Connect with us

Videolar

Filistin İçin 1000 Genç: TÜSİAD, İsrail’le Ticareti Durdur!

Yayınlanma:

-

“Filistin İçin 1000 Genç” hareketi, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımı ve İsrail ile ticari ilişkilerini sürdüren sermayeyi Taksim’de bulunan TÜSİAD önünde protesto etti.

Eylemde okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:

Tarihi anlara tanıklık etmeye devam ediyoruz. Emperyalistlerin bir asır önce Filistin coğrafyasında başlattıkları saldırı, sürgün ve işgallerle devam ediyor. Soykırımların artık yaşanmayacağının düşünüldüğü bir çağda tam 4 aydır Siyonistlerce tüm acımasızlığıyla Filistin’de tekrar gerçekleşiyor. İsrailli işgalcilere karşı meşru müdafaa hakkını kullanan, boğazına sarılan elden kurtulmak isteyen Gazze, özgürlük mücadelesinden dolayı cezalandırılıyor.

Öte yandan Gazze’den yükselen kıvılcımın tüm dünyada yeni bir kavrayışı inşa ettiğinin de tanıklığını yapıyoruz. İnsan hakları ve demokrasi gibi kavramların arkasından kendi ideolojisini tüm dünyaya tek gerçeklik olarak dayatan batı iktidarları sermaye gruplarıyla ve batı emperyalizminin dünyadaki kuklalarıyla İsrail’in bu hesapsız canavarlığının ortağı olmaktan gocunmuyor. Diğer taraftan direnen Filistin halkının yeniden yükselttiği özgürlük mücadelesi halkların vicdanında çok güçlü bir karşılık buluyor. Tüm enformatik araçlara, iktidar olanaklarına rağmen mücadele sönmek yerine büyüyor, zayıflamak yerine güçleniyor!

Türkiye’de ise Filistin mücadelesi gizli işbirlikçileri, savaş rantçılarını ve soykırım ortaklarını artık saklanamayacak kadar ortaya çıkarıyor. Elleri sadece bugün değil, dün de kanlı olan Siyonist İsrail’in ortaklarını artık yalanları, timsah gözyaşları ya da sessizlikleri koruyamayacak. Gazze’den yükselen Aksâ Tûfânı, bu coğrafyada gerçeği bir daha gizlenemeyecek kadar görünür kılıyor.

Bir taraftan Gazze için yardım kampanyaları düzenlerken öte yandan Siyonistlere gemi göndermeye devam eden MÜSİAD’ın tarihe geçecek iki yüzlülüğü gibi TÜSİAD da savaş ve soykırım rantından son hızla faydalanmaya devam ediyor. MÜSİAD’ın timsah gözyaşlarının arkasına gizlediği savaş ekonomisini siz de sessizliğinizle saklayamayacak ve saklanamayacaksınız! Bu toprakların üretimini ve emeğini küresel emperyalist ortaklarınızla birlikte işgalci Siyonistlere aktaramayacaksınız!

Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarının temsil edildiği TÜSİAD üyesi birçok kuruluş bugün hâlâ İsrail’le ilişkilerini devam ettirirken bazılarıysa doğrudan doğruya soykırım suçunun ortağı sayılabilecek kirli ve kanlı ilişkilerini sürdürüyor.

TÜSİAD üyesi Zorlu Holding neredeyse Keban Barajı büyüklüğündeki elektrik üretimini BM’nin bile illegal kabul ettiği işgalci Siyonist yerleşim yerlerine, İsrail’in devlet kurumlarına satmaya devam ediyor. İsrail Ticaret Bakanlığının “İsrail’de en büyük yatırımcı grup” olarak ödüllendirdiği Zorlu, bugün uluslararası hukukun önünde bile soykırımın suç ortakları arasında yer alacak işbirliklerini sürdürüyor. Zorlu, İsrailli ortaklarıyla birlikte İsrail’in enerji ihtiyacının yüzde 7’sini karşılamaya hala devam ediyor.

TÜSİAD üyesi Sabancı Holding’e ait Akçansa, ürettiği çimentoyu İsrail’e satmaya, İsrail’in yayılmacı politikalarına ve Filistin halkını topraklarından süren Siyonist yerleşimlerin büyümesine destek oluyor.

TÜSİAD üyesi Koç Holding ise İsrail Ticaret Bakanlığınca İsrailli teknolojileri kullanmasından dolayı ödüllendirilmişti. Teknoloji ortaklıklarının yanı sıra Koç Holding’e ait Arçelik’in İsrail’de bir girişimi de bulunuyor.

7 Ekimden bu yana Türkiye limanlarından durmaksızın Siyonist İsrail’i besleyen gemi trafiğinde ise TÜSİAD üyesi Limak Holding’in işlettiği İskenderun Limanı’nın büyük bir payı var. Sadece Limak yönetimindeki limandan Gazze’de bombardıman sürerken İsrail’e 109 gemi seferi yapıldı. Limak, aynı zamanda İsrail’e çimento satmaya devam ediyor.

TÜSİAD üyesi Doğan Holding’in Sesa Ambalaj ve Plastik şirketi İsrail’e ihracat yapmaya devam ediyor.

İkinci dünya savaşında bile görülmemiş büyüklükteki bir gettoya sıkıştırılmış Gazze’yi her yandan kuşatan Siyonist savaş makinesi, Türkiye’nin büyük sermaye gruplarınca besleniyor. Enerji, teknoloji, yapı malzemeleri, lojistik gibi stratejik pek çok ürünün ticaretini devam ettiren TÜSİAD, artık tarih önünde ve halkların vicdanında İsrail’in katliam ortakları arasında yerini aldı.

Çağrımızı açıkça yineliyoruz!

Filistin için gerçekten adım atabilmenin yolu boykotu genişletmek, işgalci ile ilişkiyi sonlandırmak, ticareti durdurmaktır.

İsrail’in ihtiyaç duyduğu enerjinin, lojistiğin ve yapı malzemesinin tedariğini derhal kesmektir.

TÜSİAD’a sesleniyoruz! Siz ve üyeleriniz Gazze’de yaşananlar hiç olmamış gibi susarak sorumluluklarınızdan kaçamayacaksınız. Üyelerinizin savaş rantını bölüşmesi, kanlı ticaretle servetlerini büyütmesi gizli kalmayacak!

Filistin’i arkasından vuranları, soykırım suçuna doğrudan ya da dolaylı katılanları ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Soykırım ortaklığınız devam ettikçe tarihin önünde ve insanlığın vicdanında yeriniz katillerin yanı olacak!

Bu coğrafyayı paylaştığımız bütün halklara sesleniyoruz!

İşgalcilerin, Filistin’i yok etmeye çalışan Siyonistlerin ve onların küresel ya da yerli işbirlikçilerinin karşısında duralım.

Yaşasın Filistin’in özgürlük mücadelesi!

Nehirden denize özgür Filistin!

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Üsküdar’da Eylem: İsrail’i Tanıma, Tam Ambargo Uygula!

Yayınlanma:

-

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Özgür Yazarlar Birliği ve Sağlık İlke-Sen, 01 Nisan 2025-Ramazan Bayramının üçüncü gününde Üsküdar’da, “Bizde Bayram, Gazze’de Katliam Var! Katil İsrail’e Tam Ambargo!” temalı bir eylem düzenledi.

Eylemde, Türkiye’nin İsrail’le süren ticareti ve yine Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından İsrail’e petrol sevk edilmesi protesto edildi ve İsrail’e “tam ambargo” çağrısında bulunuldu. Ayrıca İsrail’i koruyan İncirlik-Kürecik üslerinin kapatılması talebi yinelendi.

Eylemde ayrıca Filistin’e özgürlük mücadelesi veren Rümeysa Öztürk’ün ABD’de tutuklanması da protesto edilerek Türkiye’deki hükümet yetkililerinin bu olayı kınarken kendilerinin Filistin eylemleri yapanları işkenceyle göz altına alıp hapis istemleriyle yargılamaları eleştirildi.

Üsküdar sahilde yapılan eylem boyunca “Katil İsrail, Filistin’den Defol, İşbirlikçi Hainler Hesap Verecek, Bakü-Ceyhan Hattından Akan Petrol Değil Kan, Vanaları Kapat Petrolü Kes, İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Ya Teslimiyet Ya Direniş, Zalimlerin Dostu Olmayacağız, Gazze’de Çocuklar Açlıktan Ölüyor, İhtirası Bırak Direniş’e Destek Ol, İsrail’i Tanıma Tam Ambargo Uygula, Hamaseti Bırak Tam Ambargo Uygula, Rümeysa Öztürk Onurumuzdur, Filistin Davası Yargılanamaz, Yaşasın Filistin Direnişimiz, Yaşasın Gazze Direnişimiz” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemde Meryem Karayıl ve Ahmet Orhan’ın okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

BİZDE BAYRAM, GAZZE’DE KATLİAM VAR! KATİL İSRAİL’E TAM AMBARGO!

Bismillâhirrahmânirrahîm

Gazze’de Siyonist soykırım savaşı tüm hızıyla devam ediyor!

İsrail’in, Batı Şeria’daki mülteci kamplarına, köylere, mahallelere yaptığı baskın ve kuşatmalar sürüyor; işgal devleti zaten yetersiz olan alt yapıyı tahrip ediyor, kardeşlerimizi katlediyor!

Ateşkesi bozan katil İsrail, Ramazan ve bayram içerisinde yine binlerce Filistinliyi katletti!

Gazze’de Ramazan; açlık, susuzluk, ölüm ve sürgün ikliminde geçti.

Oruçlar bombayla, kan ve göz yaşıyla açıldı!

Bayramda Filistinli çocuklar sevinç ve mutlulukla koşup oynamak yerine ölüm kıskacına, çaresizlik girdabına mahkûm edildi!

Koca bir yalan ve iki yüzlülük sûretindeki İslam âlemi, bütün bunları görmemek için olan bitene gözlerini kapattı; işbirlikçilik ve ihanet utancı kara bulut gibi coğrafyalarımıza ve gönüllerimize çöküverdi!

 

İstanbul halkı!

Gazze’de katliamlar 18 aydır devam ediyor.

Tarihin hiçbir evresinde böyle bir katliam silsilesi görülmedi!

Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok yerinde sokağa çıkan milyonlar, İsrail’e verilen destekleri durdurmaya çalıştı.

Biz de elimizden geldiğince bunun için mücadele ettik.

İsrail’i, bu mel’ûn Siyonist soykırım makinesini besleyen kaynakları kurutmak için çağrılarda bulunduk!

“İsrail’e akan petrolü kesin!” diye haykırdık!

“Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından akarak İsrail’e ulaşan Azerbaycan petrolü, Siyonistlerin tank ve uçaklarını çalıştırıyor ve ölüm olarak Filistinli kardeşlerimizin üzerine yağıyor!” dedik.

Ama Türkiye’yi yönetenler vanaları kapatıp petrolü kesmediler!

Aynı uyarıyı, çağrıyı yineliyoruz:

Derhâl vanaları kapatın, petrolü kesin!

Mazlumların dostları!

Yine yıllarca “İsrail’le ticareti kesin!” diye haykırdık.

Aksâ Tûfânı’ndan sonra da “İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet” sloganını ülkenin dört bir yanında dillendirdik.

Ancak, Türkiye’yi yönetenler, İsrail’i besleyen diğer bütün kalemleri, bütün bir lojistiği kâğıt üzerindeki birtakım numaralarla gizlemeye çalıştılar.

Tekrar uyarıyoruz, tekrar haykırıyoruz:

Ticareti kesin, limanları Siyonist gemilere kapatın!

İşte bu meydanlar, bu Üsküdar iskelesi, karşıdaki Eminönü meydanı ve daha nice sokak ve meydanlar da şahittir ki yine yıllarca “İsrail’i koruyan Kürecik NATO radarını sökün, İncirlik ABD üssünü kapatın!” diye sayısız eylem yaptık.

Ancak, Kürecik NATO radarı kendi döneminde açılan AKP iktidarı bu çağrılara da kulak asmadı.

Evet, bunların hiçbirini yapmadılar ama yine de Filistin’i çok sevmeye devam ettiler!

Kırmızı çizgi hamaseti yapıp durdular!

Peki, soruyoruz bu iktidar sahiplerine:

Neyi bekliyorsunuz? Filistin halkının tümüyle yok edilmesini mi!

Kıymetli halkımız,

Katil ve işgalci ABD ile katil ve işgalci İsrail, Ortadoğu’yu/Batı Asya’yı dizayn etmek için katliamlarına, savaş ve işgallerine hız vermiş durumdadır.

Suriye’de mevzi kazanan bu güçler; Lübnan, Filistin ve Yemen’de direnişi boğmak için 18 aydır amansız bir saldırı dalgası vâr ettiler.

İran’ı kuşatma plânlarının son aşamasına geldiklerini dost-düşman herkes bilmektedir.

Tarihin kritik bir evresindeyiz.

Türkiye, bu kritik eşikte nerede duracaktır? Buna iyi karar vermek zorundadır.

Egemen dünya düzeninden yana saf tutup mazlum ve mustazaf halklarımızın, coğrafyalarımızın karşısına mı dikilecektir yoksa yoksul Yemen halkı gibi şeref ve haysiyeti tercih edip ABD ve İsrail’i bölgeden kazımak isteyenlerle mi birlikte olacaktır?

İşte karşı karşıya kaldığımız/kalacağımız kritik seçim budur; tablo, bu kadar açık ve nettir.

Direnişin dostları,

Gazzeli çocukların, Gazzeli annelerin yürek parçalayan görüntüleri bizi, insanlığımızdan utanma aşamasına getirmedi mi?

Şu mübarek günlerde bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekeri, lokumu kursağımızdan geçirebiliyor muyuz?

Kerbela ıssızlığına, ölüm ve çaresizliğe sürgün edilen yavrularımız rüyalarımıza girmiyor mu?

Bugün vicdanlı insanlar için insanlık tümüyle ölmüştür.

Bizdeki iktidar sahipleri ise birtakım alicengiz oyunları marifetiyle iktidarlarını daha çok pekiştirmek ve uzatmak derdine düşmüşlerdir.

Sahte Filistin duyarlılıkları bir kez daha ortaya çıkmış, son günlerdeki protesto eylemlerinde tutabildikleri gençleri hapsederek asıl gündem ve niyetlerini açık etmişlerdir.

Ey iktidar sahipleri!

Bu ucuz numaraları bırakın!

Açlık ve yoksullukla boğuşan halkımızın gerçek gündemine yoğunlaşın.

Adaletsizlik ve hukuksuzluklardan vazgeçin!

Hemen yanı başınızda bir halk günde yüzlercesiyle katledilirken birazcık olsun utanın!

Neyle meşgulsünüz?

İktidarınız, o çok övündüğünüz hassasiyetleriniz, İHA ve SİHA’larınız neye yarıyor?

İmkânlarınızı mazlumların kurtuluşu için kullanmayacaksanız da ne için kullanacaksınız?

İsrail’i tanımaktan vaz geçin!

İsrail’i koruyan Kürecik NATO Radarını ve İncirlik ABD üssünü kapatın!

İsrail’e hilesiz hurdasız TAM AMBARGO uygulayın!

Biz sizin hamasetinizden bıkıp usandık; ya bunları hemen, derhâl yapın ya da artık susun, gölge etmeyin!

Kardeşler!

Filistin halkının özgürlüğü için mücadele eden Rümeysa Öztürk kardeşimizi haydut ABD gözaltına aldı.

Kardeşimizi hemen serbest bırakın!

Rümeysa Öztürk kardeşimiz de Rachel ve Ayşenur gibi size asla boyun eğmeyecektir!

Tutuklamalarla intifada yârenlerini yıldıramazsınız.

Bu hususta bir sözümüz de Rümeysa Öztürk’ü tutuklayan ABD’yi kınayan hükümet yetkililerinedir:

Siz ne yüzle böyle bir açıklama yapıyorsunuz?

“Gemileri durdurun, İsrail’le ticareti kesin!” diyen kardeşlerimizi işkenceyle göz altın alıp hapis istemleriyle yargılayan siz değil misiniz?

Bu iki yüzlülüğünüzü tarih affetmeyecektir!

Filistin dostları!

Allah’ın izniyle egemen dünya düzenine, emperyalizme, Siyonizm’e, işbirlikçilik ve ihanete karşı mücadelemiz sürecektir!

Şu şehir, şu deniz, şu gök yüzü, şu insanlar şahit olsun ki mazlumların yanında saf tutmaktan geri durmayacağız!

Herkesi bu cephede toplanmaya çağırıyoruz!

Allah’ın izniyle emperyalistler, Siyonistler yenilecekler ve cehenneme sürüleceklerdir.

Yeter ki biz doğru cephede saf tutalım!

EĞİTİM İLKE-SEN, SAĞLIK İLKE-SEN

TOKAD, ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ

Devamını Okuyun

Haberler

17. Dünya Vicdan Haftası Panel & Forumu – 2. Oturum

Yayınlanma:

-

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim  ve Dayanışma Derneği) tarafından düzenlenen 17. Dünya Vicdan Haftası münasebetiyle “Ayşenur Ezgi Eygi ve Aaron Bushnell”e ithaf ettiği Ortadoğu merkezli gelişmelerin tartışıldığı iki oturumlu panel ve forum düzenlendi.

Panel-forumun Ahmet Örs başkanlığında yapılan ikinci oturumunda Muammer Bilgiç ile Ahmet Kaya konuşmacı olarak yer aldı.

Muammer Bilgiç, “Ortadoğu’da Şekillenen Yeni Eksenler” başlıklı konuşmasında emperyalizmin farklı araç ve imkânlarıyla özelde Ortadoğu’da, genelde bütün dünyada hegemonyasını nasıl kurduğunu tartıştı, direnişin yol ve yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.

İkinci konuşmacı olarak söz alan Ahmet Kaya ise “Kürt Meselesindeki Yeni Sürecin Etkileşime Gireceği Dinamikler” başlıklı sunumunda Kürt meselesi bağlamında aktörleri, süreci, risk ve imkânları değerlendirdi.

Konuşmaların devamında katılımcıların soru ve değerlendirmeleri ile etkinliğin birinci bölümü sona erdi.

Konuşmalar video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

Haberler

17. Dünya Vicdan Haftası Panel & Forumu – 1. Oturum

Yayınlanma:

-

Sacide Uras

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim  ve Dayanışma Derneği) tarafından düzenlenen 17. Dünya Vicdan Haftası münasebetiyle “Ayşenur Ezgi Eygi ve Aaron Bushnell”e ithaf ettiği Ortadoğu merkezli gelişmelerin tartışıldığı iki oturumlu panel ve forum düzenlendi.

Panel-forumun Sacide Uras başkanlığında yapılan birinci oturumunda Siyonist Sisteme Karşı Gençlik Kolektifi kurucusu Gülşah Eldemir ile Ortadoğu uzmanı gazeteci İslam Özkan konuşmacı olarak yer aldı.

Programın başında panel başkanı Sacide Uras, Dünya Vicdan Haftasının ortaya çıkışını ve yıllar içinde nasıl anılıp işlendiğini anlattıktan sonra Aksâ Tûfânı sürecinde dünyada ve Türkiye’deki direniş hareketlerinin nasıl seyredip şekillendiğini özetledi.

Gülşah Eldemir, “Gazze Direnişine Türkiye’den Omuz Vermek” başlıklı konuşmasında Türkiye’deki farklı grupların direnişe verdiği destek biçimlerini tartıştı.

İkinci konuşmacı olarak söz alan İslam Özkan ise “Filistin-Lübnan-Suriye Üçgeninde Siyonist İşgal ve Direniş” başlıklı bir konuşma yaparak aktörlerin geldiği noktalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmaların devamında katılımcıların soru ve değerlendirmeleri ile etkinliğin birinci bölümü sona  erdi.

Konuşmalar video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

GÜNDEM