Köşe Yazıları

Başka Bir Zemin ve Çatıya Doğru

Yayınlanma:

-

Seyyid Kutup, Yoldaki İşaretler’de Hz. Peygamberin Mekke’de kölelik düzenine karşı mücadele ettiğini ancak hareketin bir köle hareketi olmadığını söyler. Benzer şekilde Arabistan’ın birliği meselesi olmadığı gibi.

Bu bahiste birçok mesele burada sıralanabilir. Kadın meselesi, Hz. Peygamberin söylem ve mücadelesinden yola çıkılarak bu listeye eklenebilir. Ekonomik sömürü, ahlâk… Seyyid Kutup’a göre bunların hepsi elbette önemlidir ancak bunlardan herhangi biri merkeze konularak mücadele yürütülmemiştir.

Peni, ne yapılmalıdır?

Bütün bu mevzuların üzerine tevhid çatısı örülmelidir. Bütün bu mevzuların özündeki yaraya odaklanmalıdır. Tevhid-şirk kapışmasının yansımaları, üreyen kolları tek bir yeri işaret etmelidir. Bu alanlarla ilgili çabalar o merkeze ilerlemeli, tezler oraya akan bir niyetle işlenmelidir.

Orası, örüp kurduğu çatıyla irili ufaklı demeden bütün olumsuzlukları izale etmeyi, bütün ifsad noktalarını ıslah etmeyi hedefler. Hiçbirini ıskalamadan ve her birinin hakikatsizlikle malul taraflarını ifşâ ederek, hakikate davet eden bir yerden yola çıkar.

Vahyin kendisinin temel misyonu budur. Parçalı hareket etmez. Parçalardan bolca bahseder elbette. Yetimden, yoksuldan, hürriyeti gasp edilenden, mazlumdan, mustazaftan, firavun ve nemrutlardan bahseder. Bütün bu bahsedişleri az evvel de söylediğimiz gibi tek bir merkezi işaretleyerek yapar.

Buradaki temel gerilim dikkatle ele alınmadıkça kavranılamaz. Öfkeli çıkış ve tepkiler, çoğu zaman hakikate davet merkezli mücadelenin karakterinin anlaşılmasına engel olur. Bu durumda bütün parçalanır. Tevhidin, şirkin kötürümleştirdiği alanları iyileştirebilmesinin önüne geçilir. Sahipsiz, korunaksız, dayanaksız kalan tekil bir alan mesafe kat edemez, muvaffakiyet ve mutlak kurtuluş ufku belirsizleşir.

Zor bir yolu işaret eder Seyyid Kutup, elbette Allah Resûlünün tecrübesine bakarak. Çatıyı örmek, egemenin çadırının karşısına başka bir çadır germek, Dâr’ul-Erkamları kurumlaştırmak zordur ama meydan okuyucudur. Meydan okumak, parça siyasetinden tüme ulaşmak yol ve yöntem bilgisi ile yoğunluklu cesaret ister.

Şimdi, hâl-i hazırda yaşadıklarımız, muhatabı olduğumuz bütün problemler, emek sömürüsünden Kürt sorununa, ortadoğudaki işgallerden ekolojik ve sosyolojik yıkımlara, kapitalist ifsada kadar işte ne varsa, bütün bunların tek çaresi tevhidi çatıvermektir. Egemenin çatısını terk etmek, o çatının altındaki zemini boşaltmaktır.

Çatının altındaki zeminden çekilmek, başka bir zemin üzerine yeni ve Dâr’ul-Erkam’ı modelleyen bir başka çatıya niyetlenmek esas olmalıdır. Üzerinde bulunduğumuz zeminde, vâr olduğumuz çatının altında ıslah söz konusu olamaz. Kısmî düzenlemelerin aldatıcılığı hemen çıkar ortaya. Aldanış ve nihayetinde kaybediş dâimî işleyiş olur.

Yerel ve küresel ölçekte son 30-40 yılın tecrübe ve seyri omurgayı çatıcı kararlılıkları yerle yeksan etti, parçaladı. Gittikçe de ifsad edici başka etken ve unsurlarla bu kararlılıklar daha da çözülüyor. Ana hatlar takviye edilmek yerine daha da kılcallara ayrılıyor. Sesler, çoğalma yanılsamasına paralel olarak ilginç bir şekilde etkisizleşiyor, kalıcı olmaktan uzaklaşıyor.

Ulusal sınırlardan çok daha yerel mekânsallıklara sıkışan karşı çıkışlar toplamdaki hedefleri görünmez kıldıkça enerjiler ziyan oluyor. Egemenlerin yerel ve küresel tahakkümleri parçacı onarımlarla yollarına devam ediyor. Emek ve alın teri ifsad düzeninin bir parçası olarak, işgal ve sömürü pratik dayatma olarak, ekolojik ve sosyolojik yıkımlar alışıldık sonuçlar olarak varlıklarını alıştıran dayatmalarla mümkün kılıyor.

Yoldaki İşaretler’in ortaya koyduğu perspektifin devrimci niteliği mutlak kurtuluşu hedefleyen hareketlerin ufkuna yerleşmelidir. Bu ufuk, bütün güzel çabaları tevhidin kuracağı adalet çadırında bir araya getirerek yeryüzünü şirkin ifsadından muhafaza edecektir.

 

Tıklayın, yorumlayın

GÜNDEM

Exit mobile version