Connect with us

Haberler

İstanbul’da Gazze İçin Eylem: Kuşatmaya ve Sessizliğe Karşı Çağrı

Yayınlanma:

-

İsrail’in ateşkesi bozarak Gazze’de sivil katliamlarına yeniden başlaması tüm dünyada Filistin dostlarını harekete geçiriyor. Gazze’de katliamların yanı sıra yaşanan gıda krizi de artık dayanılamaz bir noktaya ulaştı. Gazze’ye kapıların açılması, insani yardımların ulaştırılması ve İsrail’in tam bir ambargo ile tecrit edilmesi talebiyle 6 Nisan Pazar günü saat 15:00’te Sirkeci Büyük Postane Önü – İstanbul’da Gazze yürüyüşü olacak. Direniş Çadırı’nın çağrısıyla yapılacak olan yürüyüş Sirkeci Büyük Postane önünden başlayacak, dünyanın gözleri önünde açlıkla boğuşan Gazze halkı için ses verilecek. Türkiye iktidarına ve başta Mısır ile Ürdün olmak üzere tüm dünya hükümetlerine yapılacak olan “Gazze için çağrı”, sadece bir hamaset değil aynı zamanda somut talepleri de yeniden gündemleştirecek.

Gazze eylemi

Gazze’de açlık ve soykırım yanyana

Gazze’de Neler Oluyor? Fırınlar Kapandı, Açlık Kapıda!

Gazze’deki fırınlar artık çalışmıyor. “Bir sonraki duyuruya kadar kapalıdır” tabelaları, yalnızca işletmelerin kapanışını değil, aynı zamanda bir toplumun hayatta kalma umudunun tükendiğini ilan ediyor.

Temel gıda olan un, Gazze’de artık lüks bir ürüne dönüşmüş durumda. Dünya Gıda Programı, Gazze’de destekledikleri 18 fırının un stoklarının tükendiğini duyurdu. İnsanlar günlerce bir lokma ekmek için bekliyor; yerel fırınlar ise gaz ve un yokluğu nedeniyle tamamen durdu.

Gazze’de Ekmek Hayattır, Açlık Ölümdür

Gazze’de ekmek yalnızca bir gıda maddesi değil; hayatta kalmanın adı. Ancak bombardıman, kuşatma ve gıda kıtlığı Gazze’yi büyük bir insani felakete sürüklüyor. İsrail’in saldırıları ve ambargosu nedeniyle halk artık günde tek öğünle, hatta sadece çorba ve makarnayla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için açlık artık istatistik değil, ölümcül bir gerçek.

İstanbul’da Filistin Eylemi: “Gazze Ölüyor, İktidarlar İzliyor”

6 Nisan Pazar günü saat 15:00’te İstanbul’da gerçekleşecek olan Filistin eylemi, sadece bir protesto değil, aynı zamanda Gazze halkına umut olma çağrısıdır. “Hamâseti bırakın, harekete geçin!” sloganıyla Türkiye ve dünya hükümetlerine güçlü bir mesaj verilecek.

Direniş Çadırı’nın Filistin dostlarıyla birlikte sürdürdüğü ve Türkiye’nin dört bir yanında kesintisiz süren eylemlerde somut talepler dile getiriliyor. İsrail’le normalleşmeye karşı, siyonist ve emperyalist odakların Türkiye’deki uzantılarına ve açıkça soykırımın yanında tavır alan NATO’nun üslerine karşı iddialar dile getirilirken atılması gereken somut adımlar da hatırlatılıyor.

Gazze eylemi

6 Nisan Pazar Günü Saat 15:00’te Filistin dostları İstanbul’da buluşuyor.

6 Ekim Pazar – 15:00 Eylem Bilgileri

📍 Buluşma Yeri: Sirkeci Büyük Postane önü
📍 Yürüyüş Güzergahı: Eminönü Meydanı

Gazze İçin Ses Ver, Sessiz Kalma!

Gazze’de insanlar gıda sıralarında hergün katliamla yüzleşiyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan “un katliamı”, yardım için bekleyen yüzlerce sivilin hedef alınmasıyla hafızalara kazındı. Bugün ise aynı tehlike, çok daha büyük bir çapta Gazze’nin kapısında.

İstanbul’daki eylem, bu zulme karşı yükselen bir haykırış olacak. Gazze için bir torba un, bir kap yemek ya da bir damla su hayat demektir. O yüzden sessiz kalmak değil, harekete geçmek zamanı!

Tıklayın, yorumlayın
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Haberler

ÖYB’de “Cezaevinde Yazar Olmak” Programı

Yayınlanma:

-

Özgür Yazarlar Birliği’nin tertip ettiği “Cezaevinde Yazar Olmak” söyleşisi Avukat Mehmet Ali Başaran moderatörlüğünde 14 Şubat 2026 Pazar günü yapıldı.

Programın konukları Nevzat Güngör ve Eyyüp Bozkurt, cezaevi gerçeği çerçevesinde konuştular ve yazarlık tecrübelerinin cezaevi süreçlerinde nasıl şekillendiğini dinleyenlerle paylaştılar.

Mahpusların hem duygu dünyalarının hem de sosyal çevrelerinin uzun yıllar boyunca süren tutukluluktan nasıl etkilendiğinin ve devletin rolünün ve hukuk sisteminin tartışılıp konuşulduğu programı, video kaydından takip edebilirsiniz.

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

M. Ali Başaran ve Ahmet Örs ile Yeni Romanları Hakkında Söyleşi

Yayınlanma:

-

Yeni Pencere yazar ve editörlerinden Mehmet Ali Başaran ve Ahmet Örs, yeni yayımlanan romanları çerçevesinde Özgür Yazarlar Birliği’nde Nazlı Nesibe Kılıçoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı bir söyleşi ve imza programında bir araya geldiler.

Mehmet Ali Başaran, 2025 yılının Kasım ayında yayımlanan “272-Şüpheli Bir Ölüm Üzerine Kovuşturma” adlı romanı; Ahmet Örs ise 2026 Ocak ayında yayımlanan “35C” romanı hakkında Nazlı Nesibe Kılıçoğlu’nun sorularını yanıtlayıp edebiyata yükledikleri anlam çerçevesinde değerlendirmelerde bulundular.

Katılımcıların sorularıyla ilerleyen söyleşinin sonunda yazarlar, kitaplarını imzaladı.

Program, video kaydından takip edilebilir.

Haber: Şilan Deniz

Devamını Okuyun

Haberler

Sağlık İlke-Sen’den Tuğba Tanık Açıklaması: Sosyal Güvenlik Temel Haktır!

Yayınlanma:

-

İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Çalışanları Dayanışma Sendikası (Sağlık İlke-Sen), nadir görülen bir hastalıkla mücadele eden ve bir kutusu 700 bin liraya yakın olan ancak SGK ödeme listesinden çıkarılan ilacı için verdiği hukuk mücadelesini AYM’ye taşıyan 23 yaşındaki Tuğba Tanık’la ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamanın tam metni şu şekilde: 

Nadir görülen kronik bir hastalık olan “Nörofibromatozis Tip 1”den mustarip 23 yaşındaki Tuğba Tanık’ın bugüne kadar SGK tarafından karşılanan ilacı Koseluga’nın temini, Sağlık Bakanlığı’nın onayına rağmen SGK tarafından reddedilmiştir. Mevcut kapitalist yağma düzeninin bir gereği olarak astronomik fiyattan satışa sunulması sebebiyle, Türkiye’de söz konusu hastalıkla mücadele eden kişilerin bu ilacı kendi imkânlarıyla temin etmesi fiilen olanaksızdır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, özü ve rûhu gereği bu ve benzeri ilaçları ihtiyaç sahibi herkes için erişilebilir kılmak gibi mukaddes bir vazifeyle yükümlüdür. Haddizatında sosyal güvenlik, bir toplum hâlinde yaşayabilmeyi mümkün kılan en önemli unsurlardan biridir. Zira kardeşçe yaşayabilmemiz, aramızdan birinin başına beklenmedik bir musibet geldiğinde hepimizin onu makul şekilde destekleyeceğine dâir inancımızla ilişkilidir.

Buna rağmen neoliberal politikaların etkisiyle SGK’nın gitgide kâr etmesi gereken bir şirket gibi işletildiğine tanık olmanın derin üzüntü ve öfkesiyle doluyuz. EYT’yle ilgili düzenlemeden sonra emekli maaşlarının “emekli harçlıklarına” çevrilmesi sonucunda yüz binlerce ileri yaştaki insanımız, çok ağır imtihanlarla karşı karşıya bırakılmış, adeta kulu kula kul etmenin maddi koşulları inşa edilmiştir.

Buna benzer şekilde sıklıkla daha önce SGK tarafından ödemesi yapılan kritik ilaçların ödenmediğine şahit oluyoruz. Nitekim, bu trend hepimizin ülkenin tüm meydan ve caddelerinde sürekli “ilaç için yardım taleplerine” tanık olmamıza yol açıyor. Bu güvencesizleştirme insanların onur ve haysiyetlerine sistematik bir saldırı niteliği taşıdığı gibi, bu yolla kula kulluğun maddi zeminini de büyütüyor. Tüm bu hengâmede, sosyal güvenlik hakkı târumâr edilirken biraz daha iktisadî imkânı olanlara ise el altından kendi tedbirlerini almaları salık veriliyor. Biraz gelir elde edebilenler, gemilerini kurtarmak için bireysel emeklilik sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortaları gibi kapitalist piyasanın tiksindirici “ürünlerinin” insafına havale ediliyorlar.

Onurlu, eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşam için sosyal güvenlik hakkına yönelik saldırılara hep birlikte göğüs germek mecburiyetindeyiz. Nadir hastalığı için kullandığı ilacı temin edilmeyen Tuğba Tanık, olağan dava yolları sonuçsuz bırakıldığı için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru aracılığıyla bu hakkını aramaktadır. Anayasa Mahkemesi, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Mevcut politik eğilimleri değil, adaletin gereklerini esas almakla mükelleftir. Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kısıtlayıcı uygulamalarından derhâl vazgeçmelidir!

Sağlık İlke-Sen olarak, kimseye el açıp yalvarmadan, birbirimizle onurlu bir dayanışma ilişkisi içinde yaşamamızı sağlayan kapsamlı bir sosyal güvenlik kurumsallaşmasının önemini şiddetle vurguluyor, vurgulamaya gayret ettiğimiz ilkeleri şahsında sembolleştiren Tuğba Tanık kardeşimizle ilgili sürecin takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

SAĞLIK İLKE-SEN YÖNETİM KURULU

Devamını Okuyun

GÜNDEM

0
Would love your thoughts, please comment.x