Connect with us

Haberler

Hindistan’da Çiftçiler Liberal Dönüşüme Karşı Ayakta

Yayınlanma:

-

Çoğu traktör kullanan on binlerce çiftçinin, tartışmalı yeni tarım yasalarının yürürlükten kaldırılması çağrısı yapmak üzere Salı günü Yeni Delhi sokaklarına çıkması sonucunda en az bir protestocu öldürüldü ve 300 polis yaralandı. Şehrin dış mahallelerinde aylarca süren barışçıl gösterilerden sonra, çiftçiler polisle çatışıp barikatları yıktılar. Polis memurlarının yanı sıra çok sayıda protestocu da yaralandı.

Protestocular kimler?

Protestocu çiftçilerin çoğu Sih dini azınlığın üyeleri ve Pencap ve Haryana eyaletlerinden geliyor. Ülkenin diğer bölgelerindeki çiftçiler de dayanışma için mitingler düzenlediler.

Kasım ayından bu yana, binlerce çiftçi başkent Yeni Delhi’nin dışında kamp kurdu, genişleyen çadır kentlerinde nöbet tuttu ve çiftlik yasaları yürürlükten kaldırılmazsa şehre girmekle tehdit etti.

Protesto, ülkenin büyük bir bölümünde eşitsizliğin korkunç gerçekliğini ortaya çıkardı.

Hindistan’ın 1,3 milyarlık nüfusunun yüzde 60’ından fazlası geçim için hala tarıma bağlı olsa da, sektör ülkenin ekonomik çıktısının yalnızca yüzde 15’ini oluşturuyor. Koronavirüs pandemisinin şehir ekonomilerini kötü bir şekilde etkilemesi ve milyonlarca işçiyi köylerine geri göndermesinin ardından protestocuların kararlılıkları arttı. Yıllardır borçlar ve iflaslar çiftçileri yüksek oranlarda intihara sürüklüyor.

Ne istiyorlar?

Protestocular, Hindistan’da çiftçiliği yeniden şekillendirme çabaları nedeniyle Başbakan Narendra Modi’ye meydan okuyor.

Göstericiler, Başbakan Modi’nin devletin tarımdaki rolünü en aza indirecek ve özel yatırımcılar için daha fazla alan açacak son tarım yasalarını kaldırmasını talep ediyorlar. Hükümet, yeni yasaların tarımda büyüme sağlayacağını söylüyor. Ancak çiftçiler bundan şüphe duyuyor ve zaten yetersiz olduğunu düşündükleri devlet korumalarının kaldırılmasının onları açgözlü şirketlerin insafına bırakacağından korkuyorlar.

Başbakan Modi, son yıllarda Hindistan ekonomisini liberalleştirirken, ülke ekonomisinin 2024 yılına kadar neredeyse ikiye katlanmasını istiyor ancak çiftçiler, mevcut korumalarla bile mücadele ettiklerini iddia ediyorlar. Piyasa dostu yasaların, nihayetinde düzenleyici desteği ortadan kaldıracağını ve zayıflamış ekonominin farklı bir geçim yolu için çok az şans sunmasıyla onları yoksun bırakacağını söylüyorlar.

Şiddet nasıl patlak verdi?

Binlerce protestocu çiftçi, tatil kutlamaları sırasında barışçıl bir protesto ve başbakan tarafından yönetilen bir askeri geçit töreni olması beklenen Salı günü Yeni Delhi’ye akın etti.

Bazı çiftçiler ana yürüyüşten koptu ve polis barikatlarını kaldırmak için traktör kullandı. Pek çok çiftçi uzun kılıçlar, üç çatallar, keskin hançerler ve savaş baltaları taşıyordu – büyük ölçüde törensel silahlar olsa da işlevseldi. Hindistan’daki Covid-19 salgınına rağmen protestocuların çoğu maske takmış görünmüyordu.

Polis amirleri saldırı tüfeği taşıyan memurları görevlendirdi. Polisler ana yolların ortasında durdular, göz yaşartıcı gazlar kalabalığa yöneldi. Video kayıtlarına göre bazı bölgelerde polis, protestoculara copla müdahale etti.

Çiftçiler, aylardır süren barışçıl protestolarını amacından saptırmak için şiddetin hükümet ve dış unsurlar tarafından körüklendiğini iddia ediyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili ise, Hindistan hükümetinin aylardır protesto merkezi olan bölgelerdeki internet hizmetlerini geçici olarak askıya aldığını doğruladı.

nytimes.com‘dan kısaltarak çevrilmiştir. – YP

Tıklayın, yorumlayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Irkçı Saldırı ve Katliamlara Karşı Dayanışma Çağrısı

Yayınlanma:

-

EĞİTİM İLKE-SEN, ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ, TOKAD ve SAĞLIK İLKE-SEN ortak bir açıklama yayımlayarak ırkçı saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulundu.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Irkçı Saldırılara Karşı Dayanışmayı Yükseltelim!

Dün akşam saatlerinde (30.07.2021, 18:00 civarı) Konya Meram’da yaşayan Kürt Dedeoğlu ailesinin 7 ferdi silahlı saldırıya uğradı ve katledildi!

Ülkede günbegün artmakta olan ırkçı nefret dilinin, yalan haber ve dezenformasyonun ve istikrarlı siyasal ve hukuki ayrıştırıcı tutumun toplam bir sonucu olan bu saldırıyı şiddetle kınıyor, failleri lânetliyoruz ancak ırkçılığa ve açıkça katliama dönüşmüş faşizanlığa karşı sadece kınamaların yetersiz olduğu gerçeğinin de gün gibi ortada olduğunun farkındayız.

Kürt halkına yönelik bu ırkçı saldırılara karşı barış, kardeşlik ve adaletten yana olan herkesin dayanışma içinde olması bir zorunluluktur.

Son günlerde özellikle ülkenin yoğun siyasal gündemini depolitize etmek için ortaya saçılan ırkçı nefret söylemlerinin sayısındaki artış hem Kürt halkına, hem de bir başka dezavantajlı grup  olan mültecilere yönelik tehditleri artırmaktadır. Adaleti savunan herkes bu konuda uyanık ve müteyakkız olmalıdır. Kamusal otoriteyi işgal edenlerin sorumsuzluğu ise tehdidin boyutunu daha da artırmaktadır. Bu nefret diline ve şiddete karşı ortak yaşama iradesi ve adalet mücadelesini öne çıkaran herkes birlikte mücadele etmelidir.

Herkes bilmelidir ki arz Allah’ındır, diller ve renkler Allah’ın ayetleridir. Irkçılık ve nefret ise Şeytanın işidir. Şüphesiz ki Allah iyilik ve adaleti emreder, kötülük ve zorbalığı yasaklar.

EĞİTİM İLKE-SEN

ÖZGÜR YAZARLAR BİRLİĞİ

TOKAD

SAĞLIK İLKE-SEN

Devamını Okuyun

Haberler

Kürtlere Yönelik Irkçı Saldırılara Tepkiler Sürüyor

Yayınlanma:

-

Kürtlere yönelik öldürmelere varan linç girişimlerine tepkiler sürüyor. Adıyaman, Dersim, Muş, Ağrı, Diyarbakır, Siirt, Batman, Hakkari, Şanlıurfa, Bingöl, Kars, Şırnak, Bitlis, Mardin ve Van baroları “Kürt kimliği ve Kürtçe diline ilişkin her türlü ırkçı saldırılara zemin hazırlayan ve toplumsal barışı zedeleyen açıklamalardan vazgeçilmesini, saldırılarla ilgili ivedi ve etkin bir şekilde bütün yönleriyle soruşturmanın yürütülmesini” talep eden bir açıklama yayımladı.

İHD Diyarbakır şubesi de ayrımcı ve ötekileştirici dilden vazgeçilmesini talep ederken “cezasızlık sona erdirilmeli” çağrısında bulundu.

TOKAD da yaptığı açıklamada Kürt halkına dönük ırkçı saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulundu.

TOKAD açıklamasının tam metni şu şekilde:

Kürt Halkına Dönük Irkçı Saldırılara Karşı Dayanışmayı Pekiştirelim!

Ülkenin farklı şehir ve bölgelerinde inşaat ya da mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan veya mukim Kürt emekçilere ve ailelere dönük ırkçı saldırılar sürmektedir.

Egemen faşizan siyasal söylemin bu saldırıları motive etmedeki payı büyüktür. Yasalar nezdinde mezkûr saldırganlıkların cezasız kalması da linç kültürüne yol veren önemli bir faktördür.

Kürt halkına dönük bu saldırılara karşı harekete geçmeyen kamu vicdanı ve devlet otoritesine karşı tek yol barış, kardeşlik ve adaletten yana duranların dayanışmayı pekiştirmesidir.

Ortak yaşamı zehirleyen ve ülkeyi yaşanmaz hâle getiren bu şeytani tavırlara karşı herkesi sorumluluk bilincine davet ediyoruz.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve köklü bir sorun olarak vâr olagelen Kürt meselesini adalet temelinde çözmek için adım atmayan siyasal iradenin bu çerçevede ortaya çıkan her türlü kötülükten birinci derecede sorumlu olduğunu tekrar hatırlatıyoruz.

Şüphesiz ki Allah Adaleti emreder, kötülük ve zorbalığı yasaklar.

TOKAD

(Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği)

Devamını Okuyun

Haberler

Sedat Yenigün’ü Katleden Karanlık Derinleşiyor

Yayınlanma:

-

İslami düşünce ve siyasetin her türlü kirlilikten arınması için mücadele eden Sedat Yenigün’ün şehadetinin üzerinden 41 yıl geçti.

O günden bu yana Türkiye’nin fail-i meçhuller karnesi kabarırken Şehit Yenigün’ün kendisine karşı mücadele verdiği siyasal-düşünsel iklim varlığını pekiştirdi.

Bu vesileyle İslami Hareketin öncülerinden şehit Sedat Yenigün’ü rahmetle anıyoruz.

YeniPencere 

Devamını Okuyun

GÜNDEM