Connect with us

Haberler

Üsküdar’da Eylem: İran’a Emperyalist-Siyonist Saldırıya, NATO’ya, Patriotlara Hayır!

Yayınlanma:

-

Üsküdar’da, 15 Mart 2026 pazar günü Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen bir eylemle İran’a dönük ABD-İsrail saldırısı protesto edilirken Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması talep edildi ve Kürecik Radarının kapatılması istendi, Radarın korunması için Patriotlar konuşlandırılmasına karşı çıkıldı. Eylemin sonunda Temmuz ayında Ankara’da toplanacak NATO zirvesine karşı çıkılması çağrısında bulunuldu.

Eylem boyunca “NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’nun Üssü Olmayacağız, NATO’nun Askeri Olmayacağız, ABD’nin Askeri Olmayacağız, Katil NATO Ortadoğu’dan Defol, Katil ABD Ortadoğu’dan Defol, Katil ABD İran’dan Defol, Kahrolsun İşbirlikçi Hâinler, İşbirlikçi Rejimler Hesap Verecek, Yaşasın İran Direnişimiz, Yaşasın Gazze Direnişimiz, Müslümanlar Kardeştir, Kürecik Kapansın Patriotlar Defolsun, Kürecik’i Kapat ABD’yi Kör Et, Kürecik’i Kapat Patriotu Defet, Dur De Dur De Katil NATO’ya Dur De, Emperyalistler Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Topluluk adına okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:

İRAN’A EMPERYALİST-SİYONİST SALDIRIYA, NATO’YA, PATRIOTLARA HAYIR!

Bismillâhirrahmânirrahîm

Arkadaşlar,

Gazze’de, yeni katliamların gölgesindeki kırılgan ateşkes sürerken kirli emperyalist-Siyonist ittifak, 16 gündür İran’a saldırarak başlattığı tek taraflı savaşla bütün bir Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu birbirine kırdırmak, bu sûretle İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgede mutlak hâkimiyetini tesis ederek sömürüsünü derinleştirmek istiyor.

Bu doğrultuda küresel kapitalizmin jandarması NATO, sahipleri tarafından aktif bir şekilde kullanılmaktadır. NATO üyesi olan Türkiye, bu süreçte son derece riskli ve belirsizliklerle dolu bir pozisyonda yer almakta, İsrail’in ve ABD üslerinin korunması için faaliyet yürüten Kürecik NATO Radarının korunması için Malatya’ya Patriotlar sevk edilmektedir.

Zulme direnen yürekler,

Türkiye’nin Batı ittifakı uzun bir geçmişe sahip. NATO ile somut bir çerçeve kazanan kirli ittifaklarla iş birliği içinde olmak her Türkiye hükümetinin önceliği oldu.

Batı dışında herhangi bir çözüm aramak, alternatif üretmek, cılız itirazlar dışında tercih edilmedi. Batı vesayeti, iktidarda kalmanın anahtarı olarak görüldü.

NATO ile çıkılan Kore savaşından bu yana Türkiye, kapitalizmin, egemen dünya düzeninin jandarması olan bu şer odağına teslim olmuş durumdadır.

Değerli dostlar,

NATO’nun ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor: Şunu bilmeliyiz ki NATO, Batı emperyalizminin terör şebekesinden başka bir şey değildir. Jandarması olduğu kapitalizmi her sıkıştığında zora dayanarak kurtarmak için vardır! Kapitalizmin pazarlarını korumak için vardır! Kapitalizmi tehdit eden tehlikeleri bertaraf etmek için vardır!

NATO demek, ABD demektir!

NATO demek, İsrail demektir!

NATO demek, emperyalizm ve Siyonizm demektir!

Libya’ya müdahale ederek ülkenin zenginliklerini Batılı ülkelere açan cinayet ve terör şebekesi NATO, Afganistan’da yıllarca yoksul ve mazlum kardeşlerimizi bombaladı; sayısız Müslümanı katletti!

Yine dünyanın pek çok bölgesine aynı müdahalelerle benzer zulümler işledi. Başta ABD olmak üzere sömürgecilerin çıkarları için bir baskı ve tehdit unsuru olmaya devam ediyor.

Arkadaşlar,

Bu cinayet şebekesi bugün Anadolu’yu tamamen teslim almak istiyor. İslam dünyasını hedef alan NATO, Türkiye’yi kendisine bir füze rampası, bir savaş üssü olarak hazırlamaktadır.

Küresel rekabet alanlarında mevzi kazanmak için Türkiye’yi bir karakol gibi cephenin ileri hattına konumlandırmaktadır.

İsrail’i güvene almak ve coğrafyasını sömürüye açmak için İran’ı açık hedef haline getirerek Türkiye’yi, Malatya’ya füze kalkanı kurmaktan tutun da ambargolara zorlamaya ve savaşa dâhil etmeye kadar İran’la karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır.

İçimizdeki pek çok gâfil de SünnilikŞiilik gerilimi üretip ABD’ye siyasal yalakalık yapmaya çalışarak bu oyuna gönüllü olarak düşmeye bayılmaktadır. Rabbimiz, bu basiretsizlerin şerrinden bütün Müslümanları muhafaza buyursun!

Değerli arkadaşlar;

Şimdi hep beraber Türkiye’nin NATO ile nasıl bir iş birliği içinde olduğuna bakalım:

– Emperyalist ülkeleri ve İsrail’i koruyacak füze kalkanı için NATO Radarı Malatya Kürecik’e kuruldu.

– NATO Kara Karargâhı 14 yıldır İzmir’de faaliyete gösteriyor.

– İncirlik üssü öteden beri NATO’nun en büyük gücü Amerika’nın elinde!

– Ülkenin birçok yerinde irili ufaklı NATO radarlarının faaliyette olduğu herkes tarafından bilinen ve medyada yer bulan bir gerçek!

– Bütün bunların yanına şimdi de İsrail ve ABD’nin İran’a yaptıkları saldırılarla başlayan ahlaksız ve kuralsız savaşta Kürecik NATO Radarının korunması için konuşlandırılacak Patriotlar ekleniyor.

Değerli dostlar,

Patriotların Malatya’ya konuşlandırılması her gün tartışılan ve gerçekliği karanlık bir meseledir. Patriotlar, Türkiye’nin talebiyle mi yoksa doğrudan NATO inisiyatifiyle mi konuşlandırılıyor, kimse tam olarak bilmiyor. Görünen o ki tam bir kirli tezgâhla yüz yüzeyiz!

ABDİsrail şer organizasyonunun tek taraflı olarak başlattığı İran saldırıları bütün Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu içine alan devâsâ bir savaşa dönüşmüş bulunuyor. İşbirlikçi Körfez ülkelerini İran’a saldırının ön cephesi olarak kullanan ABD, özellikle kara gücü olarak kullanabileceği ve savaşa ortak edebileceği unsurlar arıyor.

İran’ın pek çok ABD müttefiki ülkelerdeki radarları imha etmesiyle elde kalan birkaç sağlam radardan biri olan Kürecik NATO radarının hassasiyetle korunmaya çalışılması ve son birkaç günde Türkiye hava sahasında düşürülen füzeler vesilesiyle Türkiye’nin savaşa çekilmek istenmesi endişe verici kirli tezgâhların nasıl çalıştığını gözler önüne sermiştir.

Arkadaşlar,

Ülkeyi yönetenlerin ikide bir Türkiye’nin NATO toprağı ve NATO’nun güçlü bir müttefiki olduğunu söylemesini açıkça kınıyoruz.

Türkiye’nin NATO üyeliği eskilere dayanabilir ancak bu kirli ittifaka bu kadar gönülden bir teslimiyet zilletten başka bir şey değildir.

Çeşitli vesilelerle Allah’a bağlı olduklarını dile getirip de sık sık ülke olarak NATO’ya ait olduklarını vurgulayanlara soruyoruz:

Siz gerçekte kime bağlısınız? Adaleti emreden, zulüm ve sömürüyü yasaklayan Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mı; yoksa zalim, katil ve emperyalistlerin terör şebekesi NATO’ya mı? Bu iki karşıt gücün her ikisine birlikte bağlı ve ait olmak mümkün müdür?

Değerli dostlar;

Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu kontrol altında tutmak isteyen ABD ve İsrail öncülüğündeki şer cephesi, NATO şemsiyesi altında Anadolu’yu tamamıyla kendisine askerî üs olarak kullanmak istiyor. Gazze’de soykırım savaşı yürüten İsrail’i koruyan demir kubbe savunma sistemi MalatyaKürecik’teki radar üssünden yardım alıyor. Kürecik’te radar üssü kurduranlar ise gidip Gazze için gözyaşı döküyor.

İran’dan İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine atılan füzelerin bilgisi, Kürecik NATO Radarı tarafından sağlanıyor.

Şimdi bu mel’un radarın muhafazası Patriotlarla güçlendirilecek ve Türkiye, emperyalistler tarafından bölge halklarına karşı açık bir hedef kılınacak ve aktör olarak konumlandırılacak!

Evet, maalesef ki Türkiye, Batılı emperyalistlerin savaş haritasına konumlandırılmış; ülke, baştan başa NATO’nun askeri üsleriyle, füze ve radarlarıyla doldurulmuştur. Bu gerçeği bir an olsun aklımızdan çıkarmamalı, bütün hesaplarımızı ona göre yapmalıyız!

Kardeşler,

Biz, kardeş Batı Asya/Ortadoğu halklarını birbirine kırdıracak yeni emperyalist plânlara “Dur!” demek için meydanlara çıktık; bu kirli savaş ve sömürü siyasetleri sürdükçe meydanlarda, direniş alanlarında olmaya devam edeceğiz!

Kimsenin emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda kardeş halklara yeni acılar çektirmesine izin vermeyeceğiz!

Milyar dolarlık silah satışlarına, ümmetin ve bütün ezilenlerin ortak malı saydığımız doğal kaynaklara, zenginliklere emperyalistlerin el koymasına müsaade etmeyeceğiz!

Batılı kapitalist güçlerle iş birliği politikalarını sürdürenlerin karşısında duracak ve halklarımızın ayağa kalkacağı mücadelenin her zaman bir ucundan tutacağız.

Direniş’in dostları,

Bu vesileyle Kürecik, İncirlik ve İzmir’deki NATO üslerinin hemen kapatılmasını, Patriotların daha yerleştirilmeden defedilip gönderilmesini, Batı Asya’daki/Ortadoğu’daki halklarımızın kendi geleceklerini kendi iradeleriyle belirlemelerini ve Türkiye’nin bir an önce NATO’dan çıkmasını istiyoruz.

Bu eylemimiz vesilesiyle şu önemli hususu bugünden herkese hatırlatmak istiyoruz:

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 19 Ağustos 2025 günü yaptığı açıklamada, 2026 NATO Zirvesi‘nin 7 ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’daki Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi‘nde düzenleneceğini duyurmuştu.

Peşinen ilan ediyoruz: Bu savaş makinesinin, bu işgalci çetenin zirvesinin ülkemizde yapılmasına karşı çıkalım ve halklarımızı, coğrafyalarımızı tehdit edip duran bu fitne yuvasına geçit vermeyelim!

Evet, İslami çevreleri, bütün haysiyetli insanları, anti-emperyalist hareketleri AKP hükümetinin NATO yanlısı siyasetine karşı durmaya çağırıyoruz.

Muhtemel korkularla değil, mevcut tehlikelerle yüzleşelim! Bu tehlikeli gidişe “Dur!” diyelim! Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun, içinden çıkamayacağı yeni felâketlere sürüklenmesine izin vermeyelim!

Unutmayalım Allah adaleti emreder, zulümden, haksızlıktan bizi sakındırır.

NATO’dan çıkılsın, üsler sökülsün!

Katil ABD, katil İsrail!

Yaşasın Gazze direnişimiz!

Yaşasın İran direnişimiz!

Yaşasın küresel intifada!

EĞİTİM İLKE-SEN

SAĞLIK İLKE-SEN

TOKAD  

ÖYB

Haberler

“NATO’ya Hayır” İmza Kampanyasına Engel: ‘Vicdan Çağrısı’ Sitesine Erişim Engellendi

Yayınlanma:

-

Ankara’nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi’ne karşı İslami ve antiemperyalist çevreler tarafından başlatılan “Vicdan Çağrısı – NATO’ya Karşı Hayır İmza Kampanyası“nın yürütüldüğü web sitesi mahkeme kararıyla erişime kapatıldı. Özellikle müslüman muhafazakar kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve çeşitli ulusal haber organlarınca gündeme taşınan kampanya, yasak kararı gelmeden önce 3.000 imza barajına yaklaşmıştı.

Erişim Engeli Kararının Detayları

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) üzerinden Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla alan adı sağlayıcı şirkete iletilen resmi bildirimle vicdancagrisi.com adresi 6 Temmuz’dan itibaren askıya alındı ve site üzerinden yapılan yayınlar tamamen durduruldu.

Kampanya 3 Bin İmzaya Yaklaşmıştı

“NATO’ya Hayır İnisiyatifi” adlı bağımsız bir platform tarafından hayata geçirilen imza kampanyası, kısa sürede hızlı bir büyüme ivmesi yakalamıştı. Ulusal basında da haberleştirilen inisiyatif, muhafazakar ve İslami çevrelerden destek görerek kapatılmadan hemen önce 3.000 imza sayısına ulaşmak üzereydi.

‘Vicdan Çağrısı’ Neyi Savunuyordu?

“Zulme Karşı Müslümanların Ortak Vicdanıyız” şiarıyla yola çıkan platform, NATO’yu bir güvenlik kalkanı olarak değil; küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının “kanlı bir askerî aygıtı” olarak nitelendiriyordu. Kampanya bildirisinde öne çıkan başlıklar şunlardı:

  • Gazze Vurgusu: Bildiride, NATO’nun Gazze’deki işgal ve yıkımın en büyük suç ortağı olduğu ifade edilmiş, İsrail’in cesaretini bu emperyalist zırhtan aldığı savunulmuştu.

  • Dini Referanslar: Hûd Suresi (11/113) ve Âl-i İmrân Suresi (3/160) gibi Kur’an-ı Kerim ayetlerine atıfta bulunularak, zulmedenlere meyletmemenin dini bir sorumluluk olduğu vurgulanmıştı.

  • Zirveye Tepki: 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen zirve “ihanet” olarak nitelendirilmiş ve emperyalist güçlerin Türkiye topraklarında ağırlanmasının kabul edilemez olduğu belirtilmişti.

İnisiyatif üyeleri, sitenin kapatılmasının ardından hukuki haklarını arayacaklarını belirtirken, karara Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz edilmesi bekleniyor.

İmza Kampanyası’nın Bildiri Metni

NATO’YA HAYIR!

NATO ZİRVESİ İHANETTİR!

“Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur! Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” (Hûd Suresi, 11/113)

Bizler; adaleti, halkların özgürlüğünü ve ümmetin onurunu savunan, yeryüzündeki sömürü düzenine itirazı olan Müslümanlar olarak NATO’nun bir “güvenlik kalkanı” değil, küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının kanlı bir askerî aygıtı olduğunu savunuyoruz. Kurulduğu günden bu yana dünyaya barış yerine işgal, darbe, sömürü ve bağımlılık ihraç eden bu ittifak, bugün başta Gazze’de yaşanan soykırım olmak üzere coğrafyamızdaki sömürü ve yıkımın en büyük suç ortağıdır.

Tarihsel gerçekler açıkça göstermektedir ki NATO; bir savunma paktı, güvenlik şemsiyesi veya barışın koruyucusu değildir. ABD’nin öncülüğünü yaptığı emperyalizmin jandarmasıdır. Bu jandarmalığın bölgemizdeki en stratejik karakolu ise Siyonist İsrail’dir. NATO belgelerinde açıkça “doğal ortak” ilan edilen İsrail, 7 Ekim’den bu yana başta Gazze olmak üzere Batı Asya’da yürüttüğü işgal ve soykırım savaşlarında cesaretini doğrudan bu emperyalist zırhtan almaktadır.

Türkiye’nin NATO içindeki rol ve konumu, bölgemizi küresel güçlerin stratejik hesaplarına mahkûm eden bir vesayet üretmeye ayarlıdır. Tarihsel olarak NATO; kontrgerilla yapılanmalarıyla cinayetler işleyen, katliamlar yapan ve iç siyasetleri dizayn eden uzantılarıyla açık bir kontrol örgütü ve baskı mekanizmasıdır.

Öncülüğünü, şefliğini ABD’nin yaptığı bu ittifak, egemenlerin çıkarlarına odaklıdır. Başta Batı Asya olmak üzere dünyada derinleşen yoksulluğun ve adaletsizliğin, savaşların ve soykırımların asıl kaynaklarından biri bu ittifak olmuştur. Unutulmamalıdır ki NATO, emperyalist hegemonyanın ve küresel sermayenin yerli işbirlikçileri aracılığıyla kurdukları bu neoliberal sömürü düzeninin sorunsuz işlemesine hizmet eden kolluğun ta kendisidir!

Ankara; Afganistan, Irak, Yemen, Filistin ve işgal edilmiş tüm coğrafyaların kanı ellerinde olan bu küresel zulüm şebekesinin 7-8 Temmuz 2026’da yapılması plânlanan zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanmaktadır. Gazze soykırımını destekleyen emperyalist şeflerin bu topraklarda ağırlanacak olması, inancımız adına kabul edilemez bir utanç, başta Gazze olmak üzere emperyalizme direnen tüm halklara karşı bir ihanettir!

Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” (Âl-i İmrân, 3/160) Bu vahyî ilke nerede durmamız, izzet ve şerefi nerede aramamız gerektiğini beyan ederken hem katil ve mel’un NATO’ya hem Âlemlerin Rabbine aynı anda hürmet ve hayranlık yöneltmenin açık şirk olduğu izahtan vârestedir.

İmzamız ve eylemimiz; zulme karşı adaletin, bâtıla karşı hakkın, tahakküme karşı özgürlüğün ve emperyalizme karşı direnişin ilanıdır. İslam’ın bizlere yüklediği Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker sorumluluğuyla, yeryüzünde fitne çıkaranlara ve onlarla masaya oturanlara karşı direniş bilincini kuşanıyoruz.

Zulüm üreten güç odaklarına yaslanmayı, onların gölgesinde güvenlik aramayı reddediyoruz! Emperyalist saldırganlık ve organizasyonlara, işbirlikçilik ve ihanete karşı Tevhid ve Adalet cephesinde duruyor ve direnenlerin yanında saf tutuyoruz!

Bu tarihî günlerde kesin bir dille NATO’YA HAYIR diyor ve halkımızı bu sesi yükseltmeye davet ediyoruz!

Devamını Okuyun

Haberler

NATO’ya Hayır İmza Kampanyası Sürüyor

Yayınlanma:

-

Ankara’nın 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapmaya hazırlandığı NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye’deki antiemperyalist ve İslami çevrelerden itirazlar yükselmeye devam ediyor. NATO’ya Hayır İnisiyatifi tarafından başlatılan ve Vicdan Çağrısı sitesinde kamuoyuna duyurulan imza kampanyası, kısa sürede 2000 imza barajını aştı.

“Zulme Karşı Müslümanların Ortak Vicdanıyız”

Kampanya web sitesinde yer alan “Biz kimiz?” içeriğinde şu açıklamaya yer verildi: “NATO’ya Hayır İnisiyatifi, emperyalist savaşlara, işgallere ve mazlum halklara yönelik saldırılara karşı Müslümanların ortak vicdanını ve sorumluluğunu ortaya koymak amacıyla bir araya gelmiş gönüllülerin oluşturduğu bağımsız bir platformdur. İnancımız bize, zulme ortak olmamayı ve zalimlere meyletmemeyi emretmektedir. Nitekim Rabbimiz, “Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size de ateş dokunur…” (Hud, 11/113) buyurmaktadır. Bu bilinçle, zulmü meşrulaştıran ve savaş politikalarını besleyen yapılara karşı sesimizi yükseltiyor; adaletin, hakkın ve mazlumların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.”

İmza kampanyası bildirisi ise şöyle:

NATO’YA HAYIR!

NATO ZİRVESİ İHANETTİR!

“Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur! Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” (Hûd Suresi, 11/113)

Bizler; adaleti, halkların özgürlüğünü ve ümmetin onurunu savunan, yeryüzündeki sömürü düzenine itirazı olan Müslümanlar olarak NATO’nun bir “güvenlik kalkanı” değil, küresel kapitalist sistemin ve ABD hegemonyasının kanlı bir askerî aygıtı olduğunu savunuyoruz. Kurulduğu günden bu yana dünyaya barış yerine işgal, darbe, sömürü ve bağımlılık ihraç eden bu ittifak, bugün başta Gazze’de yaşanan soykırım olmak üzere coğrafyamızdaki sömürü ve yıkımın en büyük suç ortağıdır.

Tarihsel gerçekler açıkça göstermektedir ki NATO; bir savunma paktı, güvenlik şemsiyesi veya barışın koruyucusu değildir. ABD’nin öncülüğünü yaptığı emperyalizmin jandarmasıdır. Bu jandarmalığın bölgemizdeki en stratejik karakolu ise Siyonist İsrail’dir. NATO belgelerinde açıkça “doğal ortak” ilan edilen İsrail, 7 Ekim’den bu yana başta Gazze olmak üzere Batı Asya’da yürüttüğü işgal ve soykırım savaşlarında cesaretini doğrudan bu emperyalist zırhtan almaktadır.

Türkiye’nin NATO içindeki rol ve konumu, bölgemizi küresel güçlerin stratejik hesaplarına mahkûm eden bir vesayet üretmeye ayarlıdır. Tarihsel olarak NATO; kontrgerilla yapılanmalarıyla cinayetler işleyen, katliamlar yapan ve iç siyasetleri dizayn eden uzantılarıyla açık bir kontrol örgütü ve baskı mekanizmasıdır.

Öncülüğünü, şefliğini ABD’nin yaptığı bu ittifak, egemenlerin çıkarlarına odaklıdır. Başta Batı Asya olmak üzere dünyada derinleşen yoksulluğun ve adaletsizliğin, savaşların ve soykırımların asıl kaynaklarından biri bu ittifak olmuştur. Unutulmamalıdır ki NATO, emperyalist hegemonyanın ve küresel sermayenin yerli işbirlikçileri aracılığıyla kurdukları bu neoliberal sömürü düzeninin sorunsuz işlemesine hizmet eden kolluğun ta kendisidir!

Ankara; Afganistan, Irak, Yemen, Filistin ve işgal edilmiş tüm coğrafyaların kanı ellerinde olan bu küresel zulüm şebekesinin 7-8 Temmuz 2026’da yapılması plânlanan zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanmaktadır. Gazze soykırımını destekleyen emperyalist şeflerin bu topraklarda ağırlanacak olması, inancımız adına kabul edilemez bir utanç, başta Gazze olmak üzere emperyalizme direnen tüm halklara karşı bir ihanettir!

Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” (Âl-i İmrân, 3/160) Bu vahyî ilke nerede durmamız, izzet ve şerefi nerede aramamız gerektiğini beyan ederken hem katil ve mel’un NATO’ya hem Âlemlerin Rabbine aynı anda hürmet ve hayranlık yöneltmenin açık şirk olduğu izahtan vârestedir.

İmzamız ve eylemimiz; zulme karşı adaletin, bâtıla karşı hakkın, tahakküme karşı özgürlüğün ve emperyalizme karşı direnişin ilanıdır. İslam’ın bizlere yüklediği Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker sorumluluğuyla, yeryüzünde fitne çıkaranlara ve onlarla masaya oturanlara karşı direniş bilincini kuşanıyoruz.

Zulüm üreten güç odaklarına yaslanmayı, onların gölgesinde güvenlik aramayı reddediyoruz! Emperyalist saldırganlık ve organizasyonlara, işbirlikçilik ve ihanete karşı Tevhid ve Adalet cephesinde duruyor ve direnenlerin yanında saf tutuyoruz!

Bu tarihî günlerde kesin bir dille NATO’YA HAYIR diyor ve halkımızı bu sesi yükseltmeye davet ediyoruz!

Vicdan Çağrısı sitesi üzerinden devam eden kampanyanın, zirve boyunca devam ederek kitlesel bir bilince dönüşmesi hedefleniyor.

İmza kampanyasına katılmak için www.vicdancagrisi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yenipencere.com

Devamını Okuyun

Haberler

NATO Zirvesine Karşı Beşiktaş Nöbeti: NATO’nun Askeri Olmayacağız

Yayınlanma:

-

Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesine ve zirve nedeniyle Ankara’ya geleceği söylenen Trump’a karşı protestolar devam ediyor.

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği de 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan söz konusu organizasyona karşı sürdürdükleri nöbetlerinin dördüncüsünü 01 Temmuz 2026 Çarşamba günü Beşiktaş İskele (Barbaros) Meydanında yaptılar. Eylemde, Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması, NATO zirvesinin iptal edilmesi talep edildi ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılması istendi. Ayrıca Beykoz’a kurulacak NATO Deniz Unsurları Komutanlığı ile Adana’da konuşlandırılacak NATO kolordusu protesto edildi, bu üslerin işgali pekiştirdiği savunuldu.

İran ve Gazze’deki katliam ve yıkımın baş sorumlusu olan Büyük Şeytan ABD’nin başkanı katil ve sapkın Trump’ın Ankara’ya gelmesinin bütün bir memleket adına utanç verici olduğu dile getirilen açıklamada halkın bu utanca karşı ayağa kalkması istendi ve NATO zirvesi nedeniyle Ankara’nın yasaklarla bir hayalet kente çevrildiği kınandı.

Eylemde okunan açıklamada NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltı ve tutuklamalara da değinildi ve şu sözlere yer verildi:

“Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılması plânlanan 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da, sabah erken saatlerde çok sayıda eve baskın düzenlendi.

Ankara Valiliğinin zirve kapsamında aldığı yasak kararlarının ardından yapılan operasyonlarda NATO protestoları örgütleyeceği düşünülen 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

Yine geçtiğimiz gün Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katıldığı NATO Parlamenter Zirvesi’ni protesto eden en az 100 NATO karşıtı, göz altına alındı.

Açıkça ifade etmek gerekir ki bu baskınlar, NATO’ya dikensiz bir gül bahçesi sağlama operasyonudur!

İnsanlığa ölüm, yıkım ve savaş dışında hiçbir şey vaat etmeyen NATO’ya karşı çıkanları susturmak istiyorlar. Efendilerine tek bir ses dahî yükselmesin diye ve halkların katillerini kırmızı halılarla karşılayıp rahatça ağırlayabilmek için baskı ve gözaltılarla ön almaya çalışıyorlar.

Ancak bilmeleri gereken bir şey var: Görülmemiş güvenlik tedbirleriyle, gözaltılarla, baskı ve operasyonlarla NATO karşıtı mücadeleyi durduramayacaklar.

Mazlum ve mustazaf halkların kanı üzerinden kurulan savaş politikalarına karşı mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. NATO’ya da onun işbirlikçilerine geçit vermeyeceğiz!”

Eylem boyunca, “NATO’cu AKP Hesap Verecek, Bu zirve yapılmayacak/ TRUMP-NATO defolacak/ ABD NATO üsleri/ Hemen şimdi kapanacak, NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür, Katil NATO Beykoz’dan Defol, Katil Trump Türkiye’den Defol, Katil NATO Türkiye’den Defol, NATO Zirvesi İhanettir, Anadolu NATO’ya Mezar Olacak!”” sloganları atıldı, tekbir getirildi.

Eylemin video kaydı, linkten takip edilebilir.

Facebook bağlantı linki

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x