Connect with us

Haberler

Eminönü’nde Eylem: Siyonizmin Koruyucusu ABD’nin Savaş, İşgal ve Katliam Şefi Blinken, Defol!

Yayınlanma:

-

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, ÖYB ve Sağlık İlke-Sen, İstanbul Eminönü meydanında ABD’yi ve Türkiye temasları öncesi ABD dışişleri bakanı Blinken’ı protesto eylemi düzenledi.

Eylem boyunca “Katil İsrail Filistin’den Defol, Yaşasın Gazze Direnişimiz, Yaşasın Küresel İntifada, İşbirlikçi Rejimler Hesap Verecek, NATO’dan Çıkılsın Emperyalist Üsler Kapatılsın, İncirlik Üssü Kapatılsın, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, Kürecik Radarı Kapatılsın, 9 Milyar Dolarlık Ticaret Kesilsin, İşbirlikçi AKP Hesap Verecek, Siyonistler Yenilecek Direnen Filistin Kazanacak, Hamas’a Selam Direnişe Devam” sloganları atıldı, tekbirler getirildi.

Cahit Erdem Örs’ün Türkçesini, Melike Belkıs Örs’ün İngilizcesini okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

SİYONİZMİN KORUYUCUSU ABD’NİN SAVAŞ, İŞGAL VE KATLİAM ŞEFİ BLINKEN, DEFOL!

 Bismillahirrahmânirrahim

Arkadaşlar,

Katil, gasıp, işgalci İsrail, Gazze’de yüzyılın katliamını yapıyor!

Eşi benzeri görülmemiş bir katliam bu!

Anneler, çocuklar paramparça; evler, hastaneler, okullar aralıksız vuruluyor!

İnsanlıktan nasibini almamış Siyonistler, emperyalistlerin desteğiyle arsızca saldırıyor.

Bütün bir insanlık görüyor ve biliyor ki büyük şeytan Amerika bu katliamın baş himayecisidir.

Şer ekseninin diğer üyeleri olan İngiltere’yi, Fransa’yı, Almanya’yı da diğer himayeciler olarak sıralayalım.

Bu Nazi artıkları katil Netanyahu hükümetini peşi sıra ziyaretlerle cesaretlendirdiler.

Emperyalizmin şefi Biden ve onun dışişleri bakanı Blinken saldırı ve katliamı doğrudan yönlendirmektedir.

Siyonizm’in koruyucusu ABD’nin savaş, işgal ve katliam şefi Blinken, Ortadoğu ülkeleri arasında mekik dokuyor.

HAMAS ve diğer direniş örgütlerinin “Aksâ Tûfânı” mücadelesini boğmak için çırpınıyorlar!

Kendini işgalci ve katil İsrail’in varlığına adayan bir Siyonist olarak Blinken, yeni Ortadoğu, yeni Filistin projesi için şimdi de Türkiye’ye geliyor.

Biz, bu savaş ve katliam şefinin niyetini, tekliflerini elbette biliyoruz.

Ortadoğu’daki diğer direniş gruplarını tehdit ederek İsrail’in varlığını güvence altına almaya çalışıyorlar.

Bunun için ABD, Akdeniz’e, Basra körfezine uçak gemileri göndermişti.

Bu şeytani ekibin ve şeflerin temel görevleri direnişi boğmaktır.

Blinken, Türkiye’ye gelsin ya da gelmesin Büyük Şeytan Amerika’nın ve NATO’nun temel hedefi budur.

Türkiye’nin alttan alta “garantörlük” teklifleri bu plânlarla örtüşmektedir.

Baştan söyleyelim:

Bu tekliflerin temel amacı direnişi bitirmektir.

Bu tekliflerle masaya oturmak, bu doğrultuda projeler geliştirmek tarihi bir hata, affedilmez bir suçtur.

Öteden beri dillerine doladıkları “iki devletli çözüm” yaygarası ile kastettikleri budur.

Bu yola tevessül etmek Türkiye ve diğer muhtemel bölge ülkeleri için yeni bir ihanet ve işbirlikçilik süreci olarak kayda geçecektir.

Çalınan Filistin doğal gazını dünyaya pazarlamak için İsrail’le yapılan görüşmelerde direniş tarafından suçüstü yakalanan AKP iktidarını, emperyalizmin dayatarak sunduğu yeni aşama için tekrar uyarıyoruz:

Siyonistlerle yıllık 9 milyar dolarlık rekor ticarete ulaşarak İsrail’e can suyu verdiniz.

Azerbaycan petrolünü İskenderun’dan gemilerle İsrail’e ulaştırarak Siyonist katliam mekanizmasının işlemesine katkıda bulundunuz.

Şimdi taraftarlarınız Coca-Cola boykotu falan yapıyor da, Coca-Cola’nın koca fabrikasını besmele ve Rabia işaretleriyle siz açtınız!

Mavi Marmara davasını kapattınız!

Diplomatik ataklarla İsrail’in bölgesel meşruiyet arayışlarını desteklediniz.

Filistin halkının gözlerinin içine baka baka Siyonist katil Herzog’u şaşaalı törenlerle karşıladınız.

Netanyahu ve ekibini kendi ekibinizle Birleşmiş Milletler’de sarmaş dolaş bir araya getirdiniz.

Enerji bakanınız Filistin halkından çalınan doğalgazı “İsrail gazı” diye pazarlama görüşmeleri için tam Siyonistlerle görüşmeye gidecekti ki direniş gidişata el koydu.

Bunca işbirlikçilikten sonra Filistin’in ve Ortadoğu’nun emperyalist şefler tarafından yeniden dizayn edilme sürecine dâhil olursanız verilecek hesabınız ve günahınız katlanacaktır.

Dostlar,

Şu meydan ve diğer meydanlar şahittir ki yıllarca “İsrail’le Anlaşma Ümmete İhanettir!” diye haykırdık.

İslam ülkelerindeki rejimlerin kahir ekseriyeti ise işbirlikçilikte sıraya girdiler.

Türkiye ve AKP iktidarının seyrini kısaca anlattık.

Mısır’dan Ürdün’e, Birleşik Arap Emirlikleri’nden yenilerde sıraya giren Suudi Arabistan’a varıncaya kadar bu işbirlikçi rejimler yavrularımızın katledilmesini öylece izlediler.

Cânî Siyonist rejime petrol gönderdiler, gıda gönderdiler ancak Gazze’de kurumuş dudaklara bir damla su; karanlığa gömülmüş hastanelerin jeneratörlerine bir bidon yakıt yetiştiremediler!

Savaş ve katliam şefi Blinken işte bu işbirlikçi rejimleri dolaşıp duruyor, onları hizaya sokuyor, gidip Siyonistlere rapor veriyor.

Şimdi de yolunu Ankara’ya düşürmüş.

Katil Blinken, Ortadoğu’dan, işgal edilmiş Filistin topraklarından ve Türkiye’den defol!

NATO üslerini, İncirlik üssünüzü, Kürecik radarınızı, tankınızı, topunuzu, soyunuzu, sopunuzu al ve defol!

Yeryüzünün her bir noktasında ayaklanarak eşsiz bir küresel vicdan devrimini ateşleyen dünya halkları ve bizler, sizi işgal ettiğiniz her bir noktadan söküp atacağız.

Vaktiniz daraldı.

Sizi hiçbir işbirlikçilik kurtaramayacak!

Allah’ın izniyle Gazze’den, Filistin’den yükselen direniş dünyayı ikiye yarıp safları netleştirecek, emperyalist kötülük kaybedecektir.

 

Katil Blinken Ortadoğu’dan Defol!

Katil ABD Ortadoğu’dan Defol!

İncirlik – Kürecik Üsleri Kapatılsın!

NATO’dan Çıkılsın, Emperyalist Üsler Kapatılsın!

EĞİTİM İLKE-SEN (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.egitimilkesen.org)

SAĞLIK İLKE-SEN (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.saglikilkesen.org)

TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği, www.tokad.org)

ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği, www.ozguryazarlarbirligi.org)

BLINKEN, THE CHIEF OF WAR, OCCUPATION AND MASSACRE OF THE USA, THE PROTECTOR OF ZIONISM, GET OUT!

Bismillahirrahmânirrahim

Murderer, usurper, occupier Israel is committing the massacre of the century in Gaza!

This is an unprecedented massacre!

Mothers and children are torn to pieces; Houses, hospitals and schools are being hit constantly!

Zionists, who have no share in humanity, are attacking shamelessly with the support of imperialists.

All humanity sees and knows that the great devil, America, is the chief patron of this massacre.

Let us list the other members of the axis of evil, England, France and Germany, as other protectors.

These Nazi remnants encouraged the murderer Netanyahu government with successive visits.

Biden, the chief of imperialism, and his foreign minister Blinken are directly directing the attack and massacre.

Blinken, the chief of war, occupation and massacre of the USA, the protector of Zionism, is shuttling between Middle Eastern countries.

They are struggling to strangle the struggle of HAMAS and other resistance organizations against the “Al Aqsa Flood”!

As a Zionist who devotes himself to the existence of the occupying and murderer Israel, Blinken is now coming to Turkey for the new Middle East, new Palestine project.

Of course, we know the intentions and proposals of this chief of war and massacre.

They are trying to secure Israel’s existence by threatening other resistance groups in the Middle East.

For this reason, the USA sent aircraft carriers to the Mediterranean and the Persian Gulf.

The main mission of this evil team and chiefs is to strangle resistance.

Whether Blinken comes to Turkey or not, this is the main goal of the Great Devil America and NATO.

Turkey’s secret “guarantorship” offers coincide with these plans.

Let us say it from the beginning:

The main purpose of these proposals is to end the resistance.

Sitting at the table with these proposals and developing projects in this direction is a historical mistake and an unforgivable crime.

This is what they mean by the “two-state solution” clamour that they have been talking about for a long time.

Taking this path will be recorded as a new process of betrayal and collaboration for Turkey and other possible countries in the region.

We warn the AKP government, which was caught red-handed by the resistance in the negotiations with Israel to market the stolen Palestinian natural gas to the world, about the new stage imposed by imperialism:

You gave life to Israel by reaching a record annual trade of 9 billion dollars with the Zionists.

You contributed to the operation of the Zionist massacre mechanism by delivering Azerbaijani oil to Israel by ships from Iskenderun.

Now your fans are boycotting Coca-Cola or something, but you opened Coca-Cola’s huge factory with Bismillah and Rabia signs!

You closed the Mavi Marmara case!

You supported Israel’s quest for regional legitimacy with diplomatic attacks.

Looking into the eyes of the Palestinian people, you welcomed the Zionist murderer Herzog with magnificent ceremonies.

You brought Netanyahu and his team together with your own team at the United Nations.

Your energy minister was about to meet with the Zionists to discuss marketing the natural gas stolen from the Palestinian people as “Israeli gas”, when the resistance took control of the situation.

After all this collaboration, if you get involved in the process of redesigning Palestine and the Middle East by the imperialist leaders, your accountability and sins will be multiplied .

 

This square and other squares bear witness that for years “Agreement with Israel is a Betrayal to the Ummah!” we shouted.

The overwhelming majority of regimes in Islamic countries have aligned themselves with collaboration.

We briefly explained the course of Turkey and the AKP government.

From Egypt to Jordan, from the United Arab Emirates to Saudi Arabia, these collaborationist regimes just watched our children being slaughtered.

They sent oil and food to the murderous Zionist regime, but in Gaza, a drop of water for dry lips; they could not get a can of fuel to the generators of the hospitals that were plunged into darkness!

Blinken, the chief of war and massacre, goes around these collaborationist regimes, keeps them in line, and reports to the Zionists.

Now he has made his way to Ankara.

Killer Blinken, get out of the Middle East, the occupied Palestinian territories and Turkey!

Take your NATO bases, your Incirlik base, your Kürecik radar, your tank, your cannon, your lineage, your baton and get out!

We and the people of the world, who have ignited a unique global revolution of conscience by rising up in every corner of the earth, will expel you from every point you occupy.

Your time is running out.

No cooperation will save you!

With God’s permission, the resistance rising from Gaza and Palestine will divide the world into two, clear the ranks, and imperialist evil will lose.

Killer Blinken, Get Out of the Middle East!

Killer USA Get Out of the Middle East!

Incirlik – Kürecik Bases Should Be Closed!

Leave NATO, Close Imperialist Bases!

EĞİTİM İLKE-SEN (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.egitimilkesen.org)

SAĞLIK İLKE-SEN (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.saglikilkesen.org)

TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği, www.tokad.org)

ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği, www.ozguryazarlarbirligi.org)

Haberler

“NATO’ya Hayır” İmza Kampanyasına Engel: ‘Vicdan Çağrısı’ Sitesine Erişim Engellendi

Yayınlanma:

-

Ankara’nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi’ne karşı İslami ve antiemperyalist çevreler tarafından başlatılan “Vicdan Çağrısı – NATO’ya Karşı Hayır İmza Kampanyası“nın yürütüldüğü web sitesi mahkeme kararıyla erişime kapatıldı. Özellikle müslüman muhafazakar kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve çeşitli ulusal haber organlarınca gündeme taşınan kampanya, yasak kararı gelmeden önce 3.000 imza barajına yaklaşmıştı.

Erişim Engeli Kararının Detayları

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) üzerinden Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla alan adı sağlayıcı şirkete iletilen resmi bildirimle vicdancagrisi.com adresi 6 Temmuz’dan itibaren askıya alındı ve site üzerinden yapılan yayınlar tamamen durduruldu.

Kampanya 3 Bin İmzaya Yaklaşmıştı

“NATO’ya Hayır İnisiyatifi” adlı bağımsız bir platform tarafından hayata geçirilen imza kampanyası, kısa sürede hızlı bir büyüme ivmesi yakalamıştı. Ulusal basında da haberleştirilen inisiyatif, muhafazakar ve İslami çevrelerden destek görerek kapatılmadan hemen önce 3.000 imza sayısına ulaşmak üzereydi.

‘Vicdan Çağrısı’ Neyi Savunuyordu?

“Zulme Karşı Müslümanların Ortak Vicdanıyız” şiarıyla yola çıkan platform, NATO’yu bir güvenlik kalkanı olarak değil; küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının “kanlı bir askerî aygıtı” olarak nitelendiriyordu. Kampanya bildirisinde öne çıkan başlıklar şunlardı:

  • Gazze Vurgusu: Bildiride, NATO’nun Gazze’deki işgal ve yıkımın en büyük suç ortağı olduğu ifade edilmiş, İsrail’in cesaretini bu emperyalist zırhtan aldığı savunulmuştu.

  • Dini Referanslar: Hûd Suresi (11/113) ve Âl-i İmrân Suresi (3/160) gibi Kur’an-ı Kerim ayetlerine atıfta bulunularak, zulmedenlere meyletmemenin dini bir sorumluluk olduğu vurgulanmıştı.

  • Zirveye Tepki: 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen zirve “ihanet” olarak nitelendirilmiş ve emperyalist güçlerin Türkiye topraklarında ağırlanmasının kabul edilemez olduğu belirtilmişti.

İnisiyatif üyeleri, sitenin kapatılmasının ardından hukuki haklarını arayacaklarını belirtirken, karara Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz edilmesi bekleniyor.

İmza Kampanyası’nın Bildiri Metni

NATO’YA HAYIR!

NATO ZİRVESİ İHANETTİR!

“Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur! Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” (Hûd Suresi, 11/113)

Bizler; adaleti, halkların özgürlüğünü ve ümmetin onurunu savunan, yeryüzündeki sömürü düzenine itirazı olan Müslümanlar olarak NATO’nun bir “güvenlik kalkanı” değil, küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının kanlı bir askerî aygıtı olduğunu savunuyoruz. Kurulduğu günden bu yana dünyaya barış yerine işgal, darbe, sömürü ve bağımlılık ihraç eden bu ittifak, bugün başta Gazze’de yaşanan soykırım olmak üzere coğrafyamızdaki sömürü ve yıkımın en büyük suç ortağıdır.

Tarihsel gerçekler açıkça göstermektedir ki NATO; bir savunma paktı, güvenlik şemsiyesi veya barışın koruyucusu değildir. ABD’nin öncülüğünü yaptığı emperyalizmin jandarmasıdır. Bu jandarmalığın bölgemizdeki en stratejik karakolu ise Siyonist İsrail’dir. NATO belgelerinde açıkça “doğal ortak” ilan edilen İsrail, 7 Ekim’den bu yana başta Gazze olmak üzere Batı Asya’da yürüttüğü işgal ve soykırım savaşlarında cesaretini doğrudan bu emperyalist zırhtan almaktadır.

Türkiye’nin NATO içindeki rol ve konumu, bölgemizi küresel güçlerin stratejik hesaplarına mahkûm eden bir vesayet üretmeye ayarlıdır. Tarihsel olarak NATO; kontrgerilla yapılanmalarıyla cinayetler işleyen, katliamlar yapan ve iç siyasetleri dizayn eden uzantılarıyla açık bir kontrol örgütü ve baskı mekanizmasıdır.

Öncülüğünü, şefliğini ABD’nin yaptığı bu ittifak, egemenlerin çıkarlarına odaklıdır. Başta Batı Asya olmak üzere dünyada derinleşen yoksulluğun ve adaletsizliğin, savaşların ve soykırımların asıl kaynaklarından biri bu ittifak olmuştur. Unutulmamalıdır ki NATO, emperyalist hegemonyanın ve küresel sermayenin yerli işbirlikçileri aracılığıyla kurdukları bu neoliberal sömürü düzeninin sorunsuz işlemesine hizmet eden kolluğun ta kendisidir!

Ankara; Afganistan, Irak, Yemen, Filistin ve işgal edilmiş tüm coğrafyaların kanı ellerinde olan bu küresel zulüm şebekesinin 7-8 Temmuz 2026’da yapılması plânlanan zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanmaktadır. Gazze soykırımını destekleyen emperyalist şeflerin bu topraklarda ağırlanacak olması, inancımız adına kabul edilemez bir utanç, başta Gazze olmak üzere emperyalizme direnen tüm halklara karşı bir ihanettir!

Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” (Âl-i İmrân, 3/160) Bu vahyî ilke nerede durmamız, izzet ve şerefi nerede aramamız gerektiğini beyan ederken hem katil ve mel’un NATO’ya hem Âlemlerin Rabbine aynı anda hürmet ve hayranlık yöneltmenin açık şirk olduğu izahtan vârestedir.

İmzamız ve eylemimiz; zulme karşı adaletin, bâtıla karşı hakkın, tahakküme karşı özgürlüğün ve emperyalizme karşı direnişin ilanıdır. İslam’ın bizlere yüklediği Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker sorumluluğuyla, yeryüzünde fitne çıkaranlara ve onlarla masaya oturanlara karşı direniş bilincini kuşanıyoruz.

Zulüm üreten güç odaklarına yaslanmayı, onların gölgesinde güvenlik aramayı reddediyoruz! Emperyalist saldırganlık ve organizasyonlara, işbirlikçilik ve ihanete karşı Tevhid ve Adalet cephesinde duruyor ve direnenlerin yanında saf tutuyoruz!

Bu tarihî günlerde kesin bir dille NATO’YA HAYIR diyor ve halkımızı bu sesi yükseltmeye davet ediyoruz!

Devamını Okuyun

Haberler

NATO’ya Hayır İmza Kampanyası Sürüyor

Yayınlanma:

-

Ankara’nın 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapmaya hazırlandığı NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye’deki antiemperyalist ve İslami çevrelerden itirazlar yükselmeye devam ediyor. NATO’ya Hayır İnisiyatifi tarafından başlatılan ve Vicdan Çağrısı sitesinde kamuoyuna duyurulan imza kampanyası, kısa sürede 2000 imza barajını aştı.

“Zulme Karşı Müslümanların Ortak Vicdanıyız”

Kampanya web sitesinde yer alan “Biz kimiz?” içeriğinde şu açıklamaya yer verildi: “NATO’ya Hayır İnisiyatifi, emperyalist savaşlara, işgallere ve mazlum halklara yönelik saldırılara karşı Müslümanların ortak vicdanını ve sorumluluğunu ortaya koymak amacıyla bir araya gelmiş gönüllülerin oluşturduğu bağımsız bir platformdur. İnancımız bize, zulme ortak olmamayı ve zalimlere meyletmemeyi emretmektedir. Nitekim Rabbimiz, “Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size de ateş dokunur…” (Hud, 11/113) buyurmaktadır. Bu bilinçle, zulmü meşrulaştıran ve savaş politikalarını besleyen yapılara karşı sesimizi yükseltiyor; adaletin, hakkın ve mazlumların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.”

İmza kampanyası bildirisi ise şöyle:

NATO’YA HAYIR!

NATO ZİRVESİ İHANETTİR!

“Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur! Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” (Hûd Suresi, 11/113)

Bizler; adaleti, halkların özgürlüğünü ve ümmetin onurunu savunan, yeryüzündeki sömürü düzenine itirazı olan Müslümanlar olarak NATO’nun bir “güvenlik kalkanı” değil, küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının kanlı bir askerî aygıtı olduğunu savunuyoruz. Kurulduğu günden bu yana dünyaya barış yerine işgal, darbe, sömürü ve bağımlılık ihraç eden bu ittifak, bugün başta Gazze’de yaşanan soykırım olmak üzere coğrafyamızdaki sömürü ve yıkımın en büyük suç ortağıdır.

Tarihsel gerçekler açıkça göstermektedir ki NATO; bir savunma paktı, güvenlik şemsiyesi veya barışın koruyucusu değildir. ABD’nin öncülüğünü yaptığı emperyalizmin jandarmasıdır. Bu jandarmalığın bölgemizdeki en stratejik karakolu ise Siyonist İsrail’dir. NATO belgelerinde açıkça “doğal ortak” ilan edilen İsrail, 7 Ekim’den bu yana başta Gazze olmak üzere Batı Asya’da yürüttüğü işgal ve soykırım savaşlarında cesaretini doğrudan bu emperyalist zırhtan almaktadır.

Türkiye’nin NATO içindeki rol ve konumu, bölgemizi küresel güçlerin stratejik hesaplarına mahkûm eden bir vesayet üretmeye ayarlıdır. Tarihsel olarak NATO; kontrgerilla yapılanmalarıyla cinayetler işleyen, katliamlar yapan ve iç siyasetleri dizayn eden uzantılarıyla açık bir kontrol örgütü ve baskı mekanizmasıdır.

Öncülüğünü, şefliğini ABD’nin yaptığı bu ittifak, egemenlerin çıkarlarına odaklıdır. Başta Batı Asya olmak üzere dünyada derinleşen yoksulluğun ve adaletsizliğin, savaşların ve soykırımların asıl kaynaklarından biri bu ittifak olmuştur. Unutulmamalıdır ki NATO, emperyalist hegemonyanın ve küresel sermayenin yerli işbirlikçileri aracılığıyla kurdukları bu neoliberal sömürü düzeninin sorunsuz işlemesine hizmet eden kolluğun ta kendisidir!

Ankara; Afganistan, Irak, Yemen, Filistin ve işgal edilmiş tüm coğrafyaların kanı ellerinde olan bu küresel zulüm şebekesinin 7-8 Temmuz 2026’da yapılması plânlanan zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanmaktadır. Gazze soykırımını destekleyen emperyalist şeflerin bu topraklarda ağırlanacak olması, inancımız adına kabul edilemez bir utanç, başta Gazze olmak üzere emperyalizme direnen tüm halklara karşı bir ihanettir!

Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” (Âl-i İmrân, 3/160) Bu vahyî ilke nerede durmamız, izzet ve şerefi nerede aramamız gerektiğini beyan ederken hem katil ve mel’un NATO’ya hem Âlemlerin Rabbine aynı anda hürmet ve hayranlık yöneltmenin açık şirk olduğu izahtan vârestedir.

İmzamız ve eylemimiz; zulme karşı adaletin, bâtıla karşı hakkın, tahakküme karşı özgürlüğün ve emperyalizme karşı direnişin ilanıdır. İslam’ın bizlere yüklediği Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker sorumluluğuyla, yeryüzünde fitne çıkaranlara ve onlarla masaya oturanlara karşı direniş bilincini kuşanıyoruz.

Zulüm üreten güç odaklarına yaslanmayı, onların gölgesinde güvenlik aramayı reddediyoruz! Emperyalist saldırganlık ve organizasyonlara, işbirlikçilik ve ihanete karşı Tevhid ve Adalet cephesinde duruyor ve direnenlerin yanında saf tutuyoruz!

Bu tarihî günlerde kesin bir dille NATO’YA HAYIR diyor ve halkımızı bu sesi yükseltmeye davet ediyoruz!

Vicdan Çağrısı sitesi üzerinden devam eden kampanyanın, zirve boyunca devam ederek kitlesel bir bilince dönüşmesi hedefleniyor.

İmza kampanyasına katılmak için www.vicdancagrisi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yenipencere.com

Devamını Okuyun

Haberler

NATO Zirvesine Karşı Beşiktaş Nöbeti: NATO’nun Askeri Olmayacağız

Yayınlanma:

-

Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesine ve zirve nedeniyle Ankara’ya geleceği söylenen Trump’a karşı protestolar devam ediyor.

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği de 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan söz konusu organizasyona karşı sürdürdükleri nöbetlerinin dördüncüsünü 01 Temmuz 2026 Çarşamba günü Beşiktaş İskele (Barbaros) Meydanında yaptılar. Eylemde, Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması, NATO zirvesinin iptal edilmesi talep edildi ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılması istendi. Ayrıca Beykoz’a kurulacak NATO Deniz Unsurları Komutanlığı ile Adana’da konuşlandırılacak NATO kolordusu protesto edildi, bu üslerin işgali pekiştirdiği savunuldu.

İran ve Gazze’deki katliam ve yıkımın baş sorumlusu olan Büyük Şeytan ABD’nin başkanı katil ve sapkın Trump’ın Ankara’ya gelmesinin bütün bir memleket adına utanç verici olduğu dile getirilen açıklamada halkın bu utanca karşı ayağa kalkması istendi ve NATO zirvesi nedeniyle Ankara’nın yasaklarla bir hayalet kente çevrildiği kınandı.

Eylemde okunan açıklamada NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltı ve tutuklamalara da değinildi ve şu sözlere yer verildi:

“Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da, sabah erken saatlerde çok sayıda eve baskın düzenlendi.

Ankara Valiliğinin zirve kapsamında aldığı yasak kararlarının ardından yapılan operasyonlarda NATO protestoları örgütleyeceği düşünülen 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

Yine geçtiğimiz gün Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katıldığı NATO Parlamenter Zirvesi’ni protesto eden en az 100 NATO karşıtı, göz altına alındı.

Açıkça ifade etmek gerekir ki bu baskınlar, NATO’ya dikensiz bir gül bahçesi sağlama operasyonudur!

İnsanlığa ölüm, yıkım ve savaş dışında hiçbir şey vaat etmeyen NATO’ya karşı çıkanları susturmak istiyorlar. Efendilerine tek bir ses dahî yükselmesin diye ve halkların katillerini kırmızı halılarla karşılayıp rahatça ağırlayabilmek için baskı ve gözaltılarla ön almaya çalışıyorlar.

Ancak bilmeleri gereken bir şey var: Görülmemiş güvenlik tedbirleriyle, gözaltılarla, baskı ve operasyonlarla NATO karşıtı mücadeleyi durduramayacaklar.

Mazlum ve mustazaf halkların kanı üzerinden kurulan savaş politikalarına karşı mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. NATO’ya da onun işbirlikçilerine geçit vermeyeceğiz!”

Eylem boyunca, “NATO’cu AKP Hesap Verecek, Bu zirve yapılmayacak/ TRUMP-NATO defolacak/ ABD NATO üsleri/ Hemen şimdi kapanacak, NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür, Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil Trump Türkiye’den Defol, Katil NATO Türkiye’den Defol, NATO Zirvesi İhanettir, Anadolu NATO’ya Mezar Olacak!”” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemin video kaydı, linkten takip edilebilir.

Facebook bağlantı linki

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x