Connect with us

Haberler

Şaka Değil Soykırım!

Mehmet Ali Başaran

Yayınlanma:

-

Türkiye’nin onlarca şehrinde bugün, 1 Nisan’da, ortak bir eylem vardı. Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği, son yıllarda sistematik hale gelen ve şiddeti iyice artan işkenceler protesto edildi.

Trabzon İnsani Yardım Derneği’nin çağrısı ile İskenderpaşa Camii önünde toplanan vatandaşlar Çin’in işkencelerine kayıtsız kalınmaması çağrısında bulundular.

2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük özgürlükten men etme operasyonu Doğu Türkistan’da yürütülüyor. Çin Devleti Doğu Türkistan halkının kültürel ve dini hafızasını silmeye çalışıyor. Devasa arazilere kurulan toplama kamplarında genç, yaşlı, kadın, erkek ayırt etmeden öldürme, işkence, beyin yıkama, tecavüz suçları işleniyor; tıbbi ve biyolojik deneyler yapılıyor.

Aileleri toplama kampına alınan Doğu Türkistanlı çocuklar yetimhane veya yatılı okul görünümlü çocuk kamplarında beyinleri yıkanarak birer Çinli olarak yetiştiriliyor. Toplama kamplarına alınan erkeklerin evlerine yerleştirilen Çinli memurlar ailelerle birlikte yaşıyor.

Sokaklara yerleştirilen yüz tanıma sistemli kameralar ile Çinli olmayanlar tespit ediliyor. Dini-kültürel kıyafet giyilmesi ve eğitim alınması ise yıllardır yasak. Çin’in yayınladığı “75 Aşırılık Belirtisi”ne uymayan herkes terörist olarak suçlanıyor.”

Çin’in büyük bir ciddiyetle cezalandırdığı “aşırılıklar”dan bazıları şunlar:

*Camilerin dışındaki halka açık yerlerde (açık veya kapalı) cemaati ibadet için toplama, namaz kılma ve imamlık yapma.

*Helal olmadığı gerekçesiyle sigara ve alkolü yasaklamak ve aynı gerekçeyle benzeri malların satışını boykot etmek.

*Restoran ve diğer yiyecek ve içecek satıcılarının Ramazan ayında dükkânlarını kapatmaları ve servis personelinin dinî kıyafetler giymesi.

*Üzerinde ay yıldız bulunan tişört giyilmesi, yüzük ve kolye takılması, cüzdan, aksesuar ve telefon kılıfı kullanılması, motosiklet ve araçlara ay yıldızlı sticker yapıştırılması ve Doğu Türkistan logolu aksesuar kullanılması.

*Telekomünikasyon, ses platformları veya sosyal sohbet gruplarını (QQ, WeChat, sesli sohbet odaları vb.) kullanarak yasa dışı Kur’an öğretimi, vaaz ve tebliğ faaliyetleri yürütme.

*Evlilik belgesi almaksızın “dinî nikâh” ile evlenmek, kanuna uygun olarak boşanma işlemlerini tamamlamadan “talak” ile boşanmak; dinin müsaade ettiği gerekçesiyle birden fazla evlilik yapmak ve aile planlaması politikalarına müdahil olmak.

Basın açıklamasının ardından Çin zulmünü ifşa eden, üzerinde “Bu insanlık ayıbı son bulsun! Sesimiz bir olsun! Toplama Kampları Karatılsın!” yazan broşürler halka dağıtıldı.

Haber ve Fotoğraf: Mehmet Ali Başaran

*Basın açıklamasının tam metnini okumak ve “75 Aşırılık Belirtisi”nden haberdar olmak için https://sakadegilsoykirim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

“Gazete Okuyan Tavuk”, “Nasreddin Hoca’nın Bisikleti”, “Kuzularla Saklambaç”, “Ceza Hikayeleri” ve “Kelebek Ve Arı – Malcolm X Ve Muhammed Ali’nin Kesişen Hayatları” kitaplarının yazarı. 1983 Trabzon doğumlu avukat.

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Tasfiye’nin 55. Sayısı Çıktı

Yeni Pencere

Yayınlanma:

-

Tasfiye edebiyat-düşünce dergisinin 55. sayısı çıktı. 55. sayıda yer alan isim ve çalışmalar şu şekilde: (daha&helliip;)

Devamını Okuyun

Videolar

Mart Ayında 142 İşçi Öldü, Kod 29’la İşten Atmalar Sürüyor

Yeni Pencere

Yayınlanma:

-

Mart Ayında 142 İşçi İş Cinayetlerinde Can Verirken Günde Ortalama 500 İşçi Kod 29’la İşten Atılıyor

İSİG Meclisi’nin, Beşiktaş İskele Meydanında açıkladığı iş cinayetlerine ilişkin rapora göre Mart ayında en az 142 işçi ölürken 2020 yılında 177 bin işçi Kod 29 ile işten çıkarıldı.

Kod 29 Zulmü Sürüyor

Mart ayı iş cinayetleri raporunu açıklayan Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Kod 29’un işçilerin hayatını çok kötü etkilediğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Kod 29’dan atılan işçinin kıdem tazminatı gasp ediliyor, işsizlik maaşına da hak kazanamıyor. Ayrıca ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller’ nedeniyle işten atıldığı için fişleniyor ve iş bulması imkânsız hale getiriliyor. Oysa bu dönemde sadece salgında ölümüne çalıştırma koşullarına karşı çıkan, haklarını isteyen ve bu yüzden sendikalaşan işçiler Kod-29 nedeniyle işten atıldı. Yani Kod-29 bir sermaye keyfiyetidir ve temel olarak işçilerin haklarının baskı altına alınması ve örgütlenmesinin engellenmesinin bir ifadesidir.” dedi.

Mart Ayında 142 İşçi İş Cinayetlerinde Can Verdi

İSİG raporuna göre;

“*DİSK-AR’ın açıklamasına göre 2020 yılında 34 bini kadın ve 143 bini erkek işçi olmak üzere toplam 177 bin işçi Kod-29 maddesi ile işten çıkarıldı. Yani her ay yaklaşık 15 bin işçi Kod-29 gerekçesiyle işten atıldı.

*Ulusal ve yerel basın, işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, meslek örgütleri ve sendikalardan öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Mart ayında en az 142 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

*142 emekçinin 123’ü ücretli (işçi ve memur), 19’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor.

*Ölenlerin 7’si kadın işçi, 135’i erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım, eğitim ve sağlık işkollarında gerçekleşti.

*Üç çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi ölümleri tarım işkolunda gerçekleşti.

*51 yaş ve üstünde ise çalışırken ölen 40 emekçi bulunuyor: Çiftçi ve esnaflar ile tarım, maden, büro, eğitim, ticaret, metal, inşaat, taşımacılık, sağlık, konaklama ve belediye işçileri.

*4 göçmen/mülteci işçi hayatını kaybetti: 2’si Suriyeli, 1’i Afganistanlı ve 1’i Sırbistan’lı.

*Ölen işçilerin 8’i sendikalı. Sendikalı işçiler eğitim, metal, sağlık, güvenlik ve belediye işkollarında çalışıyordu.

*Ölümler en çok ticaret, eğitim, büro, tarım, taşımacılık, inşaat, sağlık, maden, metal, konaklama, güvenlik ve belediye işkollarında gerçekleşti.

* En fazla ölüm nedenleri sırasıyla kovid-19, trafik, servis kazası, ezilme, göçük, yüksekten düşme, kalp krizi ve intihar.

* En çok ölüm İstanbul, İzmir, Sakarya, Ankara, Kocaeli, Antalya ve Gaziantep şehirlerinde meydana geldi.”

YeniPencere

(Basın açıklamasının tamamını buradan izleyebilirsiniz.)

Devamını Okuyun

Haberler

KOD 29’a Karşı İşçi Eylemleri Sürüyor

Yeni Pencere

Yayınlanma:

-

KOD 29 uygulamasıyla işten atmalara karşı işçi direnişleri sürüyor. 99 gündür eylem yapan PTT-Sen ve PTT Kargo-Sen üyesi işçiler İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde bir eylem yaparak uygulamayı protesto ettiler.

Topluluk adına okunan basın açıklamasının tam metni şöyle:

BASINA VE KAMUOYUNA

Bizler anayasal haklarımızı kullandığımız için KOD 29’la işinden edilen Bağımsız PTT-Sen sendikası yöneticileriyiz. PTT’de çalışan 14 bin taşeron işçinin sesiyiz.

PTT taşeron tarihinde, koskoca konfederasyonlara üye sendikaların yapamadığını başarıp Toplu Sözleşme imzaladık ve kurulduğumuz günden beri canla başla çalışıp taşeron işçilerin cebine üç kuruş daha fazla girmesini sağladık. Bunun bize bedeli ise KOD 29’la işten atılıp, ahlaksızlıkla yaftalanıp işsizlik maaşından bile faydalanamadan açlığa mahkum edilmek oldu. Patronların ahlakını zaten tanıyoruz. Onlara göre hak aramak, boyun eğmemek ahlaksızlık demek.

Peki, bunu duyacak yetkililer nerede? Tam 99 gündür İstanbul ve İzmir PTT müdürlükleri önünde direniyoruz ve soruyoruz: Sendika anayasal bir hak değil mi? Sendikal hakları güvence altına alan Anayasanın 51. maddesi ve sendikalar kanununun 24 ve 25. maddeleri kaldırıldı mı? Bir yetkili çıkıp açık açık söylesin: “İşçilerin sendika kurma, hak ve talep etme gibi bir hakkı yoktur, buna cür’et edenler de işten atılır!” Ya biz işçileri oyalamayın ya da yasaları uygulayın!

Ülkenin dört bir yanında yasal haklarını talep eden işçiler KOD 29’la ahlaksız ilan ediliyor. Belediyelerden tekstil fabrikalarına, metal iş kolundan depolara kadar birçok farklı işkolunda, birçok farklı şehirde KOD 29 zulmüne karşı 10’dan fazla direniş var. Pandemi döneminde zaten yoğun risk altında çalışan işçilere, evinde kalamayan biz milyonlara bunu reva görenler kimler? İşten atmak yasaktı madem, biz, bu kadar insan neden günlerdir sokaklardayız?

Buradan tüm işçi kardeşlerimize çağrımızdır: Bu zulme karşı hep birlikte direnelim! “ASIL AHLAKSIZ PATRONLARDIR!” demeye, bu ikiyüzlülüğü teşhir etmeye hep birlikte devam edelim.

Hiçbir işçi kardeşimiz unutmasın:

BİZ MİLYONLARIZ, PATRONLAR İSE BİR AVUÇ!

Haber: YeniPencere.com

(Daha uzun video için tıklayın.)

Devamını Okuyun

GÜNDEM