Üsküdar’da, 15 Mart 2026 pazar günü Eğitim İlke-Sen, TOKAD, Sağlık İlke-Sen ve Özgür Yazarlar Birliği tarafından düzenlenen bir eylemle İran’a dönük ABD-İsrail saldırısı protesto edilirken Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırması talep edildi ve Kürecik Radarının kapatılması istendi, Radarın korunması için Patriotlar konuşlandırılmasına karşı çıkıldı. Eylemin sonunda Temmuz ayında Ankara’da toplanacak NATO zirvesine karşı çıkılması çağrısında bulunuldu.
Eylem boyunca “NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Kürecik Radarı İsrail’in Kalkanı, NATO’nun Üssü Olmayacağız, NATO’nun Askeri Olmayacağız, ABD’nin Askeri Olmayacağız, Katil NATO Ortadoğu’dan Defol, Katil ABD Ortadoğu’dan Defol, Katil ABD İran’dan Defol, Kahrolsun İşbirlikçi Hâinler, İşbirlikçi Rejimler Hesap Verecek, Yaşasın İran Direnişimiz, Yaşasın Gazze Direnişimiz, Müslümanlar Kardeştir, Kürecik Kapansın Patriotlar Defolsun, Kürecik’i Kapat ABD’yi Kör Et, Kürecik’i Kapat Patriotu Defet, Dur De Dur De Katil NATO’ya Dur De, Emperyalistler Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak” sloganları atıldı, tekbir getirildi.
Topluluk adına okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:
İRAN’A EMPERYALİST-SİYONİST SALDIRIYA, NATO’YA, PATRIOTLARA HAYIR!
Bismillâhirrahmânirrahîm
Arkadaşlar,
Gazze’de, yeni katliamların gölgesindeki kırılgan ateşkes sürerken kirli emperyalist-Siyonist ittifak, 16 gündür İran’a saldırarak başlattığı tek taraflı savaşla bütün bir Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu birbirine kırdırmak, bu sûretle İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgede mutlak hâkimiyetini tesis ederek sömürüsünü derinleştirmek istiyor.
Bu doğrultuda küresel kapitalizmin jandarması NATO, sahipleri tarafından aktif bir şekilde kullanılmaktadır. NATO üyesi olan Türkiye, bu süreçte son derece riskli ve belirsizliklerle dolu bir pozisyonda yer almakta, İsrail’in ve ABD üslerinin korunması için faaliyet yürüten Kürecik NATO Radarının korunması için Malatya’ya Patriotlar sevk edilmektedir.
Zulme direnen yürekler,
Türkiye’nin Batı ittifakı uzun bir geçmişe sahip. NATO ile somut bir çerçeve kazanan kirli ittifaklarla iş birliği içinde olmak her Türkiye hükümetinin önceliği oldu.
Batı dışında herhangi bir çözüm aramak, alternatif üretmek, cılız itirazlar dışında tercih edilmedi. Batı vesayeti, iktidarda kalmanın anahtarı olarak görüldü.
NATO ile çıkılan Kore savaşından bu yana Türkiye, kapitalizmin, egemen dünya düzeninin jandarması olan bu şer odağına teslim olmuş durumdadır.
Değerli dostlar,
NATO’nun ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor: Şunu bilmeliyiz ki NATO, Batı emperyalizminin terör şebekesinden başka bir şey değildir. Jandarması olduğu kapitalizmi her sıkıştığında zora dayanarak kurtarmak için vardır! Kapitalizmin pazarlarını korumak için vardır! Kapitalizmi tehdit eden tehlikeleri bertaraf etmek için vardır!
NATO demek, ABD demektir!
NATO demek, İsrail demektir!
NATO demek, emperyalizm ve Siyonizm demektir!
Libya’ya müdahale ederek ülkenin zenginliklerini Batılı ülkelere açan cinayet ve terör şebekesi NATO, Afganistan’da yıllarca yoksul ve mazlum kardeşlerimizi bombaladı; sayısız Müslümanı katletti!
Yine dünyanın pek çok bölgesine aynı müdahalelerle benzer zulümler işledi. Başta ABD olmak üzere sömürgecilerin çıkarları için bir baskı ve tehdit unsuru olmaya devam ediyor.
Arkadaşlar,
Bu cinayet şebekesi bugün Anadolu’yu tamamen teslim almak istiyor. İslam dünyasını hedef alan NATO, Türkiye’yi kendisine bir füze rampası, bir savaş üssü olarak hazırlamaktadır.
Küresel rekabet alanlarında mevzi kazanmak için Türkiye’yi bir karakol gibi cephenin ileri hattına konumlandırmaktadır.
İsrail’i güvene almak ve coğrafyasını sömürüye açmak için İran’ı açık hedef haline getirerek Türkiye’yi, Malatya’ya füze kalkanı kurmaktan tutun da ambargolara zorlamaya ve savaşa dâhil etmeye kadar İran’la karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır.
İçimizdeki pek çok gâfil de Sünnilik–Şiilik gerilimi üretip ABD’ye siyasal yalakalık yapmaya çalışarak bu oyuna gönüllü olarak düşmeye bayılmaktadır. Rabbimiz, bu basiretsizlerin şerrinden bütün Müslümanları muhafaza buyursun!
Değerli arkadaşlar;
Şimdi hep beraber Türkiye’nin NATO ile nasıl bir iş birliği içinde olduğuna bakalım:
– Emperyalist ülkeleri ve İsrail’i koruyacak füze kalkanı için NATO Radarı Malatya Kürecik’e kuruldu.
– NATO Kara Karargâhı 14 yıldır İzmir’de faaliyete gösteriyor.
– İncirlik üssü öteden beri NATO’nun en büyük gücü Amerika’nın elinde!
– Ülkenin birçok yerinde irili ufaklı NATO radarlarının faaliyette olduğu herkes tarafından bilinen ve medyada yer bulan bir gerçek!
– Bütün bunların yanına şimdi de İsrail ve ABD’nin İran’a yaptıkları saldırılarla başlayan ahlaksız ve kuralsız savaşta Kürecik NATO Radarının korunması için konuşlandırılacak Patriotlar ekleniyor.
Değerli dostlar,
Patriotların Malatya’ya konuşlandırılması her gün tartışılan ve gerçekliği karanlık bir meseledir. Patriotlar, Türkiye’nin talebiyle mi yoksa doğrudan NATO inisiyatifiyle mi konuşlandırılıyor, kimse tam olarak bilmiyor. Görünen o ki tam bir kirli tezgâhla yüz yüzeyiz!
ABD–İsrail şer organizasyonunun tek taraflı olarak başlattığı İran saldırıları bütün Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu içine alan devâsâ bir savaşa dönüşmüş bulunuyor. İşbirlikçi Körfez ülkelerini İran’a saldırının ön cephesi olarak kullanan ABD, özellikle kara gücü olarak kullanabileceği ve savaşa ortak edebileceği unsurlar arıyor.
İran’ın pek çok ABD müttefiki ülkelerdeki radarları imha etmesiyle elde kalan birkaç sağlam radardan biri olan Kürecik NATO radarının hassasiyetle korunmaya çalışılması ve son birkaç günde Türkiye hava sahasında düşürülen füzeler vesilesiyle Türkiye’nin savaşa çekilmek istenmesi endişe verici kirli tezgâhların nasıl çalıştığını gözler önüne sermiştir.
Arkadaşlar,
Ülkeyi yönetenlerin ikide bir Türkiye’nin NATO toprağı ve NATO’nun güçlü bir müttefiki olduğunu söylemesini açıkça kınıyoruz.
Türkiye’nin NATO üyeliği eskilere dayanabilir ancak bu kirli ittifaka bu kadar gönülden bir teslimiyet zilletten başka bir şey değildir.
Çeşitli vesilelerle Allah’a bağlı olduklarını dile getirip de sık sık ülke olarak NATO’ya ait olduklarını vurgulayanlara soruyoruz:
Siz gerçekte kime bağlısınız? Adaleti emreden, zulüm ve sömürüyü yasaklayan Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mı; yoksa zalim, katil ve emperyalistlerin terör şebekesi NATO’ya mı? Bu iki karşıt gücün her ikisine birlikte bağlı ve ait olmak mümkün müdür?
Değerli dostlar;
Batı Asya’yı/Ortadoğu’yu kontrol altında tutmak isteyen ABD ve İsrail öncülüğündeki şer cephesi, NATO şemsiyesi altında Anadolu’yu tamamıyla kendisine askerî üs olarak kullanmak istiyor. Gazze’de soykırım savaşı yürüten İsrail’i koruyan demir kubbe savunma sistemi Malatya–Kürecik’teki radar üssünden yardım alıyor. Kürecik’te radar üssü kurduranlar ise gidip Gazze için gözyaşı döküyor.
İran’dan İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine atılan füzelerin bilgisi, Kürecik NATO Radarı tarafından sağlanıyor.
Şimdi bu mel’un radarın muhafazası Patriotlarla güçlendirilecek ve Türkiye, emperyalistler tarafından bölge halklarına karşı açık bir hedef kılınacak ve aktör olarak konumlandırılacak!
Evet, maalesef ki Türkiye, Batılı emperyalistlerin savaş haritasına konumlandırılmış; ülke, baştan başa NATO’nun askeri üsleriyle, füze ve radarlarıyla doldurulmuştur. Bu gerçeği bir an olsun aklımızdan çıkarmamalı, bütün hesaplarımızı ona göre yapmalıyız!
Kardeşler,
Biz, kardeş Batı Asya/Ortadoğu halklarını birbirine kırdıracak yeni emperyalist plânlara “Dur!” demek için meydanlara çıktık; bu kirli savaş ve sömürü siyasetleri sürdükçe meydanlarda, direniş alanlarında olmaya devam edeceğiz!
Kimsenin emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda kardeş halklara yeni acılar çektirmesine izin vermeyeceğiz!
Milyar dolarlık silah satışlarına, ümmetin ve bütün ezilenlerin ortak malı saydığımız doğal kaynaklara, zenginliklere emperyalistlerin el koymasına müsaade etmeyeceğiz!
Batılı kapitalist güçlerle iş birliği politikalarını sürdürenlerin karşısında duracak ve halklarımızın ayağa kalkacağı mücadelenin her zaman bir ucundan tutacağız.
Direniş’in dostları,
Bu vesileyle Kürecik, İncirlik ve İzmir’deki NATO üslerinin hemen kapatılmasını, Patriotların daha yerleştirilmeden defedilip gönderilmesini, Batı Asya’daki/Ortadoğu’daki halklarımızın kendi geleceklerini kendi iradeleriyle belirlemelerini ve Türkiye’nin bir an önce NATO’dan çıkmasını istiyoruz.
Bu eylemimiz vesilesiyle şu önemli hususu bugünden herkese hatırlatmak istiyoruz:
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 19 Ağustos 2025 günü yaptığı açıklamada, 2026 NATO Zirvesi‘nin 7 ve 8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’daki Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi‘nde düzenleneceğini duyurmuştu.
Peşinen ilan ediyoruz: Bu savaş makinesinin, bu işgalci çetenin zirvesinin ülkemizde yapılmasına karşı çıkalım ve halklarımızı, coğrafyalarımızı tehdit edip duran bu fitne yuvasına geçit vermeyelim!
Evet, İslami çevreleri, bütün haysiyetli insanları, anti-emperyalist hareketleri AKP hükümetinin NATO yanlısı siyasetine karşı durmaya çağırıyoruz.
Muhtemel korkularla değil, mevcut tehlikelerle yüzleşelim! Bu tehlikeli gidişe “Dur!” diyelim! Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun, içinden çıkamayacağı yeni felâketlere sürüklenmesine izin vermeyelim!
Unutmayalım Allah adaleti emreder, zulümden, haksızlıktan bizi sakındırır.
NATO’dan çıkılsın, üsler sökülsün!
Katil ABD, katil İsrail!
Yaşasın Gazze direnişimiz!
Yaşasın İran direnişimiz!
Yaşasın küresel intifada!
EĞİTİM İLKE-SEN
SAĞLIK İLKE-SEN
TOKAD
ÖYB