Connect with us

Videolar

Fatih’te Eylem: Zamlar, Vergiler İptal Edilsin

Yayınlanma:

-

Son dönemde ileri düzeyde artan zam ve vergiler İstanbul’da protesto edildi.

Eğitim İlke-Sen, Sağlık İlke-Sen, TOKAD ve ÖYB tarafından Fatih İtfaiye Parkında yapılan eylemde “Derinleşen Yoksulluğa; Zam, Sömürü ve Yağma Düzenine Hayır!”, “Yoksulları Vuran Zamlar, Vergiler İptal Edilsin!” pankartları taşındı ve “Zamlar Vergiler İptal Edilsin, Emeği Ekmeği Savunacağız, Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz, Kahrolsun Kapitalist Yağma Düzeni, Emekçiler Köle Olmayacak, Yağmacı AKP Hesap Verecek, Sermayeye Değil Halka Hizmet Et, Zam Sömürü Yağma Düzenine Hayır” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemin başında konuşan Eğitim İlke-Sen başkanı Ahmet Örs, ağır ekonomik koşullara, zam yağmuruna maruz kalan halkın sesi olmak, sömürü düzenine itiraz etmek için meydanlara çıktıklarını söyledi.

Topluluk adına Cahit Erdem Örs’ün okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

DERİNLEŞEN YOKSULLUĞA;

ZAM, SÖMÜRÜ, YAĞMA DÜZENİNE HAYIR!

 YOKSULLARI VURAN ZAMLAR, VERGİLER İPTAL EDİLSİN!

Arkadaşlar,

İleri derecede ağır sömürü koşulları altındayız.

Halkımızın ekmeği elinden pervasızca ve arsızca çalınıyor.

Sermaye düzeni ve onu ikame eden egemen siyaset, son yıllarda iyice belini büktüğü insanımıza son darbeyi indirmek üzere!

Ülkenin ekonomisi zaten berbatken AKP, seçimlerden sonra halkımızın yaşama tutunma umuduna tümüyle kast eden bir ekip ve yol haritası tercih etmiştir!

Biz de bu tercihe karşı direniş tercihini öne çıkarıyoruz.

Bu zam, sömürü ve yağma düzenine meydanlarda açıktan itiraz ediyoruz.

Egemen kapitalist düzenin karşısına dikiliyor ve ezilenlerin, yoksulların yanında saf tutuyoruz.

Kıymetli Dostlar!

Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, yoksulluk sınırının 40 bin liraya dayandığı, ekmeğin 10 lira olduğu, şehir içi ulaşımın 15 liraya çıktığı, en düşük ev kiralarının 15 bin düzeylerinde seyrettiği bir vasatta sessiz kalınabilir mi; soruyoruz sizlere!

Her bir ürün ve hizmet için zamlar peşi sıra geliyor. Bir zam yağmuru, fırtınası altındayız. Vergiler görülmemiş seviyelere ulaşmış durumda! Soygun düzeni zam ve vergi marifetiyle derinleşmiş, yaygınlık kazanmıştır! Üretimden koparılan halkımız bu vergi ve zam sarmalının boğuculuğunda iyice nefessiz kalmıştır.

Hiçbir akıl ve izan sahibi bu politikaları kabul edemez! Hiçbir adil, insaflı yürek bu zulüm ve sömürü düzenini onaylayamaz! Biz buradan halkımıza sesleniyor ve bu egemen zulüm düzenine karşı herkesi hakikatin yanında saf tutmaya ve mücadelede dayanışmaya çağırıyoruz. Biliyoruz ki sömürü ve zulüm, sessizlikten güç almaktadır. Ezilenler, yoksullar, emekçiler bu yağma ve talan düzenini layıkıyla tanımalı, haktan ve hakikatten yana başka bir işleyiş için mücadele etmelidir!

Arkadaşlar,

Müsrif, gösterişçi, ulûfeci, sermaye hizmetkârı AKP zihniyeti ekonomik imkânları saçıp savururken de, sözüm ona toparlarken de halkımızın boğazına sarılmış, her seferinde elindeki ekmeğe göz dikmiştir.

AKP’nin faiz politikaları bunun en açık örneği olmuştur. Faizle ilgili popülist ve dönemsel söylem ve tavırlar sergileyen Erdoğan iktidarının tutarsızlıklarının bedelini her seferinde yoksul kitleler en ağır bir şekilde ödemek zorunda kalmıştır. Temelsiz “nas” söylemi, İslami ilkelerin altını oyarken oradan küresel sermaye çevrelerini fazlasıyla memnun ve mutlu eden yüksek faiz kararlarına sıçrayan tutarsızlıklar korkunç bir yıkım sürecini de beraberinde getirmiştir.

Halkın ve Hakikatin Dostları!

Aileleri ve kendileri barınamayan öğrenciler, kalıcı kölelik ücretine mahkûm edilen asgari ücretli milyonlar, göstermelik görüşme süreçlerinde işbirlikçi sarı sendikalar marifetiyle hakları gasp edilen kamu çalışanları, iş cinayetlerinde her ay yüzlerce ölüp duran emekçiler, işsizler, mevsimlik tarım işçileri, emekleri sonuna kadar yağmalanıp sömürülen mülteciler bu soygun düzeninin mağdur ve mazlumlarıdır. Çözüm de ancak bu sınıf ve kitlelerin “Hakça Bölüşüm, Adil Paylaşım” düsturuyla ayağa kalkıp “Tevhid ve Adalet” cephesini ikame etmeleriyle mümkün olacaktır!

Sahte enflasyon oranları üzerinden rakamsal manipülasyonlarla hakikati gizlemeye çalışan etkisiz artışlarla ücretlileri güya rahatlatmanın bir karşılığının olmadığı ortadadır. Faiz ve ihale düzeni, imkânları halktan ve tabiattan alıp sermayeye devretmeyi sürdürmektedir.

Biz bu sarmalı kıracağız!

Buradan sesleniyoruz, talep ve ilkelerimiz nettir:

Gıdadan akaryakıta kadar zamlar derhâl geri alınsın, vergiler iptal edilsin!

Ekonomik kriz denilen şey sermayenin iştihasıdır, bir fatura varsa onu kendileri ödesin!

Derinleşen yoksulluğa; zam, sömürü ve yağma düzenine teslim olmayacak ve zulme karşı direnerek halkın ve Hakkın yanında saf tutmaya devam edeceğiz.

Şüphesiz ki Allah adaleti emreder, her türlü zulmü, fesadı yasaklar!

EĞİTİM İLKE-SEN (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.egitimilkesen.org)

SAĞLIK İLKE-SEN (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.saglikilkesen.org)

TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği, www.tokad.org)

ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği, www.ozguryazarlarbirligi.org)

(Topluluk adına, Cahit Erdem Örs)                                                        

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Üsküdar’da Eylem: İsrail’i Tanıma, Tam Ambargo Uygula!

Yayınlanma:

-

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Özgür Yazarlar Birliği ve Sağlık İlke-Sen, 01 Nisan 2025-Ramazan Bayramının üçüncü gününde Üsküdar’da, “Bizde Bayram, Gazze’de Katliam Var! Katil İsrail’e Tam Ambargo!” temalı bir eylem düzenledi.

Eylemde, Türkiye’nin İsrail’le süren ticareti ve yine Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından İsrail’e petrol sevk edilmesi protesto edildi ve İsrail’e “tam ambargo” çağrısında bulunuldu. Ayrıca İsrail’i koruyan İncirlik-Kürecik üslerinin kapatılması talebi yinelendi.

Eylemde ayrıca Filistin’e özgürlük mücadelesi veren Rümeysa Öztürk’ün ABD’de tutuklanması da protesto edilerek Türkiye’deki hükümet yetkililerinin bu olayı kınarken kendilerinin Filistin eylemleri yapanları işkenceyle göz altına alıp hapis istemleriyle yargılamaları eleştirildi.

Üsküdar sahilde yapılan eylem boyunca “Katil İsrail, Filistin’den Defol, İşbirlikçi Hainler Hesap Verecek, Bakü-Ceyhan Hattından Akan Petrol Değil Kan, Vanaları Kapat Petrolü Kes, İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Ya Teslimiyet Ya Direniş, Zalimlerin Dostu Olmayacağız, Gazze’de Çocuklar Açlıktan Ölüyor, İhtirası Bırak Direniş’e Destek Ol, İsrail’i Tanıma Tam Ambargo Uygula, Hamaseti Bırak Tam Ambargo Uygula, Rümeysa Öztürk Onurumuzdur, Filistin Davası Yargılanamaz, Yaşasın Filistin Direnişimiz, Yaşasın Gazze Direnişimiz” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemde Meryem Karayıl ve Ahmet Orhan’ın okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

BİZDE BAYRAM, GAZZE’DE KATLİAM VAR! KATİL İSRAİL’E TAM AMBARGO!

Bismillâhirrahmânirrahîm

Gazze’de Siyonist soykırım savaşı tüm hızıyla devam ediyor!

İsrail’in, Batı Şeria’daki mülteci kamplarına, köylere, mahallelere yaptığı baskın ve kuşatmalar sürüyor; işgal devleti zaten yetersiz olan alt yapıyı tahrip ediyor, kardeşlerimizi katlediyor!

Ateşkesi bozan katil İsrail, Ramazan ve bayram içerisinde yine binlerce Filistinliyi katletti!

Gazze’de Ramazan; açlık, susuzluk, ölüm ve sürgün ikliminde geçti.

Oruçlar bombayla, kan ve göz yaşıyla açıldı!

Bayramda Filistinli çocuklar sevinç ve mutlulukla koşup oynamak yerine ölüm kıskacına, çaresizlik girdabına mahkûm edildi!

Koca bir yalan ve iki yüzlülük sûretindeki İslam âlemi, bütün bunları görmemek için olan bitene gözlerini kapattı; işbirlikçilik ve ihanet utancı kara bulut gibi coğrafyalarımıza ve gönüllerimize çöküverdi!

 

İstanbul halkı!

Gazze’de katliamlar 18 aydır devam ediyor.

Tarihin hiçbir evresinde böyle bir katliam silsilesi görülmedi!

Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok yerinde sokağa çıkan milyonlar, İsrail’e verilen destekleri durdurmaya çalıştı.

Biz de elimizden geldiğince bunun için mücadele ettik.

İsrail’i, bu mel’ûn Siyonist soykırım makinesini besleyen kaynakları kurutmak için çağrılarda bulunduk!

“İsrail’e akan petrolü kesin!” diye haykırdık!

“Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından akarak İsrail’e ulaşan Azerbaycan petrolü, Siyonistlerin tank ve uçaklarını çalıştırıyor ve ölüm olarak Filistinli kardeşlerimizin üzerine yağıyor!” dedik.

Ama Türkiye’yi yönetenler vanaları kapatıp petrolü kesmediler!

Aynı uyarıyı, çağrıyı yineliyoruz:

Derhâl vanaları kapatın, petrolü kesin!

Mazlumların dostları!

Yine yıllarca “İsrail’le ticareti kesin!” diye haykırdık.

Aksâ Tûfânı’ndan sonra da “İsrail’le Ticaret Filistin’e İhanet” sloganını ülkenin dört bir yanında dillendirdik.

Ancak, Türkiye’yi yönetenler, İsrail’i besleyen diğer bütün kalemleri, bütün bir lojistiği kâğıt üzerindeki birtakım numaralarla gizlemeye çalıştılar.

Tekrar uyarıyoruz, tekrar haykırıyoruz:

Ticareti kesin, limanları Siyonist gemilere kapatın!

İşte bu meydanlar, bu Üsküdar iskelesi, karşıdaki Eminönü meydanı ve daha nice sokak ve meydanlar da şahittir ki yine yıllarca “İsrail’i koruyan Kürecik NATO radarını sökün, İncirlik ABD üssünü kapatın!” diye sayısız eylem yaptık.

Ancak, Kürecik NATO radarı kendi döneminde açılan AKP iktidarı bu çağrılara da kulak asmadı.

Evet, bunların hiçbirini yapmadılar ama yine de Filistin’i çok sevmeye devam ettiler!

Kırmızı çizgi hamaseti yapıp durdular!

Peki, soruyoruz bu iktidar sahiplerine:

Neyi bekliyorsunuz? Filistin halkının tümüyle yok edilmesini mi!

Kıymetli halkımız,

Katil ve işgalci ABD ile katil ve işgalci İsrail, Ortadoğu’yu/Batı Asya’yı dizayn etmek için katliamlarına, savaş ve işgallerine hız vermiş durumdadır.

Suriye’de mevzi kazanan bu güçler; Lübnan, Filistin ve Yemen’de direnişi boğmak için 18 aydır amansız bir saldırı dalgası vâr ettiler.

İran’ı kuşatma plânlarının son aşamasına geldiklerini dost-düşman herkes bilmektedir.

Tarihin kritik bir evresindeyiz.

Türkiye, bu kritik eşikte nerede duracaktır? Buna iyi karar vermek zorundadır.

Egemen dünya düzeninden yana saf tutup mazlum ve mustazaf halklarımızın, coğrafyalarımızın karşısına mı dikilecektir yoksa yoksul Yemen halkı gibi şeref ve haysiyeti tercih edip ABD ve İsrail’i bölgeden kazımak isteyenlerle mi birlikte olacaktır?

İşte karşı karşıya kaldığımız/kalacağımız kritik seçim budur; tablo, bu kadar açık ve nettir.

Direnişin dostları,

Gazzeli çocukların, Gazzeli annelerin yürek parçalayan görüntüleri bizi, insanlığımızdan utanma aşamasına getirmedi mi?

Şu mübarek günlerde bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekeri, lokumu kursağımızdan geçirebiliyor muyuz?

Kerbela ıssızlığına, ölüm ve çaresizliğe sürgün edilen yavrularımız rüyalarımıza girmiyor mu?

Bugün vicdanlı insanlar için insanlık tümüyle ölmüştür.

Bizdeki iktidar sahipleri ise birtakım alicengiz oyunları marifetiyle iktidarlarını daha çok pekiştirmek ve uzatmak derdine düşmüşlerdir.

Sahte Filistin duyarlılıkları bir kez daha ortaya çıkmış, son günlerdeki protesto eylemlerinde tutabildikleri gençleri hapsederek asıl gündem ve niyetlerini açık etmişlerdir.

Ey iktidar sahipleri!

Bu ucuz numaraları bırakın!

Açlık ve yoksullukla boğuşan halkımızın gerçek gündemine yoğunlaşın.

Adaletsizlik ve hukuksuzluklardan vazgeçin!

Hemen yanı başınızda bir halk günde yüzlercesiyle katledilirken birazcık olsun utanın!

Neyle meşgulsünüz?

İktidarınız, o çok övündüğünüz hassasiyetleriniz, İHA ve SİHA’larınız neye yarıyor?

İmkânlarınızı mazlumların kurtuluşu için kullanmayacaksanız da ne için kullanacaksınız?

İsrail’i tanımaktan vaz geçin!

İsrail’i koruyan Kürecik NATO Radarını ve İncirlik ABD üssünü kapatın!

İsrail’e hilesiz hurdasız TAM AMBARGO uygulayın!

Biz sizin hamasetinizden bıkıp usandık; ya bunları hemen, derhâl yapın ya da artık susun, gölge etmeyin!

Kardeşler!

Filistin halkının özgürlüğü için mücadele eden Rümeysa Öztürk kardeşimizi haydut ABD gözaltına aldı.

Kardeşimizi hemen serbest bırakın!

Rümeysa Öztürk kardeşimiz de Rachel ve Ayşenur gibi size asla boyun eğmeyecektir!

Tutuklamalarla intifada yârenlerini yıldıramazsınız.

Bu hususta bir sözümüz de Rümeysa Öztürk’ü tutuklayan ABD’yi kınayan hükümet yetkililerinedir:

Siz ne yüzle böyle bir açıklama yapıyorsunuz?

“Gemileri durdurun, İsrail’le ticareti kesin!” diyen kardeşlerimizi işkenceyle göz altın alıp hapis istemleriyle yargılayan siz değil misiniz?

Bu iki yüzlülüğünüzü tarih affetmeyecektir!

Filistin dostları!

Allah’ın izniyle egemen dünya düzenine, emperyalizme, Siyonizm’e, işbirlikçilik ve ihanete karşı mücadelemiz sürecektir!

Şu şehir, şu deniz, şu gök yüzü, şu insanlar şahit olsun ki mazlumların yanında saf tutmaktan geri durmayacağız!

Herkesi bu cephede toplanmaya çağırıyoruz!

Allah’ın izniyle emperyalistler, Siyonistler yenilecekler ve cehenneme sürüleceklerdir.

Yeter ki biz doğru cephede saf tutalım!

EĞİTİM İLKE-SEN, SAĞLIK İLKE-SEN

TOKAD, ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ

Devamını Okuyun

Haberler

17. Dünya Vicdan Haftası Panel & Forumu – 2. Oturum

Yayınlanma:

-

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim  ve Dayanışma Derneği) tarafından düzenlenen 17. Dünya Vicdan Haftası münasebetiyle “Ayşenur Ezgi Eygi ve Aaron Bushnell”e ithaf ettiği Ortadoğu merkezli gelişmelerin tartışıldığı iki oturumlu panel ve forum düzenlendi.

Panel-forumun Ahmet Örs başkanlığında yapılan ikinci oturumunda Muammer Bilgiç ile Ahmet Kaya konuşmacı olarak yer aldı.

Muammer Bilgiç, “Ortadoğu’da Şekillenen Yeni Eksenler” başlıklı konuşmasında emperyalizmin farklı araç ve imkânlarıyla özelde Ortadoğu’da, genelde bütün dünyada hegemonyasını nasıl kurduğunu tartıştı, direnişin yol ve yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.

İkinci konuşmacı olarak söz alan Ahmet Kaya ise “Kürt Meselesindeki Yeni Sürecin Etkileşime Gireceği Dinamikler” başlıklı sunumunda Kürt meselesi bağlamında aktörleri, süreci, risk ve imkânları değerlendirdi.

Konuşmaların devamında katılımcıların soru ve değerlendirmeleri ile etkinliğin birinci bölümü sona erdi.

Konuşmalar video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

Haberler

17. Dünya Vicdan Haftası Panel & Forumu – 1. Oturum

Yayınlanma:

-

Sacide Uras

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim  ve Dayanışma Derneği) tarafından düzenlenen 17. Dünya Vicdan Haftası münasebetiyle “Ayşenur Ezgi Eygi ve Aaron Bushnell”e ithaf ettiği Ortadoğu merkezli gelişmelerin tartışıldığı iki oturumlu panel ve forum düzenlendi.

Panel-forumun Sacide Uras başkanlığında yapılan birinci oturumunda Siyonist Sisteme Karşı Gençlik Kolektifi kurucusu Gülşah Eldemir ile Ortadoğu uzmanı gazeteci İslam Özkan konuşmacı olarak yer aldı.

Programın başında panel başkanı Sacide Uras, Dünya Vicdan Haftasının ortaya çıkışını ve yıllar içinde nasıl anılıp işlendiğini anlattıktan sonra Aksâ Tûfânı sürecinde dünyada ve Türkiye’deki direniş hareketlerinin nasıl seyredip şekillendiğini özetledi.

Gülşah Eldemir, “Gazze Direnişine Türkiye’den Omuz Vermek” başlıklı konuşmasında Türkiye’deki farklı grupların direnişe verdiği destek biçimlerini tartıştı.

İkinci konuşmacı olarak söz alan İslam Özkan ise “Filistin-Lübnan-Suriye Üçgeninde Siyonist İşgal ve Direniş” başlıklı bir konuşma yaparak aktörlerin geldiği noktalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmaların devamında katılımcıların soru ve değerlendirmeleri ile etkinliğin birinci bölümü sona  erdi.

Konuşmalar video kaydından takip edilebilir.

Devamını Okuyun

GÜNDEM