Yazılar

Ahmed Hoca, Yaşayan Bir Sahabîydi – Şükrü Hüseyinoğlu

Yayınlanma:

-

Yazar Şükrü Hüseyinoğlu, geçtiğimiz ay vefat eden Ahmed Kalkan hocayı sitemiz için yazdı:

Rabbimiz, Mülk sûresi 2. ayet-i kerimede hayatın anlamını bildirirken “O, hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi imtihana tâbi tutmak için ölümü ve hayatı yaratandır. Allah azizdir, ğafurdur” buyurmaktadır.

Bu ayet-i kerimede çok dikkat çekici bir hususiyet, ölümün hayattan önce zikredilmiş olmasıdır. Kur’an’da bir yerde takdim ve tehir varsa, orada takdim edilen kavrama, mefhuma, konuya vurgu vardır demektir. Ölümün, ayette bu şekilde hayata mukaddem kılınmış olması, ölüm gerçeğinin yakınlığına dikkatlerimizi çekmeye ve bizde ölüme dair yakînî bir tasavvur oluşturmaya mâtuf olsa gerektir, Allahu âlem.

Her insan, bu ve benzeri ayetlerde vurgulanan imtihanını vererek dünya yolculuğunu tamamlamaktadır. Tercihini, yaratılış gayesi olan yalnız Allah’a kulluk üzere yapıp Rabbine itaat ve sadakatle bu yolculuğu tamamlayanlar olduğu gibi, kendi hevasına veya başkalarının hevasına itaat ve ittiba (kulluk) ile dünyasını da âhiretini de ziyan edenler de hep olmuştur, olmaktadır. Ne yazık ki, geçmişten günümüze insanların çoğu (ekserun nas) tercihlerini bu ziyandan yana kullanmışlardır.

Tarih boyu, Allah’a kulluk tercihinde tebârüz eden, İslam dâvâsında ön saflarda bulunarak sâbikundan olma nimetine kavuşan örnek şahsiyetler olduğu gibi, kendi hevasını ilahlaştırma ve insanlara da ilah (itaat mercii) olarak dayatma tuğyanında öncülük ederek ibretlik teşkil eden kimseler de hep olagelmiştir. Rabbimiz Kur’an’da başta Peygamberler (a.s.) olmak üzere örnek şahsiyetlerden de, ibretlik durumuna düşmüş olan kimselerden de söz etmektedir, örnek şahsiyetleri örnek alalım, ibretlik olanlardan da ibret alalım diye.

Geçtiğimiz ay, yaşadığı gibi Rabbine vefası üzere aramızdan ayrılan Ahmed Kalkan hoca, bu çağın sâbikunundan olduğuna tereddütsüz olarak tanıklık edebileceğimiz, duruşu ve mücâdelesi sonraki nesillere güzel bir örneklik olarak aktarılabilecek, ilmiyle âmil güzel bir mü’min, mücâhid bir âlimdi.

Kendisini yakından tanıma imkânı bulabilmiş bir mü’min olarak, onu hep “yaşayan sahabî” diye tanımladım, muhataplara öylece tanıttım. Fedakârlığı, adanmışlığı, azmi, İslam’ın ölçü ve ilkelerine sadakat konusundaki titizliği ve ayrıca süreç içinde edindiği müktesebâtı mutlaklaştırmayıp, Kur’an’la tashihe açık oluşu, Ahmed hocanın birçok örnek hasletinden bazıları olarak ilk elde zikredilebilir.

Türkiye’de birçok ilim ehli ve İslami kesimin önemli bir kısmı, put ve putperestlik gibi mefhumları güncelleştirme, Türkiye özelinde müşahhas bir şekilde dile getirerek, şirkin izâlesi ve tevhidin ikâmesi dâvâsını somut gündemlerle ortaya koyma sorumluluğundan ısrarla uzak dururken, Ahmed hoca bu konuda duyarlılığı ve cehdiyle öne çıkan bir âlim olmuştu.

Geleneksel hurafeler konusunda duyarlı olduğu gibi, modern hurafeler olan câhiliye ideolojileri ve onlara dayalı bâtıl düzenlere karşı da duyarlıydı. Kendisiyle ilgili tanıklığımı, hatıralar eşliğinde daha geniş olarak İktibas dergisinin Kasım 2021 sayısında da dile getirmeye çalıştım. Rabbine itaat ve sadakat üzere, İslam’ın egemenliği dâvâsının öncü bir neferi olarak yaşadı ve bu sadakat üzere Rabbine döndü. Rabbim, şahidliğini/şehidliğini makbul kılsın.

Tıklayın, yorumlayın

GÜNDEM

Exit mobile version