak/ ABD NATO üsleri/ Hemen şimdi kapanacak, NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür, Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil Trump Türkiye’den Defol, Katil NATO Türkiye’den Defol, NATO Zirvesi İhanettir, Anadolu NATO’ya Mezar Olacak!”” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemin video kaydı, linkten takip edilebilir.

Facebook bağlantı linki

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

Mehmet Ali Başaran’dan Yeni Anlatı: “Uzun Bir Cumartesi”

Yayınlanma:

-

Yeni Pencere yazar ve editörlerinden Mehmet Ali Başaran’ın “Uzun Bir Cumartesi” adlı kitabı okuyucuyla buluştu. Otobiyografik bir hat üzerinde ilerleyen anlatı, en az 25 yıllık bir arka plâna sahip. Aynı zamanda avukat olan Mehmet Ali Başaran, bu kitapta kendine ve okuruna adeta ifade verir gibi geçmişin bir muhasebesini yapıyor.
Kitabın arka kapak yazısı ise şöyle:
“Mehmet Ali Başaran hukuk ve edebiyatın kestiği yerlerde çiçeklenen hikâyelerle çıkıyor okurun huzuruna.
Bazen tek başına bazen sanıklarla yan yana. Bu, bir yazarın büyüme yolculuğu aynı zamanda.
“Uzun Bir Cumartesi” başta hikâye, deneme ve röportaj olmak üzere farklı anlatı türlerinden oluşuyor. Yazar; öğrenci evlerinden üniversitelere, eylemlerden cezaevlerine, arka sokaklardan ıssız sapaklara geçip gidiyor. Okuru, Türkiye’nin yakın tarihinden kendi hafızasının kıyılarına uzanan bir atlı gezintiye davet ediyor.
Türkiye’de yargılanıyorsanız şüpheden genellikle devlet yararlanır. Bir Mehmet Ali Başaran kitabına yaslanıyorsanız şüpheden de şiirden de özellikle siz yararlanırsınız.”
“Uzun Bir Cumartesi”, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) tarafından yayımlanıyor ve 450 sayfadan oluşuyor.
YeniPencere

Devamını Okuyun

Haberler

Mısralara Yaslanan Bir Yol Haritası: Ahmet Örs’ün Şiir Tahlilleri Kitabı Çıktı

Yayınlanma:

-

Sitemiz yazar ve editörlerinden Ahmet Örs’ün “Şairi Devrime Çağırmak-Şiir Tahlilleri” kitabı, Tasfiye Kitaplığı tarafından yayımlandı.

Kitapta tahlilleri yapılan şiirler, şairleriyle birlikte şu şekilde sıralanıyor:

İsmet Özel – “Muş’ta Bir Güz İçin Prelüdler” ve “Aynı Adam”,

Cahit Külebi – “Tokat’a Doğru”,

Ece Ayhan –  “Meçhul Öğrenci Anıtı”,

Erdem Bayazıt – “Sürüp Gelen Çağlardan”,

Ali Emre – “Nuh’un Dağa Çıkan Oğlu İçin Takdir Belgesi”,

Necip Fazıl Kısakürek – “Destan”,

Fazıl Hüsnü Dağlarca – “Siyah ve Karanlık”,

Yahya Kemâl – “Rindlerin Akşamı”,

Metin Önal Mengüşoğlu’nun – “Babam, Köylüler ve Tren”,

Mustafa Celep – “Mecburi İstikamet”,

Yavuz Bülent Bâkiler, “Sivas’ta Yoksul Çocuklar”,

Rıfat Ilgaz – “Alişim”,

Nazım Hikmet – “Kerem Gibi”,

M. Sadi Karademir – “Savaş Uçakları Yuva Yapmazlar”.

Bu şiirlerin tahlillerinin yanı sıra kitapta, iki de şiir eleştirisi var:

“Sosyal Adalet Söyleminin “Erbain”deki Evrimi” ile “Erdem Bayazıt Şiirinde Şehir: Madenî Böğürme”.

Kitabın girişinde ve arka kapağında ise şu kısa izah yer alıyor:

MISRALARA YASLANAN BİR YOL HARİTASI

On dört şairi, hayatı kıskıvrak yakalama niyetindeki şiirleriyle ağırlayan bu kitap; evet, üst başlığı ile kendine devrimci bir alan açmak amacındadır edebiyat âleminde: Bir “Direnen Edebiyat” meydan okumasıdır bu! “Şairi Devrime Çağırmak”, şiir tahlillerini her iki cenâhı da gözeterek yapmak, o maksadı işaret etmektir aynı zamanda!

YeniPencere

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x